WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/6056 E.  ,  2024/6526 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/156 E., 2024/579 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/265 E., 2022/246 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı Bakanlığın Dursunbey İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okullarda 1999 - 2000, 2000 - 2001 ve 2001 - 2002 eğitim ve öğretim yıllarında ek ders ücretli öğretmen olarak çalıştığı, ancak bu çalışmaların tamamının SGK kayıtlarına intikal ettirilmediği, bu hususun düzeltilmesi ile ilgili 14.05.2019 tarihli başvuru dilekçesine karşılık davalı idarece verilen 18.11.2019 tarihli cevabi yazıda "...verilen dilekçeye ilişkin olarak 1999 - 2000, 2000 - 2001 ve 2001 - 2002 eğitim öğretim yıllarında ilçemiz okullarında ek ders ücretli olarak çalıştığınız belirlenmiş olup; 1999 - 2000 ile 2000 - 2001 eğitim öğretim yıllarında çalıştığınız sürelere ait Bakanlığımız uygulaması gereği ek ders ücretlerinizden SGK primi kesilmediği görülmüş olup başlama tarihleriniz aşağıda belirtilmiş ancak ayrılış tarihleriniz gösterir herhangi bir evraka rastlanmamıştır. Ancak 26.02.2002 ile 15.06.2002 tarihleri arasında yaptığınız ücretli öğretmen görevlendirilmesi ile ilgili değişen Bakanlık uygulaması sonucu ücretlerinizden SGK primi kesildiği görülmüş..." denildiği, davalı Bakanlığın cevabi yazısından da anlaşıldığı gibi, davacının belirtilen tarihlerde çalıştığı ancak "Bakanlık Uygulaması" gerekçesiyle bu çalışmanın eksik olarak Kuruma bildirildiğinin sabit olduğu, SGK'ya davalı Bakanlık tarafından verilen ilgili tüm belgeleri ekleyerek 07.01.2020 tarihli dilekçeleri ile davalı Bakanlığın, Sosyal Güvenlik hakkını yok sayan söz konusu yasa dışı uygulamanın düzeltilmesi ile sonucun bildirilmesini talep ettikleri ancak Kurum tarafından herhangi bir işlem yapılmadığı iddiasıyla 1999 - 2002 arasında davalı Bakanlık nezdinde hizmet akdine tabi çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
1. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının 1033439.10 iş yeri sicil numaralı İlçe Müdürlüğü unvanlı iş yeri tarafından ilk defa 26.02.2002 tarihinde işe girişinin olduğu, 26.02.2002 - 15.06.2002 tarihleri arasında 54 gün hizmetinin bulunduğu, başkaca hizmeti bulunmadığı, ayrıca talebin hak düşürücü süreye uğradığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 08.10.1999 tarihli Dursunbey Kaymakamlığı oluru ile Dursunbey Sabahattin Göndür İlköğretim Okulunda vekil öğretmen olarak görevlendirildiği, söz konusu dönemde işe başlama ve işten ayrılma yazılarına ulaşılamadığı, 2001- 2002 eğitim- öğretim yılına ait ise SSK dört aylık dönem bordroları ve SSK işe giriş bildirgesinden 26.02.2002 tarihinde işe başladığı, 15.06.2002 tarihinde işten ayrıldığı, anılan dönem içinde Dursunbey İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okullarda çalıştığı, SSK dört aylık dönem bordrolarına göre 2002/1.dönemde 30 gün (Şubat ayı 3, Mart ayı 12 gün, Nisan ayı 15 gün), 2002/2. dönemde 24 gün (Mayıs ayı 16, Haziran ayı 8 gün) çalıştığının görüldüğü, kamu kurumlarında personel çalıştırmanın usul ve esaslarının 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde hüküm altına alındığı, davacı ile davalı Kurum arasındaki iş ilişkisi dikkate alındığında söz konusu davada İş Kanununun uygulama yeri olmadığı, davanın idari yargıda açılması gerektiği, davacının ödenen kısıt aylığından kesenek ve karşılık kesilmesi mümkün olmadığından bu sürelerin hizmet olarak alınmasının mümkün olmadığı, bu nedenle de 5510 sayılı Kanun'un 4/c kapsamında bildirilecek hizmetinin bulunmadığı, davanın SGK'nın iş ve işlemlerine ilişkin olduğundan kendilerine husumet yöneltilemeyeceği, ayrıca talebin hak düşürücü süreye uğradığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının, okuttuğu ders saati sayısına göre Kuruma bildirilmesi gereken prim ödeme gün sayısını belgelere göre belirleyen bilirkişi raporuna istinaden davacının davasının kabulü ile davacının ... Başkanlığı'na bildirilen günler hariç olmak üzere; 1998/ Ekim ayında 5 gün, Kasım ayında 9 gün, Aralık ayında 8 gün, 1999/ Şubat ayında 5 gün, Mart ayında 8 gün, Nisan ayında 8 gün, Mayıs ayında 6 gün, Haziran ayında 8 gün, 1999/ Eylül ayında 9 gün, Ekim ayında 15 gün, Kasım ayında 15 gün, Aralık ayında 15 gün, 2000/ 0cak ayında 8 gün, Şubat ayında 5 gün, Mart ayında 7 gün, Nisan ayında 8 gün, Mayıs ayında 12 gün, Haziran ayında 6 gün, Ekim ayında 12 gün, Kasım ayında 12 gün, Aralık ayında 9 gün, 2001/ 0cak ayında 6 gün, Şubat ayında 6 gün, Mart ayında 7 gün, Nisan ayında 12 gün, Mayıs ayında 14 gün, Haziran ayında 6 gün olmak üzere davalı ... nezdinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili istinaf yoluna başvurmuşlardır.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, hükmün infaza elverişli olmadığı, eksik ve yetersiz inceleme sonucu davanın kabulüne karar verildiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, davacının ders ücreti karşılığı olarak Kaymakam onayı ile Bakanlık bünyesindeki Dursunbey Üçeylül İlköğretim Okulu ile Dursunbey Sabahattin Göndür İlköğretim Okullarında boş geçen ingilizce ve matematik derslerine girmesi için görevlendirildiği, davanın ispat edilemediği, hükmün infazının da olanaklı olmadığı ddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.06.2023 tarihli ve 2022/1240 Esas, 2023/1098 Karar sayılı kararı ile davacının, Üçeylül İlköğretim Okulunda görev yaptığı 08.10.1998 - 25.06.1999 ve 13.09.1999 - 16.06.2000 tarihleri arasındaki, Sabahattin Göndür İlköğretim Okulunda görev yaptığı 27.09.1999 - 13.06.2000 ve 10.10.2000 - 15.06.2001 tarihleri arasındaki çalışmalarına ilişkin (gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılmasına rağmen) sigorta prim kesintilerinin yapılmaması, davalıya bağlı Dursunbey İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü veya bir başka iş yerinden davacı adına yönetmelikte belirtilen ve hak düşürücü sürenin işlemesine engel teşkil edebilecek nitelikte herhangi bir belgenin düzenlenerek Kuruma verilmemesi ve hak düşürücü sürenin işlemesini önleyecek nitelikte herhangi bir durumun varlığının da davacı tarafından iddia ve ispat edilmemiş olması, davacının çalışmalarının kesintili olması ve davanın açılış tarihi hep birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda anılan yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar karşısında, davacının ek ders ücretli öğretmen olarak çalıştığı resmi kayıtlara yansıyan ancak Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeyen çalışma dönemleri yönünden hak düşürücü sürenin geçtiği belirgin bulunduğundan ve bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken; çalışma dönemlerindeki ders sayısının günlük çalışma sayısına bölünmesi sonucu eksik hizmet süresinin mütalaa edildiği bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı ile feri müdahil Kurumun istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 15.06.2023 tarihli ve 2022/1240 Esas, 2023/1098 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce 27.11.2023 tarihli ve 2023/10177 Esas, 2023/11822 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:

"...4. Davacı, 18.12.2002 tarihinden bu yana 5434 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun'un 4/1-c maddesi) kapsamında öğretmen olarak çalışmaktadır. Davacının, 20.02.2002 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal eden işe giriş bildirgesi ve kendisine ödenen ek ders ücretlerinden yapılan prim tahakkuk ve ödemelerine istinaden 26.02.2002 - 15.06.2002 tarihleri arasında ücretli öğretmen olarak 506 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi) kapsamında sigortalı kayıt ve tescili yapıldığı anlaşılmaktadır.

5. Davacı, dava dilekçesinde ücretli öğretmen olarak 1999 - 2002 tarihleri arasında çalıştığını iddia etmiştir. İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacının hizmet akdine tabi çalıştığı kabulü ile hüküm kurulmuştur. Ne var ki; ek ders ücret bordrolarından davacıya yapılan ödemelerden 506 sayılı Kanun kapsamında prim tahakkuku yapılmadığı; Dursunbey Kaymakamlığı'nın 08.10.1999 ve 23.10.2000 tarihli "olur"larını içeren yazılarda davacının "boş geçen İngilizce derslerine girmesi" amacıyla çalıştırıldığı belirtildiği anlaşılmakta olup davacının davaya konu çalışmalarındaki statüsü belirlenememiştir. Bu nedenle davacının vekil öğretmen olarak çalışıp çalışmadığı davalı Bakanlık kayıtlarından da araştırılarak belirlenmeli; çalışmanın ücretli öğretmen statüsünde olmadığının anlaşılması halinde 5510 sayılı Kanun'un 101 inci maddesi hükümlerine göre sınırlı yetki ile donatılmış iş mahkemesi görevli olmayıp idari yargının görevli olacağı ve dava şartı olan yargı yolu yanlışlığı nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekeceği nazara alınmalıdır..."

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ücretli öğretmen olarak çalıştığının ve dolayısıyla uyuşmazlığı çözme görevinin adli yargıya ve iş mahkemesine ait olduğunun anlaşılması, davacının gerek Üçeylül İlköğretim Okulunda görev yaptığı 08.10.1998 - 25.06.1999 ve 13.09.1999 - 16.06.2000 tarihleri arasındaki gerekse Sabahattin Göndür İlköğretim Okulunda görev yaptığı 27.09.1999 - 13.06.2000 ve 10.10.2000 - 15.06.2001 tarihleri arasındaki çalışmalarından dolayı (gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılmasına rağmen) sigorta primi kesintilerinin yapılmaması, Dursunbey İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü veya bir başka iş yerinden davacı adına yönetmelikte belirtilen ve hak düşürücü sürenin işlemesine engel teşkil edebilecek herhangi bir belgenin düzenlenerek Kuruma verilmemesi ve hak düşürücü sürenin işlemesini önleyecek nitelikte herhangi bir durumun varlığının da davacı tarafından iddia ve ispat edilememesi, davacının çalışmalarının kesintili olması ve davanın açılış tarihi hep birlikte değerlendirildiğinde; eldeki davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı belirgin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tartışma olgusunun tartışmasız olduğu, bozma kararında temyiz nedenlerine ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı, hak düşürücü sürenin geçmediği, adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği, davanın hizmet tespiti davası olmayıp muarazanın men'i niteliğinde olduğu, sosyal güvenlik hakkının ihlal edildiği, idarenin kötü niyetli yasa dışı uygulamalarının davacıya yüklenemeyeceği, davacının öğretmenlik görevi devam ettiğinden hak düşürücü sürenin işlemediği, vekalet ücretinin yerinde olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının 1999 - 2002 tarihleri arasında davalı Bakanlık nezdinde ücretli öğretmen olarak çalıştığının tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79 uncu maddesi ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.