10. Hukuk Dairesi 2024/6191 E. , 2024/6809 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/354 E., 2024/55 K.
KARAR : Davanın Reddi
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasında, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne dair karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davalı Kurum vekilinin temyiz istemi hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 07.01.2014 tarihinde 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi kapsamında emekliliğe hak kazandığını, Düzce Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 22.08.2017 tarih ve 10409467 sayılı işlemi ile davacıya vergi kayıtlarına istinaden Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiği gerekçesiyle sigortalı günlerinin iptal edildiğinin ve iptal edilen gün sayısı düşüldüğünde 07.01.2014 tarihli tahsis talebine istinaden ödenen aylıkların ve yapılan sağlık giderlerinin faizi ile tahsili gerektiğinin bildirildiğini, 01.03.2011 öncesi için 4/a ve 4/b kapsamında sigortalı sayılmayı gerektirir çalışmanın varlığı halinde ilk başlayan sigortalılığa geçerlilik tanındığını, bu dönemde şirket ortaklarının kendi işyerlerinden de 4/a kapsamında sigortalı olarak bildirilmelerine engel bir durumun bulunmadığını, davacının 2001 yılına kadar mühendis unvanı ile 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak çalışmakta iken 2001 yılında çalışmakta olduğu ... İnş. Müh. Tur. Aky. Nak. ve Orm. Ür. San. Tic. Ltd. Şti.’nin ortağı olduğunu, ancak ortak olduğu şirkette aktif bir şekilde emekli olduğu tarihe kadar sigortalı olarak çalışmaya devam ettiğini, bu nedenle çalışmasında kesinti olmadığı halde sırf vergi kaydı bulunduğundan bahisle sigortalılığının iptal edilerek emekli aylıkları ile sağlık giderlerinin iadesine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla, Kurumun 22.08.2017 tarihli işleminin iptali ile davacının 4/a kapsamında emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, ayrıca dava açmadan Kuruma müracaat şartının yerine getirilmediğini, davacının 28.12.2001 tarihinden bu yana ... İnş. Mak. Tur. Aky. Nak. ve Orm. Ür. San. Tic. Ltd. Şti.’nin ortağı olduğunu, aynı zamanda ortağı olduğu işyerinden 01.10.2008 öncesi ve sonrasında 4/a hizmet bildirimi yapıldığını, davacının ortağı olduğu işyerinden 4/a kapsamında sigortalı olması mümkün olmadığından 16.05.2009 tarihinden itibaren 4/a hizmetleri iptal edilerek 4/b tescilinin yapıldığını, iptal edilen hizmetleri düşüldüğünde emeklilik şartları yerine gelmediğinden davacıya ödenen yaşlılık aylığı ile yapılan sağlık giderlerinin faizleri ile tahsili gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.12.2019 tarih ve 2017/535 Esas 2019/422 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile
A) Davalı Kurumun, davacının 16.05.2009 tarihinden itibaren davacının ortağı olduğu limited şirketine ait işyerinden 4/1-a’ya tabi olarak bildirilen hizmetlerini iptal ederek bu tarihlerde 4/1-b kapsamında sigortalı sayması işleminin yasaya uygun olduğu, bu yöndeki Kurum işleminin iptali istemin reddine,
B) Davacının 506 sayılı Kanun’un Geçici 81/B-d maddesi uyarınca tahsis talep tarihi olan 07.01.2014 tarihinde Bağ-Kur hizmetine gerek duymaksızın sadece kalan SSK hizmetleri ile yaşlılık aylığı tahsis koşullarını karşıladığının tespitine,
C) Davalı Kurumun, davacının yaşlılık aylığını iptal ederek yaşlılık aylıkları ile sağlık giderlerinin iadesine karar verilmesi işleminin iptaline,
D) Fazlaya ilişkin ve diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.02.2022 tarihli ve 2021/297 Esas, 2022/295 Karar sayılı kararıyla; taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 06.06.2022 tarihli 2022/4255 Esas, 2022/8525 Karar sayılı kararında; Mahkemece davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a kapsamındaki hizmet süresine göre yaşlılık aylığının kesildiği tarih itibarıyla hak kazandığı kabul edilmiş ise de, davacının işe başlama tarihinin 01.07.1982 olduğu, 30.12.1966 doğumlu olan davacının işe başlama tarihi itibarıyla 18 yaşını doldurmadığı, 5510 sayılı Kanun'un 60-g maddesi dikkate alınmaksızın tahsisin yaş koşulları ve Kurum işlemleri değerlendirilmeden yazılı şekilde karar tesisi isabetli bulunmayarak karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sigorta giriş tarihi her ne kadar 01.07.1982 olsa da 30.12.1966 doğumlu olması nedeni ile sigorta başlangıç tarihi 18 yaşını tamamladığı tarih olan 30.12.1984 tarihi olarak kabul edildiği, 30.12.1984 tarihinde sigorta başlangıcı olan bir kişinin ise 25 yıllık sigortalılık süresi ve 48 yaş şartını sağlaması gerektiği, davacının işe yaşlılık aylığı tahsis talep tarihi olan 07.01.2014 tarihi itibari ile 47 yıl 7 gün yaşında olduğu, bu nedenle yaşlılık aylığı tahsis talep tarihi olan 07.01.2014 tarihi itibari ile SSK emeklilik şartlarını sağlamadığı, şartları yaşı tamamladığı 30.12.2014 tarihinde sağladığı, buna göre davacının 07.01.2014 tarihi itibari ile SSK primleri ile emekliliğe hak kazandığının tespiti ve yaşlılık aylığının iptali işleminin iptali taleplerinin reddi gerektiği, davalı Kurumun yersiz olarak ödenen aylık ve harcamaların iadesini istemesinde de hukuka herhangi bir aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyizi; davacının yaşlılık aylığının bağlanmasında herhangi bir kusurunun olmadığını, bilirkişi raporunda davacıya bağlanan yersiz aylık hususunda kusurun hangi tarafa ait olduğunun belirlenmediğini, davacının 48 yaşını doldurduğu 30.12.2014 tarihinde tahsis talebinde bulunmayıp 47 yaş 7 gün yaşında olduğu, 07.01.2014 tarihinde tahsis talebinde bulunmuş olmasının emekliliğe hak kazanmadığı anlamına gelmediğini, önemli olanın tahsis talebinde bulunulmuş olması olduğunu, davacının hangi tarihte yaşlılık aylığına hak kazandığının hesabını yapmanın davalı Kurumun sorumluluğunda olduğunu, davacının sırf 48 yaşından kısa bir süre önce tahsis talebinde bulunmuş olması gerekçesiyle 10 yıllık bir mağduriyetine yol açılmış olmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Kurum vekili temyizi; Mahkemece davanın reddine karar verildiği, ancak dosyada verilen tedbir kararının kaldırılmasına dair karar verilmemesinin hatalı olduğunu, Mahkemenin gerekçesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının yaşlılık aylıklarının kesilmesi ve bağlanan aylıkların borç çıkarılmasına ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2- 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi; “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır…” hükmünü içermektedir.
3. Değerlendirme
1-Davalı Kurum tarafından 2008 yılı öncesinde kendine ait işyerlerinde sadece kendilerini sigortalı olarak bildirenler ile kollektif şirket ve adi şirket ortaklarının aynı şirkette hizmet akdine tabi olarak çalışmalarına yasal olarak olanak bulunmadığından 506 sayılı Kanun kapsamında yapılan bildirimlerinin iptal edilmesi gerektiği değerlendirilerek davacının 15.09.2009 tarihinden itibaren .... İnş. Mak. Tur. Aky. Nak. ve Orm. Ür. San. ve Tic Ltd. Şti. iş yerinden 4/a kapsamında bildirilen hizmetlerinin iptal edilerek bu tarihlerde 4/b kapsamında sigortalı sayılması ve giderek davacının 2014/2. aydan geçerli 4/a kapsamında bağlanan aylığının kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptali talebiyle açılan eldeki davada, bozmaya uyulmuş ise de, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir. Bozma sonrasında İlk Derece Mahkemesince 506 sayılı Kanun kapsamında davacının ilk işe giriş tarihinin 18 yaşını doldurduğu 30.12.1984 tarihi olarak alındığı, bu kapsamda davacının aylık bağlanma koşullarının 25 yıl sigortalılık, 48 yaş ve 5225 prim gün sayısı olarak belirlendiği, tahsis talep tarihi olan 07.01.2014 itibariyle davacının 48 yaş koşulu sağlamadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; bu sonuca eksik inceleme ve araştırma ile gidilmiştir.
2. Somut uyuşmazlık İlk Derece Mahkemesince davacının 25 yıl sigortalılık, 48 yaş ve 5225 prim gün sayısı üzerinden koşulları sağladığı tarihten itibaren yaşılık aylığına hak kazandığının değerlendirilmesi, davalı Kurum tarafından davacı adına tahakkuk ettirilen yersiz aylık borcu yönünden ise; 2014 yılı 2. ve 12. ayları arasında davacıya ödenen aylıkların yersiz ödeme kapsamında istenebileceği gözetilmek suretiyle, davacının 48 yaşını doldurduğu 30.12.2014 tarihinden itibaren 6177 prim gün sayısı üzerinden bağlanması gereken aylık tutarlarının davalı Kurumdan sorularak belirlenmesi, bu hususta niza oluşması halinde bilirkişi incelemesi de yapılması suretiyle davacı tarafça sorumlu olunan yersiz ödeme borç miktarının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!