10. Hukuk Dairesi 2024/5896 E. , 2024/7178 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1818 E., 2023/2818 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/7 E., 2022/153 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının polis memuru olarak (Sicil No:386657) Ankara İl Emniyet Müdürlüğü (Yunus tabir edilen) Motosikletli Timler Amirliğinde görev yaparken; 01.08.2019 tarihinde saat:11.00 sıralarında, idaresindeki 06 A 48642 plakalı resmi motosiklet ile yol ve asayiş uygulaması görevi esnasında ... ... ... Bulvarı 48 gün köprüsü üstünde yol üzerindeki su birikintisinde kayma suretiyle devrilmesi sonucu meydana gelen kazada yaralanıp sakat kaldığını, ..., sağlık raporları ve görev belgelerine istinaden hakkında 5510 SK M.47 hükmüne göre “vazife malulü” kararı verdiğini, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonu 23.11.2021 gün ve 1061 sayılı kararıyla davacıya 2330 sayılı Kanun'a göre “ Nakdi Tazminat” ödenmesine karar verdiğini, davacının “vazife malullüğünün” 2330 sayılı Kanun kapsamına alınması için davalı Kuruma yapılan müracaata davalı Kurumun olumsuz cevap verdiği, Yunus tabir edilen motosikletli timler, genel güvenliği ve kamu düzenini sağlamak, suça müdahale ederek işlenmesini önleme, işlenmiş suçla ilgili tedbir, kaçan faillerin yakalanması gibi olaylara en hızlı şekilde müdahale edebilmek amacıyla şehir içinde sürekli devriye görevi yürütmek üzere kurulduğunu, nakdi ödemenin sadece 2330 sayılı (Nakdi Tazminat verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkındaki) Kanun kapsamına giren olaylarda ödendiğini, kasıt bulunmadığı takdirde, trafik kazaları gibi taksire giren eylemler “vazife malullüğüne” de olayın “2330 sayılı Kanun kapsamına” girmesine de engel teşkil etmediğini, davacının, yunus ekibi olarak emniyet ve asayişle ilgili yürütülen görev esnasında yaralanıp sakat kaldığı olayda, davacının vazife malullüğünün 2330 sayılı Kanun kapsamına girdiğini belirterek, davacının 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olduğunun tespitini, aksi yöndeki Kurum işleminin iptalini, parasal, özlük haklarının Kuruma müracaat 30.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizler ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; talebin haksız ve mesnetsiz olduğunu, öncelikle zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev, derdestlik, yetki, husumet yönünden itirazlarının bulunduğunu, ilgilinin yaralanması olayı, maddede tanımlandığı üzere iç güvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki konularında, trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamakla görevli olduğu esnada ve bu görevlerin sebep ve tesiri sonucu gerçekleşmediğini beyanla, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Emniyet Genel Müdürlüğü personeli olduğu, sabit yol ve asayiş uygulamasında görev yapmak üzere Etimesgut ilçesinde görevlendirildiği, görev yerine gittiği esnada 01.08.2019 tarihinde resmi polis motosikletinin trafik kazasına karışması sonucu yaralandığı ve vazife malülü olduğu, davacının Etimesgut ilçesinde görevlendirilmesi üzerine yaptığı görevin 2330 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinde sayılan iç güvenlik ve asayişin korunması kapsamında olduğu, bu görevinden dolayı görev yerine giderken meydana gelen kaza sonucu malul kaldığı, davacının 2330 sayılı Kanun'dan yararlanması gerektiği anlaşılmakla, davanın kabulüne, davacının vazife malullüğünün 2330 sayılı Kanun kapsamına girdiğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline, 2330 sayılı Kanun kapsamındaki tüm parasal haklarının sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya başladığı tarihi takip eden aybaşından itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı Kurum tarafından ödenmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurumca yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını, mevzuat hükümlerine uygun olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının polis olup resmi motosikleti ile motorize asayiş ekibi olarak görevli iken yolda ilerlediği sırada kaygan madde nedeniyle kaza yaparak yaralandığı, vazife malulü sayıldığı, ancak 2330 sayılı Kanun'a ilişkin talebinin reddedildiği, Mahkemece davanın kabul edildiği, davacının görevi ve olayın niteliğine göre kararın yerinde olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 47 inci maddeleri, 2330 sayılı Kanun.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle ceza dosya içeriği ile dosyada bulunan deliller kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!