10. Hukuk Dairesi 2024/6112 E. , 2024/8808 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1956 E., 2024/142 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/109 E., 2022/387 K.
Taraflar arasındaki aksine işlemin iptali ile 06.10.2016 tarihli yurt dışı borçlanmasının kabulüne, 3600 günlük borçlanmanın 04.12.1980-31.12.1999 tarihleri arasına maledilmesi, yaşlılık aylığı tahsisi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkiline 01.11.2014 tarihi itibariyle ve yurt dışı borçlanmasına istinaden bağlanan yaşlılık aylığının düşük bağlandığını, maletme hatası bulunduğunu, davacının mevcut borçlanmanın iptalini talep ederek yeniden borçlanma talebinde bulunduğunu, davalı Kurumun hazırladığı tahakkuku ödediğini aksine işlemin iptali ile 06.10.2016 tarihli yurt dışı borçlanmasının kabulüne, 3600 günlük borçlanmanın 04.12.1980-31.12.1999 tarihleri arasına maledilmesini ve yaşlılık aylığı tahsisini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili yapılan işlemlerin usul ve Kanun'a uygun olduğunu berlirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Yurtdışı Sözleşmeler ve Emeklilik Daire Başkanlığının 26.05.2022 tarihli yazı cevabından davacının adına 3201 sayılı Kanun'a göre tahakkuk ettirilen 63.244,80 TL'den ödemiş olduğu 39.240,00 TL'nin mahsup edildiği, 20.02.2019 tarihli, 2882054 sayılı yazı ile tebliğ edilen ve kalan 24.008,80 TL borcunu ise 08.09.2019 tarihinde 24.005,00 TL olarak ödediği, davacıya Kurumca 19.04.2019 tarihli tahsis talebine istinaden 01.05.2019 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı, davacı vekilinin 23.05.2022 tarihli beyan dilekçesinde 13.04.2017 tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.05.2017 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğini belirterek, Kurumun davacının tahsis talebi ile birlikte aylık almaya hak kazanmasından çok sonra aylığının bağlanmasını kabul etmediklerini beyan ettiği, ancak davacının kalan 24.008,80 TL borcunu 08.09.2019 tarihinde ödediği, aylık bağlanma koşullarını bu tarihte yerine getirdiği ve 19.04.2019 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, Kurumun bu tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01.05.2019 tarihinden itibaren davacıya aylık bağlamasının yerinde olduğu, bu itibarla davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir." gerekçesi ile davanın konusuz kalması nedeniyle; davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, Mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu, aylığın bağlanması gerektiğinin tespiti ile buna göre mahrum kalınan aylıkların ödenmeleri gereken tarihlerden itibaren müvekkile ödenmesine yönelik dava hakkında davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı Kurum vekili, verilen kararın, usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu belirterek, Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğini, Kurum lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, Ankara 25. İş Mahkemesinin 2022/109 E., 2022/387 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın, 01.05.2017 tarihinden itibaren aylık bağlanması ve ödenmeyen aylıkların faizi ile birlikte ödenmesi talebi yönünden reddine, dava, diğer talepleri yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, aksine işlemin iptali ile 06.10.2016 tarihli yurtdışı borçlanmasının kabulüne, 3600 günlük borçlanmanın 04.12.1980-31.12.1999 tarihleri arasına maledilmesi, yaşlılık aylığı tahsisi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 3201 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun'a uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!