10. Hukuk Dairesi 2024/6013 E. , 2024/7082 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/329 E., 2024/84 K.
KARAR : Kabul
Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.05.2000-06.07.2004 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 01.05.2000 tarihinde çalışmaya başladığı iddiasının doğru olmadığını, kendisinin çalışmaya başladığı tarihte sigortalı yapıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; çalışma olgusunun yöntemince ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.04.2012 tarih ve 2010/131 E.-2012/169 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 24.10.2013 tarih ve 2012/12388 E. -2013/19258 K. sayılı ilamı ile dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı işverenin 22.12.1993 tarihi itibari ile vergi mükellefi olduğu, 1086267 sicil numaralı davalı işyerinin 06.07.2004 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı, bu işyerinden davacı adına 06.07.2004 tarihinde işe giriş bildirgesinin verildiği ve davacının 06.07.2004–15.05.2009 tarih aralığındaki çalışmalarının bildirildiği, somut olayda, davacının talebinin, davacının 01.05.2000-06.07.2004 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti olmasına rağmen, Mahkemece davacının bildirilen dönemlerde dahil, asgari ücretin çok üzerinde bir ücretle sigorta primine esas kazanç tespitinin de yapıldığı, gerek davacı tanığının gerekse davalı tanıklarının, dava konusu dönemin tamamı hakkında bilgi sahibi olmadıkları, ihtilaflı dönemde davalı işyerinin kanun kapsamında olmadığı, resen tanık araştırılarak dinlenilmediği, buna göre, davacının talebi olmamasına rağmen Kuruma bildirilen hizmetleri ile ilgili olarak da sigorta primine esas kazanç tespiti yapılması, hizmet tespiti yapıla dönem ve bu döneme ilişkin ücret yönünden eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesinin hatalı olduğu, yapılacak işin, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek ve taleple de bağlı kalınarak, davalı işyerinin 06.07.2004 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alınmasından önceki faaliyetini, işyerinin başka bir sicil numarası ve isimle Kanun kapsamında olup olmadığını araştırmak, bu tespitten sonra varsa ihtilaflı döneme ilişkin tüm dönem bordrolarını getirmek ve bu bordrolarda ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, işyerinin kanun kapsamında olmaması, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibaretten olduğu belirtilerek, hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 17.12.2019 tarih ve 2014/150 E.-2019/554 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları ve bilirkişi ek raporu birlikte değerlendirilerek, davanın kabulü ile
01.05.2000-31.07.2000 arası 90 gün günlük 5.000,000 TL
01.08.2000-31.03.2001 arası 240 gün günlük 5.000,000 TL
01.04.2001-31.12.2001 arası 270 gün günlük 7.000,000 TL
01.01.2002-31.03.2002 arası 90 gün günlük 7.400,025 TL
01.04.2002-30.06.2002 arası 90 gün günlük 9.262,400 TL
01.07.2002-31.03.2003 arası 270 gün günlük 10.919,443TL
01.04.2003-30.06.2003 arası 90 gün günlük 13.103,332 TL
01.07.2003-01.01.2004 arası 180 gün günlük 15.267,194 TL
01.01.2004-30.06.2004 arası 180 gün günlük 18.320,633 TL
01.07.2004-06.07.2004 arası 6 gün günlük 14.805,000 TL ücretle sigortasız olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
C. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 28.09.2021 tarih ve 2021/4979 -2021/11107 E.K. sayılı ilamı ile somut olayda, davalı ... Elektronik Büro Mak. Satış ve Ser. Hiz. Ltd. Şti.'nin ticaret sicil kayıtlarına göre 19.03.2015 tarihinde sicil kaydının terkin edildiğinin anlaşılması nedeniyle, taraf ehliyeti bulunmayan şirket aleyhinde karar verilmiş olduğundan, davalı şirket hakkında ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle şirketin ihyasına dair karar alındıktan sonra, usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hüküm bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 23.09.2024 tarih ve 2021/329 - 2024/84 E.K. sayılı kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak eksiklikler tamamlanmış, davacı vekili tarafından davalı şirketin ihyası sağlanarak tasfiye memuru ...'a usulüne uygun tebligatlar yapılmış, bu kapsamda toplanan deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, bir önceki karar gibi davanın kabulüne karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Başkanlığı vekili; Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğu, bozma gereklerinin yerine getirilmediği, çalışma olgusunun ispatlanamadığı belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, ... insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
2.6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
3.Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanun'un kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
4.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir.
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 tarih ve 13/5 sayılı YİBK)
3. Değerlendirme
1.İnceleme konusu eldeki davada, davacı 01.05.2000-06.07.2004 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitini istemiş, Mahkemece bozma ilamına uyularak, hükümde yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, tanık beyanlarının hizmet vermeye yeterli olmadığı anlaşıldığından, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
2.Mahkemece, somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında, davacının davalı işyerinde kimlerle birlikte çalıştığı yönünden beyanı alınmalı, çalıştığı dönemdeki komşu işyeri çalışanlarının kimler olduğu sorulmalı, bu kişilerin tespiti ile davacının çalışmasına yönelik ifadeleri alınmalı, bozma öncesi davacı tanığı olarak beyanına başvurulan ...'un işyeri kayıt ve belgeleri getirtilerek komşu işyeri tanığı olup olmadığı hususu denetlenmeli ve davacının çalışma olgusu tereddütsüz şekilde ortaya konulmalı, kuşkusuz bozma sonrası yapılacak yargılamada davacının ücrete ilişkin bir talebinin bulunmadığı, Kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini istediği göz önünde bulundurularak hüküm kurulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!