WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/6077 E.  ,  2024/6522 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1335 E., 2023/2518 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/16 E., 2022/173 K.

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen ilk davada boşandığı eşiyle birlikte yaşamaya devam ettiği gerekçesiyle kesilen ölüm aylığı nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile birleşen ikinci davada yersiz ödemelerin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamı davalarında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl ve birleşen menfi tespit davalarının reddine birleşen itirazın iptali davasının kabulüne karar verilmiştir.

Kararın menfi tespit davalarının davacısı / birleşen itirazın iptali davasının davalısı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, menfi tespit davalarının davacısı / birleşen itirazın iptali davasının davalısı vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
1.Asıl davanın davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... ile yapmış olduğu boşanma sonrasında yetim aylığı aldığı, boşanmanın muvazaalı olduğu iddiasıyla 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca yersiz ödeme iddiasıyla 30.654,75 TL ve 47.383,70 TL olmak üzere borç çıkarıldığı, davacının 27.11.1995 tarihinde ...'dan boşandığı, çocuğu ile Ankara Keçiören ilçesindeki eski adresinde yaşadığı, boşandığı eşinin Altındağ İlçesi Atıfbey Mahallesinde yaşamına devam ettiği, ayrıca ...'un çocukları ... ve ... evlendikten sonra belirli aralıklarla onların yanında kaldığı, 2000 yılına kadar eski eşi ile irtibatının olmadığı, 2000 yılında müşterek çocuk olan ...'un Lenfoma olması nedeniyle müşterek hareket etmek zorunda kaldıkları, tedavinin 7 yıl sürdüğü, 19.10.2007 tarihinde sağlığına kavuşamayarak vefat ettiği, 20.09.2009 tarihinde diğer müşterek çocukları ... ...'un trafik kazasında vefat ettiği, yaşananlar sonrasında sağ kalan çocuklarının baskısı ile 10.03.2016 tarihinde yeniden evlendikleri, davacının boşandıktan sonra birlikte yaşadıklarına ilişkin Kurum işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla asıl davada Sosyal Güvenlik Kurumunun göndermiş olduğu 78.038.45 TL borcun iptal edilerek davacının borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetli davalı aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2. Birleşen Ankara 16. İş Mahkemesi'nin 2018/419 Esas sayılı dosyasında tarafların ve sıfatlarının aynı olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle aynı sebeplere dayanarak Kurumun 13.08.2018 tarihinde gönderdiği 42.786,12 TL ilave borç sebebiyle de borçlu olunmadığının tespitine ve %20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

3. Birleşen Ankara 27. İş Mahkemesi'nin 2020/169 Esas sayılı dosyasında ise Kurum vekilinin dava dilekçesinde özetle; 01.11.2008 - 09.03.2016 tarihleri arasında davalı için yapılan yersiz sağlık giderlerinin tahsili Ankara 10. İcra Dairesinin 2019/3650 Esas sayılı takip dosyası nezdinde başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
1.Asıl dava ve birleşen Ankara 16. İş Mahkemesi'nin 2018/419 Esas sayılı dosyasında cevap dilekçelerinde davalı Kurum vekili özetle; ...'a 01.12.1995 tarihinden itibaren yetim aylığı bağlandığı, bilahare Kurumun denetim elemanınca düzenlenen 16.03.2017 tarih ve 27 sayılı Araştırma İnceleme Raporu ile ilgilinin muvazaalı olarak boşandığının Kuruma bildirilmesi üzerine yetim aylığının 01.11.2008 tarihinden itibaren kesilerek, yersiz ödenen aylıkların 5510 sayılı Kanunun 96 ncı madde hükümlerine göre tahsiline karar verildiği, Kurum işlemlerinde bir hata bulunmadığı savunmasıyla davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleşen itirazın iptali davasının davalısı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum tarafından Ankara 10. İcra Dairesinin 2019/3650 Esas sayılı dosyası ile ödeme emri gönderildiği, 27.03.2019 tarihinde itiraz edildiği, İcra Dairesince 28.03.2019 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, hal böyle olunca, 23.06.2020 tarihinde açılan itirazın iptali davasının 1 seneden fazla sürede açıldığı için hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde ...'un eşi ...'un ikamet adresinin 27.08.2009 tarihinden bu yana ... Mahallesi ... ... Paşa Sokak No: 5/A İç Kapı 4 Altındağ olduğu, Kurum MEDULA kayıtlarından ...' un eşi ...' un boşanmış oldukları dönemlerde hastanelere verdikleri adreslerin aynı adres olduğu, tanık ...'nın beyanları, seçmen kayıtlarında oy kullanılan sandık ve adreslerin aynı olması, ... adına yukarıda yazılı adres için 06.10.2005 tarihinde doğalgaz aboneliğinin aktif olduğu ve sözleşme imzalandığı, denetmen raporunun aksinin ispat edilemediği hususları birlikte değerlendirildiğinde ...'un eşi ... ile boşanmış olduğu dönemde birlikte yaşadıkları, asıl ve birleşen 16. İş Mahkemesine konu Kurum işlemlerinin yerinde olduğu, birleşen 27. İş Mahkemesine konu icra takibine itirazın yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen Ankara 16. İş Mahkemesinin 2018/379 Esas sayılı davanın reddine, birleşen Ankara 27. İş Mahkemesinin 2020/169 Esas sayılı davanın kabulü ile; davalının Ankara 10. İcra Dairesinin 2019/3650 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde menfi tespit davalarının davacısı / birleşen itirazın iptali davasının davalısı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Menfi tespit davalarının davacısı / birleşen itirazın iptali davasının davalısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece hükme esas alınan tanık beyanlarında çelişki bulunduğu, Kamu tanıklarının huzurda verdikleri ifadelerin rapordaki beyanları arasında çelişki bulunduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak menfi tespit davalarının kabulüne ve itirazın iptali davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama kapsamında, Kurum denetim görevlilerine beyanda bulunan ve Mahkeme tarafından tanık olarak dinlenen şahıslar tüm aşamalardaki beyanlarında, davacının eşiyle birlikte yaşadığını belirttikleri, yine adres kayıtları, denetim raporu ve ekleri ile beyanlar birlikte ele alındığında uyuşmazlık konusu dönemde davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının sabit olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde menfi tespit davalarının davacısı / birleşen itirazın iptali davasının davalısı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Menfi tespit davalarının davacısı / birleşen itirazın iptali davasının davalısı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hukuk sisteminde muvazalı boşanma bulunmadığı, özel hayatın gizliliğinin Anayasa ile korunduğu, davacı ile eşinin daha sonra vefat eden ortak hasta çocukları olması nedeniyle görüşmelerinin normal olduğu, söz konusu çocuğun tedavisinin 7 yıl sürdüğü, tanık beyanları ve işlemlerin duyuma dayandığı, tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediği, itirazın iptali davasının süresinde açılmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Davalar, asıl ve birleşen ilk davada boşandığı eşiyle birlikte yaşamaya devam ettiği gerekçesiyle kesilen ölüm aylığı nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile birleşen ikinci davada yersiz ödemelerin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamı davalarıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ncı maddesi ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.