WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/6009 E.  ,  2024/7812 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/34 E., 2024/2 K.
KARAR : Ret

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine dair karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davacı vekilinin temyiz istemi hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı asıl dava dilekçesinde; davacının davalı Kuruma ölen babası ...'den kalan maaşın kendisine bağlanması için müracaat ettiğini ancak talebinin reddedildiğini, davalı Kurum tarafından müvekkili hakkında yapmış oldukları denetlemede boşanmış olduğu eski eşi ... ile yaşadığının tespit edildiği bu nedenle ölüm aylığı bağlanmasının mümkün olmadığının bildirildiğini, davacının eski eşinden ayrıldığını, ortak çocukları ve sorunları nedeniyle zaman zaman bir araya gelip görüştüklerini, medeni bir şekilde boşanmış eski eşlerin hastalık/müşterek çocuklar/torunlar/alacak verecek meseleleri vs. gibi nedenlerle sık sık görüşmesinin gayet anlaşılabilir olduğunu, müvekkili ile eski eşinin müşterek 3 çocukları olduğunu, bu çocuklardan torunları da olduğunu, müvekkilinin zaman zaman torunlarına baktığını, ...'in arada sırada torunlarını ve çocuklarını görmek için müvekkilini aradığını ve görüştüklerini, davacının Zile ilçesinde kızının yanında ikamet ettiğini, müvekkilinin eski eşi ile yaşamadığının ortada olduğunu, zaman zaman sağlık problemleri nedeniyle İzmir'e gidip hastanede tedavi olduğunu belirterek, davacının ölen babası ...'den kalan emekli (ölüm) aylığının kendisine bağlanması talebinin reddi işleminin iptali ile talep tarihi olan 25.12.2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ve bu tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte babası ...'den kalan emekli (ölüm) aylığının bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin doğru olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.02.2019 tarihli ve 2016/343 Esas, 2019/58 Karar sayılı kararı ile davacı boşandıktan sonra eski eşi ile birlikte oturmadığını iddia etmiş ise de, iddiasının kesin ve inandırıcı delillerle doğrulanmadığı, dolayısı ile Kurumun davacı ile ilgili yapmış olduğu işlemin yerinde görüldüğü, tarafların bir arada yaşadıklarının anlaşıldığı dikkate alınarak davacının dava açmada haklı olmadığı, Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından düzenlenen raporun aksi ispat edilemediği hususları değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.12.2020 tarihli ve 2019/1643 Esas, 2020/1732 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 13.10.2021 tarihli 2021/2208 Esas, 2022/12074 Karar sayılı kararında; "...Kurum Denetmen Raporu ve muhtarlık kaydı dışında davacı ve eşinin, özellikle ilgili Nüfus Müdürlüğünden adres hareketlerinin, tarihleriyle birlikte istenmediği gibi seçimle ilgili olarak davacı eşinin, seçim bilgisinin sadece adres olarak geldiği tarih bilgisinin mevcut olmadığı ayrıca davacının kızı ve kızının komşusu dışında da bir tanık beyanına başvurulmadığı belirgindir.

Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında Mahkemece, davacının ve boşandığı eşinin uyuşmazlık konusu dönemde kayıtlı tüm adresleri ilgili Nüfus Müdürlüğünden istenmeli yine eşlerin oy kullandıkları adresle ilgili Seçim Kurulu Başkanlığından getirtilmeli, davacının ve boşandığı eşinin uyuşmazlık konusu dönemde kayıtlı tüm adresleri yönünden ayrı ayrı geniş kapsamlı, titizlikle ve gerekirse bilgi edinilen şahısların isim ya da sıfatları da tutanağa eklenmek suretiyle, beyan edilen adreslerde fiilen oturup oturmadıkları, birlikte yaşayıp yaşamadıkları kolluk marifetiyle araştırılmalı; adreslerdeki komşu, kapıcı ve yöneticiler tespit edilerek konuyla ilgili bilgi ve görgülerine başvurulmalı; ihtilaf konusu dönem içerisinde davacı ve boşandığı eşinin kayıtlı tüm adreslerinde görev yapan mahalle muhtar ve azalarının kanaat edinmeye yetecek sayıda tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, çelişki oluşursa giderilmeli; davacı ve boşandığı eşinin uyuşmazlık konusu dönemdeki medula kayıtları celp edilip tespite konu sürede ayrı ayrı her ikisinin de hangi sağlık kuruluşlarına başvurdukları araştırılmalı; ilgililerin su, elektrik, telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiği saptanmalı; “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun mevcut olup olmadığı, toplanan tüm kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki tüm bilgi ve belgelere göre davacının boşandıktan sonra eşiyle birlikte yaşamaya devam ettiği sabit olup 5510 sayılı Kanun'un 59/2 nci maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediğinden, davacıya 28.11.2014, 03.12.2014, 01.04.2015 ve 30.06.2015 tarihli tahsis talebine istinaden babası ...'den dolayı ölüm aylığı bağlanamayacağı, Kurum işleminin yerinde olduğu kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyizi; dosyaya sunulan deliller ile davacı ile eski kocasının ayrı yaşadıklarının ortaya konulduğunu, davalı Kurumun iddiayı çürütecek başka bir delili dosyaya sunamadığını, bilirkişi raporunun Kuruma maaş bağlanması için başvuru sırasında tutulan tutanak üzerinden bir değerlendirme ile hazırlandığını, tarafların boşandıktan sonra çocukları için konuşmaları ve zaman zaman bir araya gelmelerinin son derece normal olduğunu, tarafların boşandıktan sonra aynı evde yaşadıklarına dair hiç bir delil bulunmadığını, eski eş ...'in başkasıyla evlendiğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşama nedeniyle, davacının ölen babası ...'den kalan ölüm aylığının kendisine bağlanması talebinin reddi işleminin iptali ile talep tarihi olan 25.12.2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ve bu tarihten işleyecek yasal faiziyle birlikte aylığının bağlanması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.