WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/6058 E.  ,  2024/6063 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/17 E., 2023/9 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/63 E., 2021/293 K.

Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının davalının 2.2431.461893.32.14 işyeri numaralı işyerinde ortacı olarak 16620909 sigorta sicil numarası ile işe başladığını ve bu işyerinde 2 aylık bir hizmetinin bulunduğunu, davalı ... Teks. Tic. A.Ş.'de 16.06.1986-15.08.1986 tarihleri arasında çalışması nedeni ile ilk işe giriş bildirgesinde gözüken 16.06.1986 tarihinin hizmet başlangıç tarihi olarak kayıtlara geçmesini ve sigortalılık başlangıcı olarak kayıt altına alınmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde,davanın yasal süresi geçtikten sonra açılması sebebiyle davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından dava şartı olan, kuruma başvuru yapılmadığından zamanaşımı nedeniyle davanın esasına girilmeden reddine karar verilmesi gerektiğini, SGK Başkanlığı’nın “fer’i müdahil” sıfatı ile dava ve duruşmalara katılımı yönünde karar verilmesi gerektiğini, mahkemece davanın tüm yönlerinin ve delillerin incelenmesi gerektiğini, davalı işyerinin kanun kapsamına alındığı ve kapsam dışına çıkartıldığı tarihin araştırılması, kapsam öncesi ve kapsam çıkış sonrası çalışmaların dikkate alınması gerektiğini, Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini, hak düşürücü ve zamanaşımı itirazı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile davacının 16.06.1986 tarihinde 1 gün süre ile ... Tekstil Sanayi ve İhr. A.Ş. Ünvanlı işyerinde çalışmış olduğunun tespitine, 1 günlük sürenin davacının 18 yaşını doldurmuş olduğu tarihten itibaren geçerli olmak üzere sigortalılık gün sayısına dahil edilmesine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde, SGK'nın "fer-i müdahil" olarak davaya kabulü gerekirken "davalı" olarak kabulünün isabetsiz olduğunu, hizmet tespiti ve prime esas kazanç tespiti davaları kamu düzenine ilişkin olup; re’sen araştırma ilkesi geçerli olduğunu, yeterli araştırmada bulunmamış olup komşu iş yeri tanıklarının beyanlarını dinlemeye gerek görülmediğini, dosya kapsamında sadece 1 adet tanığın dinlenmiş ve bu tanığın da davacının öz abisi olduğunu, davacının kendisini vekil ile temsil ettirmemiş olmasına rağmen, davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, hizmet tespiti davaları kamu düzenine ilişkin olup; re'sen araştırma ilkesinin geçerli olduğunu, fiili çalışma olgusunun somut, inandırıcı deliller ile ispatlanması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut olayda; mahkemece yerinde ve yeterli araştırma yapıldığı, davacının 16/06/1986 tarihinde 224314618933214 sicil numaralı işlem gören işyerinde işe alındığını bildiren işe giriş bildirgesinin 30.06.1986 tarihinde 509867 varide numarasıyla Kuruma intikal ettiği, Kuruma başvuru şartının yerine getirildiği, başvuru sonucuna göre işyerinin 1986/2 nci dönem bordrosunu Kuruma vermediği, 1986/3 üncü dönem bordroları arasında da davacının adının bulunmadığı, hizmet cetveline göre davacının işyerinde bildirilen hizmetinin bulunmadığı, tanık ... ...'in dinlendiği (söz konusu tanığın davacının abisi olduğu, Bakırköy 13. İş Mahkemesi'nin 2008/72 Esas ve 2010/342 Karar sayılı ilamı ile davalı işverene karşı açmış olduğu sigortalılık başlangıç süresinin tespiti davasında kabul kararı verildiği, 16.06.1986 tarihinde çalışmasının tespit edildiği ve kararın kesinleştiği, tanığın aynı tarihte işe başladık şeklindeki beyanı ile davacının iddiasının uyumlu olduğu), kolluk araştırmasında davacıyı ya da davalı işyerini bilen tanıyan komşu işyeri ve komşu işyeri tanıklarının bulunamadığı, davacının 17.03.2021 tarihli celsede davalı işverene karşı davasını takip etmeyeceğini bildirdiği, bir günlük hizmet tespitini talep ettiği, mahkemece aynı celsede tefrik kararı verildiği, askerlik durum belgesinin getirtildiği, davalı işyerinin 24.02.1988-01.12.1997 tarihleri arasında vergi kaydının bulunduğu, mahkemece yazı ve imza ile fotoğraflar temin edilerek bilirkişi incelemesi yaptırdığı, rapora göre imzalar arasında ilgi ve irtibat bulunduğu, fotoğrafın ise davacıya ait olduğu bildirildiği anlaşılmakla; davacının çalışmasının kanıtlandığının kabulü yerinde ise de 11.05.1970 doğumlu olan davacının tespitini talep ettiği dönemde henüz 18 yaşını ikmal etmemesi sebebiyle sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşın ikmali tarihi olarak belirlenmesi ve buna göre 1 günlük çalışmanın prim gün sayısına eklenmesi yönünde HMK'nın 297 nci maddesine uygun bir hüküm kurulması gerekirken, infazda tereddüt yaratacak biçimde "..1 günlük sürenin davacının 18 yaşını doldurmuş olduğu tarihten itibaren geçerli olmak üzere sigortalılık gün sayısına dahil edilmesine.." şeklindeki hüküm kurulması ve vekili bulunmayan davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır...." gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak

Davanın kabulüne, davacının 16.06.1986 tarihinde 1 (bir) gün süreyle asgari ücretle 506 sayılı Kanun'a tabi sigortalı olarak çalıştığının tespitine,, 506 sayılı Kanun'un 60-G bendine göre davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 11.05.1988 tarihi olduğunun ve 11.05.1988 tarihindeki (1) günlük çalışmasına ait malullük, ölüm ve yaşlılık priminin, prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiş,davalı Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili, temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 16.06.1986 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2, 9, 60 ıncı maddenin (G) bendi,79 uncu,108 inci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.