WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/6096 E.  ,  2024/6530 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2048 E., 2024/194 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/24 E., 2022/156 K.

Taraflar arasındaki ölüm aylığı bağlanması ve aylıkların ödenmesi gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 28.11.2001 tarihinde eşinden boşandığı, ilk zamanlar daha önce işe ile müşterek yaşadığı evde yaşamaya devam etmesi ve boşandığı eski eşinin evden ayrılmasına rağmen boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı iddiasıyla yetim aylığının iptal edildiği ve yapılan ödemelerin iadesi gerekçesiyle Develi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/298 Esas 2016/39 Karar sayılı dosyası ile dava açıldığı ve davacının delillerini Mahkemeye tam olarak sunmaması nedeniyle dosyanın aleyhine sonuçlandığı, belirtilen davanın sonuçlanmadan çok önce akrabasının yanına Kuşadası ilçesine taşındığı, ancak orada iş bulamayınca ve yaşam düzenini oluşturamayınca tekrar Kayseri iline döndüğü ve annesinin Kayseri ilinde ikamet etmesi nedeni ile Kayseri İline taşındığı ve annesi ile birlikte Selimiye Mah. ... Apt. Blok No:1 İç Kapı No:14 Melikgazi/Kayseri adresine yaşamaya başladığı ve halende bu evde annesi ile birlikte yaşadığı, davacının boşanmasının gerçek olduğu, boşandığı eşinin başkası ile fiilen birlikte yaşamamasına rağmen bağlanan yetim aylığının Mahkemeye gerçek durumun tam yansıtılamaması nedeniyle aleyhine karar çıkmasına rağmen daha sonraki dönem için 5510 sayılı Kanun'da aylığın kesilmesi nedeninin ortadan kalkması halinde aylığın yeniden bağlanması gerektiğine dair açık hüküm gereğince 01.02.2016 tarihinde yazılı olarak talepte bulunulduğu ancak Kurum tarafından daha önceki döneme ilişkin sonuçlanan Develi Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava dosyası ileri sürülerek talebinin reddedildiği iddiasıyla davacının ... babası ...'den dolayı Kuruma talep tarihi olan 01.02.2016 tarihinden itibaren yetim aylığına hak kazandığının ve bu tarihten itibaren her bir aylığın ödenmesi gerekli tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle kesin hüküm itirazında bulundukları, Develi 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/298 Esas 2016/39 Karar sayılı dosyası ile Kurum tarafından davalı aleyhine alacak davası açıldığı, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, iş bu kararın da Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından onandığı, kesin hüküm verilmiş bir konuda yeniden dava açılmasının usulen mümkün olmadığı, öncelikle kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, Kurum ... sigortalısı ...'den yetim aylığı alan hak sahibi kızı ...'in aylığı boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeniyle kesildiği, Kurum kontrol memuru raporu ekindeki davacının komşularının ve mahalle muhtarının ifadelerinde davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının beyan edildiği, 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi son fıkrasında ''Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır.'' denildiği, bu nedenle davacının aylığının kesildiği ve 01.11.2008 - 01.05.2013 tarihleri arasında ödenen yersiz aylıklar toplamı borç çıkarıldığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının eski eşi ...'dan 28.11.2001 tarihinde boşandığı, eski eşinin 08.08.2003 tarihinde başka biriyle bir evlilik yaptığı ve bu evliliğinin karar tarihi itibariyle devam ettiği, dinlenilen davacı ve kamu tanıklarının davacının boşandıktan sonra yanında eşi olmadan çocuklarıyla birlikte annesinin yanında kaldığını beyan etmiş olmaları da dikkate alındığında davacının 2016/02 döneminden sonra boşandığı eşiyle birlikte aile yaşantısının olmadığı yönde hukuki ve vicdani kanaate ulaşıldığı, davacının yeniden evlendiği tarih olan 02.05.2018 tarihine kadar ölüm aylığına hak kazandığı değerlendirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacının 01.02.2016 - 02.05.2018 tarihleri arası ölüm aylığına hak kazandığının ve bu tarihler arası ödenmesi gereken aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi ve kısmen reddine karar verilmesi nedeniyle davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş olması hatalı olduğu, dava sürecinde yaklaşık 2 yıl sonra başka biri ile evlenmesi kısmi red sebebi olamayacağı, davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği, yine aynı şekilde yargılama giderlerinin de davanın tamamen kabulüne göre hesaplanmamış olmasının hatalı olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, Mahkemece kesin hüküm itirazlarının dikkate alınmadığı, istinaf kararının belirtilen eksik hususların giderilmeden karar verildiği, dinlenen tanık beyanlarının ispat için yeterli olmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı 01.02.2016 tarihinde tekrar aylık bağlanmasını talep ettiğinde Kurumca herhangi bir araştırma yapılmadan davacının talebinin reddedildiği, Mahkemece yapılan araştırma, dinlenen tanık beyanlarından davacının talep tarihi olan 01.02.2016 ve sonrasında boşandığı eşi ile birlikte yaşamadığının sabit olduğu, davacının 02.05.2018 tarihinde başkası ile evlendiğinden, Mahkemece davacının yeniden evlenme tarihine kadar ölüm aylığına hak kazandığına karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuşlardır.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ölüm aylığı bağlanması ve aylıkların ödenmesi gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ncı maddesi ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.