10. Hukuk Dairesi 2024/5864 E. , 2024/5629 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/635 E., 2023/1908 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 61. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/261 E., 2022/17 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 07.06.2019 tarihinde Taşseyfi Üst Bölgesinde Fernas Barajı İnşaat sahasını koruma görevini yerine getirdiği esnada, komutanları tarafından atış emri verilmesi üzerine uçaksavar silahını kullanması sonucu karın bölgesinden yaralandığını, Kahramanmaraş Necip Fazıl Şehir Hastanesi 07.07.2020 tarihli sağlık kurulu raporu uyarınca Kahramanmaraş Türkoğlu İlçe Jandarma Komutanlığı bünyesinde Personel Lojistik Kısım Amiri olarak görevlendirildiğini, davacının maluliyetinin askerlik görevi ve etkisiyle oluştuğunu, herhangi bir kusurunun olmadığını, olaydan önce sağlığının yerinde olduğunu, 5510 ve 3713 Sayılı Kanunlar gereği vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına yönelik yapılan başvurunun zımnen reddine yönelik işlemin iptali ile 5510 ve 3713 Sayılı Kanunlar gereği vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, davalı idareye yapılan 18.06.2021 keşide 21.06.2021 tebliğ tarihli başvurunun reddine yönelik işlemin iptaline, davacı hakkında 5510 ve 3713 sayılı kanun hükümleri uyarınca vazife malulüyeti kararı tesis edilmesine, başvuru tarihi olan 23.12.2019 tarihinden bu yana 3713 Kanun'da belirtilen toplu vazife malulüyet ikramiyesinin yasal faizi ile davacıya ödenmesine, ayrıca belirtilen tarih itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya emsal maaş bağlanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya 3713 S.K.ve 5510 S.K. (47.madde) hükümlerine göre terör vazife malulü emekli aylığı bağlanmaması işleminin iptali ile yasal hakların iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun "Terör" başlıklı 1 inci maddesinde, "Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir." şeklinde tanımlanmıştır.
Yine aynı Kanun'un 21 inci maddesinde ise; kamu görevlilerinden yurt içinde ve yurt dışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, sakatlanan, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Vazife Malullüğü" başlıklı 47 nci maddesinde; "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4’üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki hallerde vazife malullüğü hükümleri uygulanır. 25’inci maddede belirtilen malullük; sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazife malullüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malûlü denir."
Vazife malûllükleri;
a) Keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan,
b) Mevzuat ve emir dışında hareket etmiş olmaktan,
c) Yasak fiilleri yapmaktan,
d) İntihara teşebbüsten,
e) Her ne suretle olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlama veya zarar verme amacından, doğmuş olursa bunlara uğrayanlar hakkında vazife malûllüğü hükümleri uygulanmaz.
Kamu idareleri vazife malûllüğüne sebep olan olayı, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine veya kendi mevzuatına göre yetkili mercilere derhal, Kuruma da en geç onbeş iş günü içinde bildirmekle yükümlüdür. Kuruma bildirim, aynı süre içerisinde sigortalılar veya hak sahiplerince de yapılabilir. Vazife malûllüğüne sebep olan olaydan kamu idarelerinin yetkili mercilerinin haberdar edilmemiş olması hali dışında; ilgililerin bildirimi, kamu idarelerinin bildirim sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.” hükümleri mevcuttur.
3. Değerlendirme
Eldeki davada, Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya elverişli değildir.
Davacının 07.06.2019 tarihinde Siirt Silvan İlçe Jandarma Komutanlığı'na bağlı Boylu Jandarma Karakol Komutanlığının İkizler köyü Nergizli Mezrası Taşseyfi Üs bölgesinde iç güvenlik tim komutanı olarak görevli bulunduğu sırada (1) nolu kulede uçaksavar silahı ile uygulama atışı yaptığı esnada uçaksavarın tutukluk yaptığı, davacının bu durumu birkaç kere düzelterek atış yaptığı, son yaptığı atışta tekrar tutukluk yapması sebebiyle uçaksavarın patladığı, patlamanın etkisiyle parçaların davacının karın bölgesine saplanmak suretiyle davacının yaralandığı, davacının 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olduğunun tespiti ile bu kanun kapsamında vazife malulü aylığı bağlanması gerektiğinin tespitini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmişse de, davacının 3713 sayılı Kanundan yararlanması gerektiğine ilişkin kabul yerinde değildir.
Davacının kendisine emir verilmediği ve yeterli eğitimi almadığı halde uçaksavar silahını kullandığı ve davacının durumunun, 5510 sayılı Kanunun 47'inci maddesinin b bendinde yer alan "mevzuat ve emir dışında hareket etmiş olmak" kapsamına girdiği vazife malullüğü hükümlerinin uygulanamayacağı gerekçesiyle Kurum tarafından başvurusunun reddedildiği, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 21 inci maddesinde, kamu görevlilerinden yurt içinde ve yurt dışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan kişilerin 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtildiği, davacının terör eylemine muhatap olarak yaralanmasının söz konusu olmadığı, İdarece yapılan disiplin soruşturmasında, silahın bakım ve kontrollerini yapmadan atış yapması eyleminin kınama cezası gerektiren 8-3/2-a bendindeki "görev sırasında ve dışında mevzuat ve talimatlarla yasaklanan davranışlarda bulunmak" disiplinsiz eylemini oluşturduğuna dair disiplin soruşturma raporunun bulunması karşısında, davacıya disiplin cezası verilip verilmediği, verilmişse kesinleşip kesinleşmediği araştırılmak suretiyle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Vazife Malullüğü" başlıklı 47 nci maddesinin 2/b bendinin somut olayda uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve Kanun'a aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!