WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/6081 E.  ,  2024/6562 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2004 E., 2024/245 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/256 E., 2022/81 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti ve prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalı apartman iş yerinde 01.02.1999-14.03.2013 tarihleri arasındaki eksik bildirilen hizmetlerinin tespitine ve prime esas kazançlarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre ve husumet itirazında bulunduklarını, davacının 03.02.1999-09.02.2013 tarihleri arasında asgari ücret ile çalıştığını, bahse konu apartmanın toplam 20 daire ve 2 dükkândan ibaret olduğunu ayrıca apartmanın kendisine ait çok küçük bir araç garajı bulunduğunu, davacının hizmet süresi içerisinde zaman zaman apartman sakinlerinin bireysel istekleri doğrultusunda araçlarını park ettiğini, apartmanın işletmiş olduğu bir otopark bulunmadığını, davacının 09.02.2013 tarihinden sonra müvekkil apartmanda hiçbir şekilde çalışması olmadığını, davacının eşi ...'in 2006 yılından itibaren ve kapıcılık hizmeti verdiği Korkutreis Mah. Yeşilırmak Sok. No:5 Demirtepe Çankaya /Ankara adresindeki Eser Apartmanında ikamet ettiğini ayrıca Korkutreis Mah. Yeşilırmak Sok. No:9 Demirtepe Çankaya/Ankara adresindeki apartmanın kapıcılık işlerine de ayrıca baktıklarını, davacının Yeşilırmak sokağa gelen kişilerin arabalarını park etme işleri ile yani "değnekçilik" diye tabir edilen işi, herhangi bir vergi kaydı ve yasal olarak görevi olmadan yaptığını, dosyaya sunulan fatura suretlerinden anlaşılacağı üzere; davacının iş akdinin sona ermesinden sonra apartmana ait temizlik işleri de dışarıdan temin yoluyla giderildiğini, davacının hizmet ilişkisi sona erdikten sonra kapıcı gideri olmadığı için daire aidat tutan daire başına 70,00 TL'den 40,00 TL'ye düşürüldüğünü, davacının hizmet akdi ile çalıştığı dönemde asgari ücret üzerinden ücret aldığını, davacının hizmet süresi içerisinde zaman zaman apartman sakinlerinin bireysel istekleri doğrultusunda araç park etmesi nedeniyle ilgili kişiden para almış ise bu durumun davalı apartmanla ve davacı ile arasındaki iş ilişkisi yönünden hiçbir bağlantısı bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davacının davası hakkında;

1-Davacının 01.02.1999 - 02.02.1999 ile 10.02.2013 - 14.03.2018 tarihleri arası hizmet tespiti talebinin reddine,

2-Davacının 03.02.1999-09.02.2013 tarihleri arası hizmet tespiti talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

3-Davacının ücretinin asgari ücretten fazla olduğunun tespiti talebinin ise reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı vekili İstinaf Sebepleri
Davacının kapıcılık hizmeti için asgari ücretin üstünde ücret aldığını, nakdi ücretin ve ayni ücretin yanı sıra garaj görevlisi olarak da kendisine ayrı bir ücret ödendiğini, daha sonra davacıya yine kat malikleri kurulunda kararlaştırılan ek ücret miktarı karşılığında garaj görevi de verildiğini, bu sebeple prime esas kazanç tespiti talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davacının 09.02.2013 tarihinden sonra da ücretinin kısmen de olsa ödendiğinin eşi ...’in ifadesi ile sabit olduğunu, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, konusuz kalma kararı verilen kısmın tamamen konusuz kalmadığını beyanla kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işverene ait 97676.06 sicil sayılı Seda Apartmanı unvanlı işyerinin 01.04.1990 tarihinde Kanun kapsamına alındığı, 28.02.2013 tarihinde Kanun kapsamından çıkarıldığı, dönem bordrolarına göre talep konusu dönemde işyerinden sadece davacı için hizmet bildirildiği, davacının SGK hizmet kaydına göre 03.02.1999-09.02.2013 tarihleri arasında davalı apartman yönetimine ait 197676.06 sicil sayılı işyerinde çalışma kaydı bulunduğu, davalı apartmanın temizlik hizmeti aldığına dair faturalar sunduğu, davacı ve davalı tanıklarının dinlendiği, tanık beyanları ve dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulüne karar verildiği, dinlenen tanık beyanları, gider makbuzları dikkate alındığında davacının hüküm altına alınan şekilde çalışmasının sabit olduğu, kabul edilen süreden fazla çalışmanın ispatlanamadığı, her ne kadar hizmet bildirimi olmayan bir kısım süreler için bildirim bulunduğundan bahisle dava reddedilmiş ise de bu süreler yönünden de dava ispatlanamadığından sonucu itibariyle hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle karar verildiğini, verilen kararın somut delillerle çelişkili olduğunu, kapıcılık hizmeti için asgari ücretin üzerinde ücret aldığını, dosyaya sunulan kat malikleri karar defterinin incelenmediğini, davalı apartmanın defterlerini tam olarak sunmadığını, davacının asgari ücretle hizmet ettiği soyut gerekçelere dayandığını beyanla temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının, davalı apartman iş yerinde 01.02.1999-14.03.2013 tarihleri arasındaki eksik bildirilen hizmetlerinin tespiti ve prime esas kazançlarının tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
Hizmet tespiti yönünden davanın yasal dayanağı; 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

İlgili yasalarda hizmet tespiti davasında ispat yönteminin ne şekilde olması gerektiğine dair herhangi bir açıklama bulunmadığından, kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda taraflar her türlü delile dayanabileceği gibi mahkemece kendiliğinden araştırma ilkesine göre delil toplanabilir ve inceleme yapılabilir. Bu davaların kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığı yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir. Bu nedenle fiili çalışma olgusunun somut şekilde ispatlanabilmesi için sadece taraf delilleriyle yetinilmeyip mahkemece resen araştırma yapılmalıdır.

Prime esas kazanç tespiti yönünden davanın yasal dayanağı; 506 sayılı Kanun'un “Prime Esas Ücretler” başlığını taşıyan 77 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “Prime Esas Kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun; 288 inci maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belir bir tutarı geçtiği takdirde, senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289 uncu maddesinde, 288 inci madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292 nci maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 ve 202 nci maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur.

Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.

3.Değerlendirme
1.Dava hizmet tespiti ve prime esas kazanç tespiti davasıdır. Davacı davalı apartman iş yerinde 01.02.1999-14.03.2013 tarihleri arasında davalı apartmanda kapıcı ve garaj görevlisi olarak sürekli çalışmasına rağmen hizmetlerinin ve prime esas kazançlarının eksik bildirildiğini beyanla eksik hizmetlerinin ve prime esas kazançlarının tespitine karar verilmesini talep etmiş olup yargılama sonunda da taleplerin sübut bulmadığı sonucuna varılması ve davanın reddine karar verilmesi gerekirken, talep edilmeyen bildirilen süreler yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hatalıdır. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

2.Ne var ki hükmün bu şekliyle düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanunun 438 inci maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

1-İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan 1 nolu bendin silinerek yerine,
"Davacının davasının REDDİNE,

2- Alınması gereken 80,70 TL karar harcından, dava açılışında peşin olarak alınan 44,40 TL peşin harcın düşülerek eksik kalan 36,30 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3- Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

4-Davacı tarafından yatırılan 1.301,00 TL yargılama giderinden dosya için kullanılan 873,80 TL 'nin davacı üzerine bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,

5- Davalı ... tarafından yatırılan 150,00 TL yargılama giderinden dosya için kullanılan 38,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

Gerekçeli Kararın taraflara tebliğine," ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.