WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5866 E.  ,  2024/6590 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1170 E., 2023/2408 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/420 E., 2022/79 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 11.06.2018-14.09.2018 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiş, ilk celse, neticei talep bölümünde sehven hata yapıldığını belirterek, talebin 11.06.2018-19.09.2018 tarihleri arası dönemde çalıştığının tespitine yönelik olduğunu beyan etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının istifa ederek 11.06.2018 tarihinde işten ayrıldığını, bu tarihten sonra çalışması olmadığını, davacının istifa dilekçesine ve işten ayrılma bildirgesine atmış olduğu imzaların kendi iradesini yansıtmadığını gösterir herhangi bir yasal işlem yapmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

Fer'i Müdahil Kurum vekili, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davalı tarafça dosyaya sunulan davacının da imzasının olduğu işten ayrılış bildirgesi ve istifa dilekçesinde davacının 11 Haziran 2018 tarihi itibari ile işten ayrıldığı ifade edilmiş ise de davacı tarafça dosyaya sunulan yaz dönemine ilişkin işe giriş çıkış imza çizelgesi ve yazışma kayıtları ile tanık beyanlarından davalı eğitim Kurumlarında rehber öğretmen olarak çalışan davacının 2018 yılı yaz döneminde de nöbetçi öğretmen olarak 12.06.2018-14.09.2018 tarihleri arasında çalışmaya devam ettiği yönünde kanaat oluştuğu gerekçesi ile" davanın kabulü ile davacının davalı iş yerinde 12.06.2018-14.09.2018 tarihleri arasında brüt asgari ücretle kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, eğitim kursu faaliyetleri işinden 19.09.2016 tarihinden itibaren kanun kapsamında olan 1250909.06 sicil numaralı davalı işyerinden 19.09.2016-11.06.2018 tarihleri arasında hizmetinin bildirildiği, davacının her ne kadar 11.06.2018 tarihinde işten ayrıldığına dair dilekçesi ve aynı tarihli işten ayrılış bildirgesi üzerinde imzası bulunsa da bordro tanıklarının beyanlarında davalı işyerinde rehberlik öğretmeni olarak görev yapan davacının öğrencilerin tercih dönemi olan ihtilaflı tarihlerde davalı işyerinde çalıştığına ilişkin beyanları, davalının kabul etmediği, ancak tanıkların beyanlarından, işyerinde işe giriş ve çıkışa ilişkin düzenlendiği anlaşılan imza föylerinde davacının çalışmasının kayıtlı olduğunun anlaşılması karşısında Mahkemece tespitine karar verilen tarihlerde davacının davalı işyerinde çalıştığı kanaatine varıldığından Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı işveren vekili, imza föyünde sadece davacının imzası bulunup, bu evrakın herkes tarafından oluşturulabilecek nitelikte olduğunu, delil sayılamayacağını, tanıklar yaz aylarında çalışma olmadığını beyan etmesine rağmen, talep döneminde çalışma kaydı olmayan tanığın beyanına itibar edildiğini, davacının imzasını taşıyan istifa dilekçesi bulunduğunu belirterek, temyiz yoluna başvurmuştur.

Fer'i müdahil Kurum vekili, Mahkemece davacının 11.06.2018 tarihli imzalı işten ayrılış bildirgesi ile istifa dilekçesi ve yaz aylarında hiç bir öğretmenin çalışmadığına dair tanık beyanları dikkate alınmadan karar verildiğini belirterek, temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesidir.

3. Değerlendirme
Mahkeme kararında yazılacak hususlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesinde belirtilmiştir. Maddeye göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.

Öte yandan, kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte, kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların Mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.

Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.

Somut olayda; davacı vekili tarafından, dava dilekçesinin neticei talep bölümünde sehven hata yapıldığı belirtilerek talebin, davacının 11.06.2018-19.09.2018 tarihleri arası dönemde çalıştığının tespitine yönelik olduğu şeklinde açıklandığı, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe bölümünde, davacının talebinin ve uyuşmazlık konusu dönemin "11.06.2018-19.09.2018 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesi talebi ile iş bu davayı açtığı" şeklinde belirlendiği, hüküm bölümünde ise "davanın kabulüne" karar verildiği belirtilmek suretiyle "davalı iş yerinde 12.06.2018-14.09.2018 tarihleri arasında brüt asgari ücretle kesintisiz çalıştığının tespitine" dair hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

11.06.2018-19.09.2018 olarak belirlenen talep dönemine göre dava kısmen kabul edildiği halde, davanın kabulüne denilmek suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturacak şekilde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.