WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5821 E.  ,  2024/6711 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2097 E., 2024/462 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/282 E., 2021/124 K.

Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının adına kesilen 01.09.2009 tarihli tevkifata istinaden çıkan prim borçlarının yapılandırılarak Kuruma ödendiğini, kesilen tevkifata ilişkin olarak hizmet verilmesinin Kurumdan talep edildiğini ancak Kurum tarafından 01.10.2008 tarihinden sonraki tevkifatlara göre hizmet verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile talebin reddedildiğini belirterek kesilen tevkifata istinaden davacının 13.08.2009 tarihini takip eden aybaşından ilk tescilin yapıldığı 15.02.2013 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 2013/11 sayılı Genelgede, 01.10.2008 tarihinden sonra sattıkları ürün bedellerinden tevkifat yapılanların sigortalılıklarının, ziraat odasına kayıtlarının yapıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde tespit yapılması halinde odaya kayıt tarihinden, bu süreyi geçirenlerin ise tespitlerin yapıldığı tarihten itibaren başlatılacağının belirtildiği, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tarım sigortalılığında ilk tescilinin ... Gıda Tarım Şti.'ye ait 13.08.2009 tarihli tevkifata istinaden 01.09.2009 tarihinde yapıldığı, sonrası 02.03.2015 tarihli sigorta prim ödemesinin bulunduğu, ara dönem içeresinde prim ödemesine rastlanılmadığı, 4 yıl 6 ay 6 gün Bağ-Kur hizmetinin bulunduğu, 2009-2013 yılları arası dönemde müstahsil makbuzlarında Bağ-Kur kesintisine rastlanılmadığı görülmüş, Kurumun 28.09.2020 tarihli cevabi yazısı ile 13.08.2009 tarihli 41 TL tutarlı bir müstahsil makbuzunun geçerli olduğu, başkaca bir makbuzun olmadığı, gerekçeleriyle; davanın kısmen kabulü ile davacının 13.08.2009 tarihli tevkifata istinaden 01.09.2009-31.12.2009 tarihleri arası dönem davacını 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 2009, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarında mahsül satışı yaptığı, tevkifat makbuzları incelendiğinde teslim edilen mahsülün cinsi ve tonajının açıkça belli olması nedeniyle tarımsal faaliyetinin aralıksız devam ettiği, bu satışlar nedeniyle tevkifat kesintisi yapılmadığı, bu durumun davalı Kurumla ürünü teslim alan firma arasındaki bir problem olduğu, davacının bir kusur ve sorumluluğunun olmadığı, Bağ-Kur tevkifat kesintili veya kesintisiz mahsul teslimi yaptığı belli olmasına rağmen hizmet verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleriyle istinaf yoluna başvurulmuştur.

Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği dönemler için sadece 13.08.2009 tarihli müstahsil makbuzunun bulunduğu, bu kesintiye dayanarak 13.08.2009 ile 31.12.2009 tarihleri arası dönem için hizmet verilmesine karar verildiği, verilen kararın hatalı olduğu gerekçeleriyle, verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 4/1-b sigortalılık tescilinin 01.09.2009 tarihinde yapıldığı, 08.11.2005-25.12.2014 tarihleri arasında Hadim Ziraat Odası'nda kaydının bulunduğu, davacının ... Gıda Tarım Ürünleri Nak. Tic. ve San. Ltd. Şti.'ye ürün tesliminden dolayı 13.08.2009 tarihinde 41 TL prim kesintisinin bulunduğu, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarında da ürün teslimi olmasına rağmen bu yıllarda prim kesintisinin bulunmadığı, davacının 02.03.2015 tarihinden itibaren Bağ-Kur prim ödemesinin bulunduğu ve 4 yıl 6 ay 6 gün Bağ-Kur hizmetinin mevcut olduğu, davacı tarafça talep edilen 2012 ve 2013 yıllarında müstahsil makbuzlarında Bağ-Kur kesintisine rastlanılmadığı gibi bu yıllara ilişkin prim ödemesinin de bulunmadığı anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurularının, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan ayrı ayrı esastan reddine karar vermiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

Davalı Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının 13.08.2009 tarihini takip eden aybaşından ilk tescilin yapıldığı 15.02.2013 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleridir.

2926 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde, Kanunla veya Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3.maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir.

Anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin (b) bendinde "Tarımsal faaliyette bulunanlar: kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak tanımlanmış, 5 inci maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6.maddesinde ise, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanun'un 9 uncu maddesi Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir.

Anılan Kanun'un 10 uncu maddesine göre ise, kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir.

Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanunda, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanun'un 79 ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, yada tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti" söz konusu olamayacaktır.

Öte yandan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2926 sayılı Kanun'un uygulanmasına ilişkin 26.03.1994 günlü 4 nolu tebliğine göre ürün bedellerinden % 1 oranında tevkifat yapmakla yükümlü gerçek ve tüzel kişilerin bu tevkifatı yaparak Kurum hesabına intikal ettirmek zorunda oldukları, kesinti yaptığı halde Kurum hesabına yatırmayan gerçek veya tüzel kişilerin, Kuruma karşı sorumlu oldukları, bu kesintilerin yasal faiziyle birlikte kendilerinden tahsil olunacağı TCK.'nın 526 ncı maddesi gereğince cezalandırılmaları için suç duyurusunda bulunulacağı bildirildiğinden davacının sattığı ürün bedelinden kesinti yapıldığının tespiti sigortalılığın kabulü için yeterli olup, kesintiyi yapan davalı Kuruma karşı sorumlu olacağından kesinti yapıldıktan sonra Kurum hesabına yatırılmamış olması dahi sonuca etkili değildir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.2017 tarih 2015/10- 1283 E. 2017/242 K. sayılı kararına göre de tevkifat kesintisinin Kuruma intikal etmemesi Tarım Bağ-Kur sigortalılık hakkı kazanmasına engel değildir.

3.Değerlendirme
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Yukarıda açıklanan yasal mevzuat çerçevesinde; dosya kapsamında 2009-2013 yılları arası davacının yapmış olduğu ürün teslimleri ve müstahsil makbuzlarının varlığı, 25.02.2010-02.04.2012 tarihleri arası tarımsal desteklemeden yararlanmış olması, 08.1.2005-25.12.2014 arası devam eden ziraat oda kaydı olan davacının devam eden tarımsal faaliyetinin varlığı karşısında; talebe konu edilen ve Mahkemece reddine karar verilen 31.12.2009-15.02.2013 arası dönem yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken bu dönem yönünden davanın reddine yönelik verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.06.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.