WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5852 E.  ,  2024/6818 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/804 E., 2024/156 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik oranının tespiti ile gelir bağlanması istemli olarak açılan davada İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine dair karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davacı vekilinin temyiz istemi hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Gıda San. Tic. A.Ş'ye ait iş yerinde çalışırken 05.06.2017 tarihinde iş kazası geçirdiğini, bu kaza nedeniyle müvekkilinin işaret ve orta parmağının kopmak suretiyle işlevlerini yitirdiğini, kaza olayı ile ilgili Eskişehir 2. İş Mahkemesinin 2017/541 Esas sayılı dosyasında açılan davanın tarafların sulh olmaları nedeniyle sonlandırıldığını, maluliyet için Kuruma yapılan başvurunun maluliyetin %10'un altında olması gerekçesiyle 28.12.2018 tarihli yazı ile reddedildiğini, Kurumca belirlenen maluliyet oranını kabul etmediklerini, müvekkilinin Osmangazi Üniversitesinden aldığı sağlık kurulu raporunda maluliyet oranının %27 olarak belirlendiğini, maluliyet nedeniyle aylık bağlanması gerekirken talebin reddedilmesi nedeniyle işbu davayı açmak zorunluluğu doğduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkilinin 05.06.2017 tarihi itibariyle malullüğünün ve malullük aylığını hak ettiğinin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri için Kuruma başvuruda bulunduğunu, başvurunun Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezince değerledirilerek 07.12.2018 tarih ve 07680 sayılı kararında %7,30 güç kaybı bulunduğuna karar verildiğini, sigortalının maluliyet oranı %10'un altında olduğundan herhangi bir gelir bağlanmadığını, bu süreçte davacıya iş göremezlik raporları adı altında Kurumca istirahat ücretlerinin ödendiğini, Kurum işleminin haklı olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir.

2. Dahili davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf her ne kadar dava dilekçesinde 16.11.2017 tarihinde hazırlanan rapora göre davacının %27 maluliyet oranı tespit edildiğini iddia etse de Mahkemece alınan raporlarda davacının maluliyet oranının %10 oranı altında kaldığının isabetli bir şekilde tespit edildiğini, Mahkemenin bozma öncesi 2019/28 E., 2021/179K. 10.03.2021 sayılı kararı ile de yargılama esnasında alınan raporlar doğrultusunda 19.10.2020 tarihli Adli Tıp 2. Üst Kurulu esas alınarak hüküm kurulmuş ve davacının maluliyet oranının %10’un altında olması nedeni ile davanın reddine karar verildiğini, Mahkemenin davacının maluliyet aylığına hak kazanmadığı yönündeki kararı doğru olup işbu davanın yeniden reddi gerektiğini, bozma öncesi dosyadan alınan ve çelişkilerin giderildiğini, 19.10.2020 tarihli Adli Tıp 2. Üst Kurulu raporunun hükme elverişli olduğunu, bu rapor doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı asilin müvekkili şirket bünyesinde tecrübeli bir çalışan olmasına rağmen arıza ve tamir konusu olmayan bambaşka bir fana elini yasladığını, kendi ihmali ve kusuru nedeniyle de yaralandığını, somut olayda müvekkili şirkete kazanın meydana gelmesi nedeniyle herhangi bir kusur atfedilmemesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2021 tarih ve 2019/28 Esas 2021/179 Karar sayılı kararı ile öngörülen prosedür çerçevesinde yöntemince alınan Adli Tıp 2. Üst Kurulu Raporuna göre davacının meslekte kazanma gücünü %9,2 oranında kaybettiği davacının maluliyet oranının %10'un altında olduğundan herhangi bir gelir bağlanmamasına ilişkin Kurum işleminin haklı olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.12.2022 tarih ve 2021/996 Esas, 2022/2051 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 03.04.2023 tarihli 2023/3539 Esas, 2023/3579 Karar sayılı kararında; "...eldeki davada işveren ile davacı işçi arasında sulh olunmuş ise de, iş göremezlik oranının değişmesi karşısında elde edilecek hüküm sonrasında bazı yükümlülüklerle karşılaşacak olan işverenin hak alanını da ilgilendirdiğinden, davalı Kurumla aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan işverene yöntemince husumet yöneltilerek davaya katılımının sağlanması için davacı tarafa uygun süre tanınmalı, işveren davaya dahil edilerek yargılama buna göre sürdürülmelidir.

Diğer taraftan, inceleme konusu davada yasal prosedür tamamlanmak suretiyle, Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulunun ve Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun kararları ile davacının %9,2 oranında işgöremez olduğunun belirlendiği, her ne kadar söz konusu işgöremezlik oranı %10'un altında kalması sebebiyle davacıya aylık bağlanamayacak ise de, davalı Kurum tarafından belirlenen %7,3 oranındaki sürekli iş göremezlik oranının, kesinleşen prosedür kapsamında %9,2 oranına çıkmış olması karşısında, davacı lehine olarak değişen oran nedeniyle, sürekli iş göremezlik oranının tespiti talebi bakımından davacının hukuki yararının bulunduğu belirgin olup, Mahkemece belirlenen iş göremezlik oranı hüküm altına alınması gerekirken davanın reddi şeklinde hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının geçici iş göremezlik süresinin sonu olan 13.08.2017 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik oranının %9,2 olduğunun tespitine, davacının malullük aylığı hak ettiğinin tespitine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyizi; malüllük maaşı bağlanması talebinin reddine karar verilmesi yönünden kararın hatalı olduğunu, söz konusu iş göremezlik oranıyla malüllük aylığı bağlanmamasının hak ve adalete sığmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı Kurum temyizi; davacının maluliyet oranına ilişkin Adli Tıp 2. Üst Kurulu gerekli incelemeyi yaptığını ve davacının maluliyet oranını %9,2 olarak belirlediğini, hal böyleyken davacının maluliyet oranı %10'un altında kaldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

3. Dahili davalı şirket temyizi; davacının maluliyet oranının %10 altında olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekir iken Mahkemece davanın "kısmen kabulüne" karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı asilin hala müvekkili şirket bünyesinde çalışmaya devam etmekte olup iş görmesine engel herhangi bir durumunun söz konusu olmadığını beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının maruz kaldığı iş kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik oranının tespiti ile gelir bağlanması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371
inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.