10. Hukuk Dairesi 2024/6005 E. , 2024/6642 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/676 E., 2023/364 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/183 E., 2021/225 K.
Taraflar arasındaki iş kazasında tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ...'ın eşi, ...'ın babası olan ... ...'ın 09.04.2018 tarihinde davalıların adi ortaklık kurmaları sureti ile üstlenmiş oldukları 3. Havalimanı ... İhsaniye şantiyesinde meydana gelen iş kazası sonucunda hayatını kaybettiğini, ... kaza tarihine kadar davalıların ortağı olduğu ... Marmaray İnşaat Adi Ortaklığı İşletmesi'nde " Hiyap Operatörü " olarak çalıştığını, müteveffanın 2018 yılı şubat ayı ücretinin net 3.723,41 TL olduğunu belirterek davacılar için destekten yoksunluk nedeniyle belirsiz alacak davası niteliğinde 1.000 TL maddi ve eş ... lehine 100.000 TL, çocuk ... lehine 75.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılamanın devamında maddi tazminat istemlerini eş için 348.143,86 TL'ye ve çocuk 43.071,43 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalılar vekili; dava dilekçesinde yer alan iddiaların maddi gerçek ile bağdaşmadığını, dava konusu kazanın gerçekleşmesinde müvekkili şirketlerin her hangi bir kusurunun olmadığını, dosya kapsamında dava dilekçesinde yer alan soyut iddialardan başka taraflarına ulaşan bir delil bulunmadığını, öncelikle iş kazasına yönelik SGK tahkikat sonucunun celp edilmesi gerektiğini, neticelenmemiş ise neticesinin beklenmesine karar verilmesini talep ettiğini, davaya konu kazanın meydana gelmesinde kendisine verilen eğitimlere rağmen kaldırılan yükün altında bekleyen ve teslim edilen iş güvenliği ekipmanlarına rağmen bunları kullanmayan müteveffanın ağır kusurlu olduğunu, bu nedenle fahiş ve zenginleşme yasağı prensibine de aykırı manevi tazminat tablebinin reddine karar verilmesini, tüm bu nedenlerle hukuki mesnetten yoksun işbu davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davanın iş kazası sonucu iş göremezliğe uğramaktan kaynaklı maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline ilişkin olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nın 03.07.2019-120653/12/İR/09 tarih ve sayılı inceleme raporunda olayın iş kazası olduğu, dosyaya sunulan bordrolar kapsamında ... murisin son net ücretinin 3.723,41 TL olduğunun tespit edildiği, 09.04.2018 tarihinde davacını vefatı ile sonuçlanan iş kazası neden ile SGK tahkikatı, İstanbul C. Başsavcılığınca aldırılan rapor ve mahkememizce aldırılan bilirkişi raporlarında davacılar murisinin olayda kusuru bulunmadığının tespit edildiği, bilirkişice, yukarıda açıklanan veriler, murisin muhtemel bakiye ömrü, muhtemel destek süreleri, davacılara yapılan ödemeler esas alınarak davacıların zararı oluşa uygun olarak hesaplandığı, Bu yönü ile bilirkişi hesap raporu doğrultusunda yapılan ıslah gibi maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar vermek gerektiği, öte yandan davacılar murisinin geçirdiği iş kazası nedeni ile davacıların, maruz kaldığı acı ve keder, tarafların kusur durumları tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirilerek manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü gerektiği gerekçeleriyle; Eş lehine 348.143,86 TL maddi ve 70.000 TL manevi, çocuk lehine 43.071,43 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararını tarafların kusur değerlendirmesi yönünden tamamen gerekçesiz, hesap değerlendirmesi yönünden ise yetersiz ve yüksek yargı denetimine elverişsiz olduğunu, itirazlarlarının dikkate alınmadığını, delilerin değerlendirilmediğini, ıslah dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, ıslaha beyan ve itirazları beklenmeden karar verildiğini, alınan kusur raporunda sundukları delillerin değerlendirilmediğini, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın ağır kusurlu olduğunu, davalıların üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, denetime elverişli yeni bir kusur raporu alınmasının gerektiğini, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, davacının ücretinin hatalı belirlendiğini, hesap raporunda yer alan tablolardan yapılan hesaplamanın neye göre, hangi veriler esas alınarak yapıldığının açıkça tespit edilemediğini, manevi tazminat miktarının fazla olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. davalı Kastamonu ... Ağaç San. ve Tic. A.Ş. ile birleşen dosya davalısı ... Ağaç San. ve Tic. A.Ş. arasında organik bağ olduğunu, Kastamonu ... Ağaç San. ve Tic. A.Ş. yönünden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacıların miras bırakanın 09.04.2018 tarihinde geçirdiği iş kazasında vefat ettiği, kusur durumunun tespiti için alınan raporda davalıların kazada %100, davacıların miras bırakanının kusurunun olmadığı, davacının aylık ücretinin bordrolara göre belirlendiği belirlenen ücrette hata olmadığı, mahkemece alınan ve davacının karşılanmamış zararını belirleyen bilirkişi tarafından yaş, bakiye ömür, ücret, işlemiş kazanç dönemi geliri, iskontolu kazanç dönemi geliri ve emeklilik geliri, maluliyet oranı ve kusur durumları gibi tazminat unsurları gözönüne alınmış, SGK tarafından ödenen ödeneğinin raporda düşülerek maddi tazminat belirlendiği, kusur bilirkişisinden alınan raporun gerekçeli, açıklayıcı ve olaya uygun olduğundan hükme esas kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının dosya kapsamına uygun olup davalıların bu konudaki istinaf talepleri yerinde olmadığı gerekçeleriyle davalıların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz itirazında özetle; mahkeme kararlarının gerekçesiz olduğunu delillerinin değerlendirilmediğini, kusur oran ve aidiyeti yerinde olmadığını, iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmediğini, ekipmanı teslim edilmesine rağmen işçinin bu ekipmanı kullanmadığını, bu kapsamda sigortalıya kusur verilmesi gerektiğini, hesaba esas alınan ücret bordrosunda fazla mesai hariç 2.443 TL ücret dikkate alınması gerekirken, fazla mesai ücretin dikkate alınmasının hatalı olduğunu, asgari geçim indiriminin de ücret katsayısına dahil edilmesin hatalı olduğunu, manevi tazminatların fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde vefat eden sigortalının desteğinden yoksun kalan eş ve çocuğunun maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369,370 ve 371 inci maddeleri, "Ücret ve Fazla Çalışma Ücreti açısından" 4857 sayılı İş Kanun'un 32 nci maddesi ile 41 ila 43 üncü madde hükümleridir. "Bilirkişi raporuna itiraza" ilişkin 281 inci maddesi, "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 maddeleri delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler bakımından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleri, "Usuli kazanılmış hak" yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.
3. Değerlendirme
a) Manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3.Dosya içeriğine göre davacılar lehlerine hükmedilen manevi tazminatların birbirlerinden ve maddi tazminat hükümlerinden ayrı olarak, Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile geçerli olan 238.730,00 TL’lik kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşıldığından davalılar vekillerinin manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
b) Maddi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
2. Gerek destek kaybından kaynaklı hak sahiplerinin, gerekse iş göremezlikten kaynaklı sigortalının maddi tazminat alacağının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması ön koşuldur. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödemek amacıyla zaman zaman iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir.
3.Gerçek ücretin ise; öncelikle toplu iş sözleşmesi ile imzalı bordrolara, bunların yokluğu halinde ise işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücrete göre tespit edileceği, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş olan miktarın ücret olarak değerlendirilemeyeceği, Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
4. Öte yadan fazla mesai ücreti ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle yapılan fazla çalışma karşılığı işçiye normal ücretine kıyasla yüksek miktarda ödenen ücret olup maddi tazminat hesabında fazla mesai ücretinin giydirilmiş ücret içerisine eklenerek hesaba esas ücret olarak dikkate alınması mümkün değildir.
5. Asgari geçim indiriminin de uygulandığı dönem için ücret katı uygulanmaksının, tespit edilecek ücret katı asgari ücrete uygulandıktan sonra üzerine eklenmesi gerektiği dairemizce kabul edilen hesap ilkelerindendir.
6. Somut olayda, hükme esas alınan 28.01.2021 tarihli hesap raporunda davacılar desteği sigortalının aylık kazancının tespiti noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı taraf dava dilekçesinde ve beyan dilekçelerinde müteveffanın hiyap operatörü olduğunu, aylık Şubat 2018 aylık net ücretinin 3.723,41 TL olduğu yönünde beyanda bulunduğu, davacının üyesi olduğu tespit edilemeyen sendikadan Hiyap Operatörü olarak çalışanın emsal ücretinin getirildiği bu ücretin sendikasız emsal işçi için 4.450 TL ve sendikalı emsal işçi için ise 4.950,00 TL olarak bildirildiği, davalılar tarafından sunulan imzalı bordolarda 2018 yılı Şubat ayı maaş bordrosuna göre müteveffanın Şubat 2018 net maaşının 3.723,41 TL olup bu ücretin; aynı tarihte net asgari geçim indirimsiz ücret olan 1.450,91 TL'ye oranla sigortalının asgari ücret katının 2,567 kat olarak tespit edildiği, bu ücret katının hesap edilerek hesap yapıldığı anlaşılmış ise de yukarıda açıklanan ilkeler kapsamında tespit edilen ücret katının doğru olduğundan bahsedilemez.
7. O halde Mahkemece yapılacak iş, davacı tarafın itirazının olmadığı anlaşılan bordrolara yansıyan ücretleri dikkate alarak, sigortalının fazla mesai nedeniyle hak ettiği ücretler ile bordroya yansıtılan asgari geçim indirimini de dışlayarak, çalışmasının karşılığı ücret ile sigortalıya sosyal yardımlar dahil olmak üzere ödenen ücret eklerini belirlemek bu şekilde davacının aylık giydirilmiş ücretini belirlendikten sonra, bu giydirilmiş ücreti mevcut raporda olduğu gibi asgari geçim indirimsiz asgari ücrete oranlayarak hesapta esas alınacak ücret katını belirlemek, ayrıca uygulandığı dönem için, her bir hesap devresinde asgari geçim indirimini hesap tablosunda ayrı bir sütunda denetime açık bir şekilde göstermek suretiyle hesapta gözetmek, anılan bu verileri davacı tarafın kararı temyiz etmemiş olması nedeniyle davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak kapsamında 28.01.021 tarihli hesap raporuna uygulamak, işlemiş devre sonu olarak bu raporda esas alına 09.04.2021 tarihinden sonra yürürlüğe giren asgari ücret değişikliklerini rapora yansıtmamaya riayet etmek suretiyle, davacıların hak kazandığı destekten yoksunluk tazminat alacaklarını belirlemek ve netice miktarlar yönünden davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek tazminat istemleri hakkında bir karar vermekten ibarettir.
8. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
9.O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf istemlerinin esastan reddine ilişkin kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalılar vekillerinin manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2. Davalılar vekillerinin maddi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazları nedeniyle; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
b) İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3.Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
4. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!