WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/6090 E.  ,  2024/7057 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2066 E., 2024/297 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/332 E., 2022/259 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı iş yerinde 01.01.2007 - 01.12.2009 tarihleri arasında gazeteci olarak çalışmış olduğunu beyanla hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, sigorta bildirimlerinin yapılmadığı iddia edilen 01.01.2007-01.12.2009 tarihleri arasında davacı ile davalı arasında gerek 5953 sayılı Kanun gerekse 4857 sayılı Kanun kapsamında iş ilişkisinin kurulmadığını dosya içine sunulan şahsi sicil dosyasında davacının 01.12.2009- 31.08.2015 tarihleri arasında en son muhabir ünvanı ile çalıştığının görüleceğini davacının 01.01.2007-01.12.2009 tarihleri arasında iş akdine bağlı olmaksızın zaman zaman kuruma haber getirerek parça başı ücret karşılığı kaşeli muhabirlik yaptığını iddia edilen tarihlerde taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığını, işçi-işveren ilişkisinin bulunmadığını Basın İş Yasasında sözleşmenin yazılı olması zorunluluğunun olduğunu davacının 01.07.2007-01.12.2009 tarihleri arasında davalı şirkete haber fotoğraf ve haber sunumu yapmak istediğin talep ettiğini ve taraflar arasında herhangi bir iş sözleşmesi kurulmadığını davacının talebi doğrultusunda davalı şirketin davacıdan haber alımı yaptığını ve davacının da serbest gazeteci olarak çalışmasını sürdürdüğünü davalının emir ve talimatı altında çalışmasının bulunmadığını taraflar arasındaki iş ilişkisinin hizmet akdi değil istisna akdi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini davacıya ücret adı altında ödeme yapılmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.

Feri Müdahil Kurum vekili cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulü ile davacının davalı işveren nezdinde 2007 yılında 360 gün, 2008 yılında 360 gün, 01.01.2009 ile 01.12.2009 tarihleri arasında ise 330 gün olmak üzere toplamda 1050 gün hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın hukuka aykırı olduğunu, davacı ile davalı şirket arasında iş ilişkisi kurulmadığını, tanık beyanlarının soyut ve çelişkili olduğundan hükme esas alınmaması gerektiğini beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Feri Müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesine özetle; eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddia ettiği fiili çalışma, banka ödeme kayıtları, davacı tarafından yapılan haberlere ilişkin gazete nüshaları ve tanık beyanlarıyla anlaşılmış olduğu, her ne kadar uyuşmazlık konusu dönem içerisinde davacı adına dava dışı iş yerinden 59 günlük bildirim yapılmış ise de, 5953 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi uyarınca dosyaya sunulmuş herhangi bir sözleşme bulunmadığından söz konusu bildirimlerin fiili çalışmayı kesmediği değerlendirilerek verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmakla istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf taleplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.
Feri müdahil Kurum vekili; istinaf taleplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davacının, davalı iş yerinde 01.01.2007 - 01.12.2009 tarihleri arasında hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
Hizmet tespiti yönünden davanın yasal dayanağı; 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

İlgili Kanunlarda hizmet tespiti davasında ispat yönteminin ne şekilde olması gerektiğine dair herhangi bir açıklama bulunmadığından, kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda taraflar her türlü delile dayanabileceği gibi Mahkemece kendiliğinden araştırma ilkesine göre delil toplanabilir ve inceleme yapılabilir. Bu davaların kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığı yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir. Bu nedenle fiili çalışma olgusunun somut şekilde ispatlanabilmesi için sadece taraf delilleriyle yetinilmeyip Mahkemece resen araştırma yapılmalıdır.

Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.

Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, Mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.

Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7 nci baskı, Ankara 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, İstanbul 2000, s.288).

3.Değerlendirme
Dava hizmet tespiti davasıdır. Davacı, davalı iş yerinde gazeteci / muhabir olarak 01.01.2007 tarihinde işe başladığını, 31.08.2015 tarihine kadar çalıştığını, sigorta primlerinin 01.12.2009 tarihine kadar yapılmadığını beyanla, hizmetlerinin 01.01.2007 - 01.12.2009 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitini talep etmiştir. Mahkemece dava kabul edilmiştir.

Ticaret Sicil kayıtlarının incelenmesinden; ... Gazetecilik A.Ş..'nin 22.01.1971 tarihinde kurulduğu, ... Haberler Ajansı A.Ş..'nin 25.11.1980 tarihinde kurulduğu, ... Haber Ajansı A.Ş.'nin 04.01.2000 tarihinde kurulduğu, ... İnternet Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.'nin 02.03.2001 tarihinde kurulduğu, ... Haber Ajansı A.Ş.'nin yeni ünvanının 13.07.2011 tarihinde Posta Haber Ajansı olduğu, ... Gazetecilik A.Ş.'nin 09.01.2004 tarihinde ünvanının ... Gazetecilik A.Ş. olduğu, ... Gazetecilik Yayıncılık A.Ş.'nin 27.04.2011 tarihinde kurulduğu, eski ünvanı ... İnternet Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. olan şirketin 08.07.2011 tarihinde yeni ünvanının ... Gazetecilik İnternet Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. olduğu, eski ticaret ünvanı ... Gazetecilik Yayıncılık A.Ş. olan şirketin, 02.04.2012 tarihinde yeni ticaret ünvanının ... Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş. olduğu, Posta Haber Ajansı'nın 04.10.2013 tarihinde ... Gazetecilik İnternet Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. tarafından devralındığı, birleşme nedeniyle Posta Haber Ajansı'nın sicil kaydının terkin edildiği, ... Gazetecilik İnternet Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.'nin 04.09.2015 tarihinde birleşme nedeniyle sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır.

Dava dosyasında davalı olarak gösterilen .... Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş.'nin ticaret ünvanının 02.04.2012 tarihinde değiştiği, ünvan değişikliğinden evvel ticaret ünvanının ... Gazetecilik Yayıncılık A.Ş., olduğu bu şirketin 27.04.2011 tarihinde kurulduğu ve tescil edildiği, davalı olarak gösterilen şirketin davaya konu dönemde faal olmadığı anlaşılmaktadır.

Davacıya, hizmetlerinin geçtiğini iddia ettiği dönemde hangi ticaret şirketine hizmet ettiğinin sorularak açıklığa kavuşturulması, Ticaret Sicil kayıtlarına göre taraf sıfatının isabetli bir şekilde belirlenmesi ve taraf teşkili sağlanıp delilleri toplandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekmekte olup karar bu nedenle bozmayı gerektirmiştir.

VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.06.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.