WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5914 E.  ,  2024/6392 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1886 E., 2024/83 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/126 E., 2022/103 K.

Taraflar arasındaki (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 20.11.1989 tarihinde merhum ... ... yanında işçi olarak çalıştığını ancak primlerinin yatırılmadığını, davacının bu çalışmasının hizmet dökümüne işlenmediğini, davacının işe giriş bildirgesinin bulunduğunu belirterek, davacının 20.11.1989 tarihinde davacıların murisi ... ...'e ait iş yerinde çalıştığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davacının ... ... iş yerinde 20.11.1989 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiğini, ancak ilgili iş yerinin dönem bordrosunun verilmediğini, diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda çalışma olgusunu inandırıcı ve yeterli delillerle kanıtlanması, aynı dönemde çalışan iş yerindeki ve komşu iş yerindeki sigortalıların dinlenmesinin gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı ...'ün 20.09.2021 tarihli beyan dilekçesinde özetle; davacının iddialarının doğru olduğunu, davacının, merhum babasının yaptırdığı inşaatta bir süre çalıştığını, bu inşaatın "Akçağlar Mah. Tarım Sk. No:31 Odunpazarı/Eskişehir" adresinde olduğunu, müveteffa babasının bu inşaatın müteahhitliğini yaptığını, tüm iş ve işlemlerin takibini babası ile beraber kendisinin yaptığını, Kasım 1989 döneminde davacının da 15-20 gün kadar söz konusu inşaatta getir - götür, bekçilik vb. işlerde çalıştığını, o sıralar davacının işlemleri için muhasebeci gerekeni yapacağını söylemesine rağmen davacının sadece işe giriş bildirgesi verildiğini ancak primlerinin ödenmediğini beyanla, mirasçılar olarak davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile davacının, sigorta başlangıç tarihinin 20.11.1989 olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde, Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, Yerel Mahkemece verilen kabul kararının hatalı olduğunu belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosyadaki bilgi ve belgelerden, dava konusu talebe ilişkin Kuruma başvuru yapıldığı, Kurumun bordro verilmediğinden eksik gün tespit edilemediğini bildirdiği, yargılama sırasında SGK'nın davaya dahil edildiği, davacı adına 20.11.1989 tarihinde işe başlamayı gösterir işe giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarına intikal ettiği, tanıkların dinlendiği, sigorta sicil kartının iddiayı doğruladığı, davacının 07.11.1971 doğumlu olup askerlik kayıtlarının getirtildiği, askerlik dönemi ile talebin çakışmadığı, işyeri mirasçılarından birisinin davayı kabul ettiğini bildirdiği, mirasçılardan Remziye'nin karar tebliğ tarihinden sonra 30.04.2023 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, ilk işe giriş bildirgesi, sigorta sicil kartı ve fiili çalışmayı doğrulayan tanıkların beyanları dikkate alınarak Mahkemece verilen kararın yerinde olduğu görülmüştür.

Bu nedenlerle dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili, temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 20.11.1989 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2, 9, 79 uncu,108 inci maddesi hükümleridir.

Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.

Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.

Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.

Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.

3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.

2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.

Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, dava dışı ... ... (bina inşaat konulu) unvanlı 5134 sicil no.lu işyerinden davacı adına 20.11.1989 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, işyerinin Kanun kapsamının 01.08.1989-01.11.1990 tarihleri arasında olduğu, işyerinden 1989/3. dönem bordro verilmediği, 2. dönem bordrosunun olduğu, 2. dönemden tek bildirimi yapılan ve tanık olarak beyanı alınan sigortalı ...'in ise davacıyı tanımadığını belirttiği, işverenin oğlu ve davalılardan ... ... mirasçısı ...'ün davacının inşaatlarında çalıştığı yönünde beyanı olduğu ve inşaat işyerinin varlığı, komşu işyeri araştırması yapılmadan eksik incelene ve araştırmaya dayalı şekilde yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

3.Buna göre Mahkemece öncelikle davacının eylemli çalışmasını ortaya koyacak şekilde iş yerinin inşaat olduğunun belirtilmesi karşısında, söz konusu inşaatın ruhsatı ve yapı kullanım izni bilgilerinin ilgili Belediye Başkanlığından sorularak araştırılmalı, davacının beyanı alınarak birlikte çalıştığını belirttiği kişiler dinlenmeli, tanık anlatımları çalışma kayıtları ile denetlenmeli, vergi, belediye, SGK ve emniyet aracılığıyla yapılacak araştırmayla komşu işyerlerinde çalışan kişiler yöntemince saptanarak, re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, komşu işyeri tespit edilememesi halinde davacının beyanı alınarak çalışmasını bilebilecek kişiler tespit edilerek çalışma kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalı, davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.

4.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.