10. Hukuk Dairesi 2024/5908 E. , 2024/8071 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1939 E., 2024/173 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/282 E., 2022/160 K.
Taraflar arasındaki davalı yanında geçen çalışmalarının tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının 2008 yılı Ağustos ayı ile 2012 yılı Ekim ayına kadar dava dışı ... isimli işverenin yanında fiilen sekreter olarak çalıştığını, ancak davalı ... tarafından gerçekleştirilen denetleme raporu sonucu dava dışı ...'ın iş yerinden ve yine çalışması olan diğer iş yerlerinden bildirilen hizmetlerinin iptal edildiğini, denetim sonucu usulsüz hizmet bildirimi nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2014/2735 soruşturma no'lu tahkikatın devam ettiğini, davacının çalışmadığına dair herhangi bir tespit yapılmadan hizmetinin iptal edilmesi nedeniyle 2008 Ağustos ayından 2012 yılı Ekim ayına kadar ...'a ait iş yerinde çalıştığının tespitine ve Kurum işleminin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, Kurum işleminin yerinde olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Yargılama aşamasında dava kendisine yöneltilen ..., ...'ın 2005-2007 yılları arasında muhasebeyi öğrenmek için yanında çalıştığını, 2008 yılında belgesini alıp büro açtığını, 2008 -2012 yıllarında davacının çay, temizlik, evrak getir götür işleri yaptığını, eşi ...'ın evinin iş yerine uzak olduğu için kendisine ait iş yerinde çalıştığını, ...'ın iki yıl yanında çalıştığı için ailece tanıştıklarını, davacının kendi yanında fiilen çalıştığını savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Kurum tarafından ...'a ait iş yeri ile ... Makine Turzm. Hırd. Nak. Gıda İnş. Taah. Ünvanlı işyerinde ve ... isimli işyerinde yapılan denetimler sonucu davacının hizmetinin iptal edildiği hususları çekişmesizdir.
Çekişme; Davacının ...'ın muhasebe ofisinde çalışıp çalışmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bilindiği gibi; 5510 sayılı Kanunu 4 üncü maddesinin (a) fıkrasında; “Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar, ...sigortalı sayılacağı...” hükme bağlamıştır. Yine Kanunun 7 nci maddesinde; “Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının; (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, başladıkları tarihten başlar" diye belirtilmiştir. Kanun'un 8 inci maddesinde ise; “İşverenler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıç tarihinden önce, sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdür'’ şeklinde belirtilmiştir.
5510 Sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi (506 Sayılı Kanun'un 77 nci maddesi) hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekmektedir. Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında, bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak çalışıldığı iddia edilen dönemin sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.
Yargıtay uygulamalarına göre de tespit davalarının kamu düzenine ilişkin olduğu belirtilerek Mahkemece resen araştırma yapılması öncelikle yazılı belgelerin gözönünde bulundurulması ve bordro tanıklarının dinlenmesi bu tür davalarda izlenecek yöntem olarak belirlenmiştir.
Burada hemen belirtmek gerekir ki, Kurum denetmenleri tarafından düzenlenen raporlar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.
Davacının şahsi sicil dosyası içeriğine göre, 01.08.2008 - 31.08.2009 tarihleri arasında ... isimli iş yerinden, 01.09.2009 - 10.10.2010 ve 01.10.2012 - 30.10.2012 tarihleri arasında ... isimli iş yerinden 11.10.2010 - 10.05.2011, 23.06.2011 - 15.07.2011 ve 10.05.2012 - 19.09.2012 tarihleri arasında ... Makine Turzm. Hırd. Nak. Gıda İnş. Taah. Limited Şirketi 09.12.2011 - 30.04.2012 tarihleri arasında ... San. Tic. Ltd. Şti, 01.05.2012 - 09.05.2012 tarihleri arasında da Gülden Ceylan isimli iş yerinden hizmetinin bildirildiği anlaşılmıştır. Kurum tarafından yapılan denetim sonucu, davacının açıklanan hizmetleri iptal edilmiştir.
Denetmen raporları içeriklerine göre;
15.08.2015 tarihinde ...'a ait Ballıbaba Sokak 65/B Çankaya/Ankara adresinde yapılan denetimde iş yerinde ... isimli kuaförün çalıştığı ve 15.03.2015 tarihinde Murat Okuducu'dan yeri kiraladığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Denetmen yönetici ...'i dinlemiş, 1,5 yıl öncesine kadar ...'ın muhasebeci olarak uzun yıllar iş yerinde faaliyet gösterdiğini belirlemiştir. Denetmen ...'ın vergi kayıtlarını incelemiş, 01.09.2015 - 04.02.2008 tarihleri arasında denetim yapılan adreste 04.02.2008 - 10.06.2009 tarihleri arasında Sağlık Sokak 24/2 Kızılay/Ankara adresinde 10.06.2009 tarihinden itibaren ise Cumhuriyet Mahallesi Turan Caddesi 11/3 ... adresinde faaliyet gösterdiğine dair vergi kayıtları tespit edilmiştir. Ayrıca denetim yapılan iş yerinin 01.09.2005 tarihinde tescil edildiği, en son 30.03.2013 tarihinde işçilik bildiriminde bulunduğu da raporda yer almaktadır. ...'ın ...'da ki muhasebe bürosunun 11.10.2010 tarihinde tescil edildiği, ilk sigortalı kişininde Ahmet aydın olduğu, ...'ın muhasebeci olarak faaliyet gösterirken 1 ila 5 kişi arasında bildirim yaparken 2009 yılı Temmuz ayından sonra 78 e kadar çıktığı da belirlenmiştir. Denetmen ... tarafından bildirim yapılan ... ..., ..., ...'i dinlemiş, bu kişiler para karşılığı sigorta yaptırdıklarını söylemişlerdir.
Davacının hizmetinin bildirildiği ... isimli iş yerinde yapılan denetim sonucu düzenlenen 18.06.2015 tarihli raporda beyanı alınan ..., 2006 yılı Temmuz ayından 2009 yılı Ocak ayı dahil olmak üzere 3 aylık muhtasar beyannamelerinin mali müşaviri ... tarafından verildiğini, işçi bildirimi yapılmadığını beyan etmiş, iş yerinden bildirimi yapılan kişiler sigortalarının ... tarafından yapıldığını söylemiştir. Denetmen; ... ve ...'ı da dinlemiştir. ..., kendisine bildirilen kişileri bildirimini yaptığı, Ankara'da ki bürosunda ...'la çalıştığını beyan etmiştir. ... da, 25 yıldır muhasebeci olduğunu, ...'in ismini duymadığını, ...'ın ... Sokak'taki iş yerinde 2007 yılında çalışmaya başladığını, 2008 yılında muhasebecilik belgesi alarak aynı yerde çalışmaya devam ettiğini, büronun sahibinin eşi ... Yıldırım'ın olduğunu, 2008 yılı Şubat ayında ...'ın ayrılarak ...'ya gittiğini, daha sonra haftada 3 gün ...'ya giderek büyük defterlerinin yevmiye ve kebir işlerini yaptığını, eşininde kendisiyle gelerek çay, temizlik, sekreterlik işleri yaptığını, 2008 yılından 2013 yılına kadar ...'da birlikte çalıştıklarını söylemiştir.
Mahkememizce dinlenen davacı tanıklarından ..., 2005-2009 yılları arasında ... Metal isimli şirkette çalıştığını, ...'ın şirketin muhasebecisi olduğunu, ayda bir defterleri götürdüğünü, ofiste ..., ... Bey ve ... Hanım'ın çalıştığını, ... Hanım'ın çay servisi yaptığını söylemiştir. Bordro tanığı ..., 2005 yılından itibaren muhasebeci olarak çalışmaya başladığını, belgesi olmadığı için ...'ın yanında çalıştığını, 2008 yılında ev aldıklarını, paraya ihtiyacı olduğu için de eşinin temizlik ve çay servisleri için ofiste çalışmaya başladığını, 2009 yılında ...'ın ...'ya taşındığını, ...'da da ...'ın işlerini yapmaya gittiklerini, haftada 3 ya da 5 gün gittiklerini, eşinin de kendisiyle birlikte gittiğini, ...'ın Ankara'da ki işlere devam ettiği sürede ...'ya gidip geldiklerini, eşinin fiilen çalıştığını beyan etmiştir.
Tutanak tanığı ve aynı zamanda kamu tanığı ..., muhasebe bürosunun olduğu apartmanın 16 numaralı dairesinde 2003-2004 yıllarından itibaren oturduğunu, 2011-2017 yılları arasında yöneticilik yaptığını, ...'ın muhasebe ofisi olduğunu, davacının eşi ...'ı tanıdığını, ofiste karı-koca çalıştıklarını, işe gidip gelirken davacı ve eşini gördüğünü, kendisinin Maliye Bakanlığı'nda emekli olduğunu, bu nedenle davacı ve eşini meslektaş olarak gördüğü için onlarla tanıştığını ve tanıdığını söylemiştir.
Ankara 27. İş Mahkemesi'nde ... tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu'na karşı dava açılmış, ... 01.09.2005 - 30.08.2007 tarihleri arasında ...'a ait iş yerinde iptal edilen hizmetlerinin fiili çalışmaya dayalı olduğunun tespitini talep etmiştir. Dosya incelenmiş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin 2020/180-2021/700 sayılı kararı ile kaldırılmış olup, yargılamanın devam ettiği anlaşılmıştır. Mahkememizce Ankara 27. İş Mahkemesi'nin 2021/167 sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporu incelenmiş, raporda sahte bildirimlerin 2009 yılından sonra başladığı kanaatiyle çalışmanın fiili çalışmaya dayalı olduğunun tespiti yapılmıştır. Ayrıca mahkememizce dinlenen ... ve ...'de tanık olarak dinlenmiş, beyanlarının mahkememizdeki beyanlarıyla aynı olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi görüşüne başvurulmuş, 22.11.2019 ve 22.03.2021 tarihli raporlarda Kurum işleminin yerinde olduğu tespiti yapılmıştır.
Toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının (Yargılama aşamasında isim değişikliği yapan ...) iptal edilen hizmetlerinin fiili çalışmaya dayalı olduğu ve hizmetin tamamının ...'a ait muhasebe ofisinde geçtiğinin tespitini talep etmiştir. Dinlenen davacı tanığı ve kamu tanığı çalışmayı doğrulamıştır. Ancak yukarıda da değinildiği gibi davada asıl olan raporların aksini kanıtlamaktır. Dosyaya ... isimli iş yeri ve ...'a ait iş yerinde yapılan denetim raporları kazandırılmış, ... Makine Turzm. Hırd. Nak. Gıda İnş. Taah. Ünvanlı iş yerinin ve ... San. Tic. Taah. Ltd. Şti. isimli iş yerlerinin denetim raporlarına ulaşılamamıştır. Ancak davacı bu iş yerlerinde çalışmadığını ileri sürmekte olup, raporların olmaması delillerin değerlendirilmesi açısından eksiklik olarak kabul edilmemiştir. Denetmen raporunda ...'a ait iş yerinin faaliyet gösterdiği adresleri bildirmiş olup, davacı ...'da çalıştığını beyan etmiştir. Tanık olarak dinlenen davacının boşandığı eşi, eşiyle birlikte haftada 3 ya da 5 gün ...'ya da gidip muhasebe ofisinde çalıştıklarını söylemişler ancak bu çalışmayı doğrular kanıt sunamamışlar, mahkememizce de kanıt tespit edilememiştir. ... ise davalı olarak verdiği beyanında davacının evine yakın olduğu için kendisiyle birlikte çalıştığını söylemiş olup, adres hareketleri incelendiğinde ...'ın iş yerinin ...'da olduğu davacının ise Mamak'ta yaşadığı anlaşılmıştır. Kısaca söylemek gerekirse denetmen raporunun aksi kanıtlanamamış ve davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel Mahkeme kararının usul ve Kanun'a aykırı olduğu, müvekkilinin hizmetinin fiili çalışmaya yönelik olduğuna dair bir çok tanık beyanları dosyada mevcut olduğu, müvekkilinin ispat külfetini yerine getirdiği gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ... Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı adına davalı ...'a ait iş yerinden yapılan bildirimlerin, fiili olmadığı gerekçesiyle kurum tarafından iptal edildiği, Kurum denetim raporunda beyanı alınan bir kısım şahıslar, iş yerinde çalışmadıklarını, para karşılığı sigortalı gösterildiklerini belirttikleri, davacı adına bildirim yapılan iş yerinin vergi kayıtlarında 2009 yılından itibaren ... ilçesine nakledildiğinin belirtildiği, iş yerinin adresi itibariyle bulunduğu yere komşu olan yerde ikamet eden ve beyanı alınan şahıs ... isminde birini tanımadığını belirttiği, vergi dairesi kayıtlarına göre iş yerlerinden işçilik bildiriminin yapılmadığı, sadece stopaj kesintilerinin bulunduğu, davacı tarafından gösterilen tanıkların davacının çalıştığı yönünde beyanda bulundukları, iş yerinden daha önceleri 1-5 arası kişi bildirimi yapılırken, 2009 yılından itibaren birden artış olduğu ve ayda 70-80 kişi adına bildirim yapıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, öncelikle iş yerinin vergi kayıtlarına göre 2009 yılından itibaren ... ilçesine nakledildiği evrak üzerinde gözükse de bildirimlerin halen Ankara il merkezinde bulunan adreslerden yapılıyor oluşu, beyanı alınan bir kısım kişiler beyanlarında iş yerinde çalışmadıklarını, para karşılığı sigortalı gösterildiklerini belirtmeleri, yine davacı adına bildirim yapılan iş yerinin adres itibariyle komşusu olan şahsın davalı işvereni tanımadığını belirten beyanları dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, fiili çalışmanın tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
3. Değerlendirme
1.Eldeki davada, davacı davalı ... yanında geçen 2008 Ağustos-2012 Ekim ayları arasındaki fiili çalışmalarının tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptalini talep etmiş olup Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de verilen hüküm eksik araştırmaya dayalı bulunmuştur.
Somut olayda, davacının Ankara'da ikamet ettiği, davalı ...'a dükkanını kiraladığı ve yanında çalıştığı, davacının o dönem eşi olan ...'ın yine muhasebeci olarak davalının yanında çalıştığı, davalı ...'in bir müddet Ankara'da çalıştıktan sonra ...'ya taşındığının dosya kapsamındaki belgelerden anlaşıldığı, ... taşındıktan sonra davacı ve boşandığı eşinin günlük olarak ...'ya gittikleri iddiası bulunmakta olup bu husus dikkate alınmaksızın tanık beyanlarına göre hüküm tesisi hatalıdır.
Mahkemece, davalı ...'ın Ankara ve ...'daki işyerleri tespit edilmeli, bu adreslerdeki komşu işyerleri belirlenerek tanık olarak beyanları alınmalı, davacının ne şekilde ...'ya gidip geldiği araştırılmalı ve bu husustaki deliller toplanılmalı, davalının her iki işyeri yönünden yanında çalışanlar varsa tespit edilip beyanları alınmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve Kanun'a aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!