WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5951 E.  ,  2024/6520 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2607 E., 2024/282 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/219 E., 2022/303 K.

Taraflar arasındaki ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile yersiz ölüm aylıkları nedeniyle borçlu olmadığının ve aylıkların ödenmesi gerektiğinin tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/586 Esas 2011/19 Karar sayılı ilamı ile anlaşmalı olarak boşandığı, davacıya 2000 yılında ölen babası nedeniyle davalı Kurum tarafından aylık bağlandığı, SGK denetmenlerinin 10.02.2021 tarih ve 2021/40205/09 sayılı raporda boşanma işleminden sonra “birlikte yaşadıkları tespit edilmiştir” şeklindeki tutanağa binaen davacının ölüm aylığının kesildiği, davacının yaptığı itiraza ise Kurum tarafından olumsuz yanıt verildiği, davacının muvazaalı boşanma gerçekleştirmediği, boşandıktan sonra birlikte yaşamadığı, davacının oğlu ... ile eski eş ...'in Savcılığa aksetmiş dosyalarının olduğu, davacının kanser tedavisi gördüğü, bu nedenle ...'in davacıya yardımcı olmak için zaman zaman evde bulunduğu, davacı ile eski eşinin hastalık nedeniyle bir arada bulunması dışında fiili bir birlikteliğin olmadığı iddiasıyla yetim aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline, davalı Kuruma borçlu olmadığının ve kesilen aylığın yeniden bağlanmasıyla yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının aylık bağlama isteminin muvazaalı olduğu, 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin b bendinde eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınacağının öngörüldüğü, davacının boşandığı eşi ile eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun 10.02.2021 tarih ve 2021/40205/09 sayılı denetmen raporuyla ortaya konulduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacı ile boşandığı eşinin 14.08.1977 tarihinde evlendikleri ve 03.03.2011 tarihinde anlaşmalı şekilde boşandıkları, davacının babasının 12.09.2010 tarihinde vefat ettiği ve davacının 01.03.2011 tarihli dilekçesi ile ölüm aylığı tahsis talebinde bulunması üzerine davacıya 01.10.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının 10.02.2021 tarih ve 2021/40205/09 sayılı araştırma-inceleme raporuyla tespit edilmesi üzerine, 25.03.2021 tarihinden itibaren aylıklarının kesildiği ve geriye dönük 10 yıl yersiz ödenen aylıkları sebebiyle borç çıkarıldığı, denetmen raporunda fiilen birlikte yaşama olgusunun tespit edildiği adresin Cevap Paşa Mah. ... ... ... Cad. H. ... Apt. Blok No:18/9 Merkez Çanakkale adresi olduğu, Denetmen tarafından bu adreste dinlenen tutanak tanıkların imzalı beyanlarında davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadıklarını beyan ettikleri, dinlenen tutanak tanıkları ile kamu tanıklarının davacının boşandığı eşiyle çocukları ile birlikte ailecek yaşadıklarını doğruladıkları, fiilen birlikte yaşama döneminde davacının boşandığı eşinin adres kayıt sisteminde adına kayıtlı bulunan Karacaören Caddesindeki ve Aşık ... Sokaktaki adreslerde oturmadığının tutanak tanıklarının imzalı beyanları ile tespit edilmiş olduğu, celp olunan medula hastane kayıtları incelendiğinde 04.07.2012, 10.04.2013 ve 25.04.2017 tarihlerinde Çanakkale 18 Mart Üniversite Hastanesi ile Çanakkale ... ... ... Devlet Hastanesinde birlikte tedavi oldukları, medula Eczane kayıtlarına göre davacının ve eski eşi ...'in medula kayıtlarının, reçete, ilaç ve raporlarında davacının ve ...'in ekseriyetle dava konusu dönemde Barbaros Eczanesinden ilaç temin ettikleri, her ne kadar davacının oğlu ... ve davacının kardeşi ile evli olan ... beyanlarında, davacının hastalığı nedeniyle ...'in arada sırada yemek-temizlik ve yardım için eve geldiğini belirtmişlerse de, apartmanda oturan kamu tanıklarının ve ...'in nüfus bilgilerinde ikamet ettiği görünen dairelerde oturan diğer kamu tanıklarının beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilemediği, davacı ile boşandığı eşi ...'in boşandıktan sonra fiilen birlikte yaşamaya devam ettikleri, beraber yaşama olgusunun sabit olduğu, davacının denetmen raporunun aksini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamu tanıkları ..., ... ve ... ile davacı arasında husumet olduğundan bunların beyanlarına itibar edilmeyeceği, davacı ile boşandığı eşinin adreslerinin, seçim sandıklarının, aboneliklerinin farklı olduğu, bildirdikleri tanıkların tamamının dinlenmediği, davacının boşandığı eşinin ikamet adresindeki apartman sakinlerinin de dinlenilmediği, eksik araştırma yapıldığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum denetmenince düzenlenen 10.02.2021 tarihli ve 2021/400205/09 sayılı araştırma raporunun içeriği ile yapılan tespitler, alınan beyanlar ve tutulan tutanaklar uyuşmazlık konusu dönemde davacı ile boşandığı eşinin adına aynı gün, aynı hastanede ortak medula kayıtlarının bulunması, davacı vekili tarafından aralarında husumet bulunduğu ileri sürülen komşu tanıkları ... ve ... dışında emniyet tarafından tespit edilen ve aynı zamanda denetmen raporunda da ifadesi alınan komşu tanığı ...'in de davacı ile boşandığı eşinin, boşandıktan sonra da "Cevat Paşa Mah. ... ... ... Cad. No:18/9 - Çanakkale" adresinde fiilen birlikte yaşadıklarını açıkça beyan etmesi, davacının boşandığı eşinin uyuşmazlık konusu dönemde adres kayıt sisteminde görünen "Esenler Mah. .... Sok. No:5-7/1 - Çanakkale" ve "Barbaros Mah. Aşık ... Sok. No:3/1 - Çanakkale" adreslerinde oturmadığının kamu tanıkları ... ve ...'ın ifadelerinden anlaşılması, aksi sabit oluncaya kadar geçerli sayılması gereken denetmen raporunun içeriğinin aksinin somut ve inandırıcı deliller ile kanıtlanamaması hep birlikte değerlendirildiğinde davacı ile eşinin, gerçek iradelerinin boşanma olmadığı, asıl amacın; davacıya, ölen babasından ötürü ölüm aylığı bağlanması olduğu, davacı ile eşinin boşandıktan sonrada fiilen birlikte yaşamaya devam ettiklerinin açıkça anlaşılması karşısında davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile yersiz ölüm aylıkları nedeniyle borçlu olmadığının ve aylıkların ödenmesi gerektiğinin tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ncı maddesi ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.