WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5799 E.  ,  2024/6083 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2099 E., 2024/370 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/192 E., 2023/301 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının çiftçilikle uğraşan davalı dayısının yanında 17.03.1998 tarihinden itibaren tarımsal faaliyetlerde çalışmaya başladığını, 05.01.2000 tarihine kadar sigorta primlerinin yatırıldığını, 05.01.2000 tarihinden 20.07.2012 tarihine kadar ise sigorta primlerinin ödenmediğini, bu durumu yaşlılık aylığı alabilmek için Kuruma yaptığı başvuru neticesinde öğrendiğini beyanla 05.01.2000 - 20.07.2012 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yeğeni olan davacının maddi durumunun kötü olması nedeniyle onu işe alan davalının, davacının sigorta girişini yaptırdığını, işlerinin kötü gitmesi nedeniyle davacıyı çalıştırdığı narenciye bahçesini satmak zorunda kaldığını, 05.01.2000 yılında da davacıyla anlaşarak sözleşmesini feshettiğini, bu tarihten sonra işçi çalıştıracak büyüklükte bir faaliyetinin olmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davalının maddi durumu kötü olan davacıya yeğeni olması nedeniyle yardımda bulunduğunu, bunun dışında davacının davalının yanında çalışmasının, davalının vekili olarak hareket etmesinin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

2. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücücü süre yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının 17.03.1998-05.01.1999 tarihleri arasında çalıştığının Kurum tarafından tespit edildiğini, davacının belirttiği tarihlerde çalışmasının olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının, 36709.33 sicil nolu davalılar murisi ... işyerinde asgari ücretle,

- 06.01.2000-31.12.2004 tarihleri arasında tüm dönem tam zamanlı çalıştığı
- 01.01.2005-07.02.2007 tarihleri arasındaki dönemde her yıl Kasım- Aralık- Ocak- Şubat- Mart -Nisan ve Mayıs aylarında tam zamanlı çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece verilen kısmi kabul kısmi ret kararının sonuç kısmına ilişkin gerekçe içeriğinin yeterli olmadığını, kararın niteliğine göre gerekçeli kararda yeterli gerekçe Mahkemece yazılmadığını, davalı ...'a ait 1,5 dönümlük taşınmazda işçi çalışmasının gerekliliğine ilişkin keşif talebine yönelik iddia hususunda tanıklarından ...’ın 1998-2012 yılları arasında, davalıya ait narenciye bahçesinde müvekkilinin bahçe sulama, ilaçlama, sürme işleriyle uğraşır durumda olduğunu bildirir beyanı bulunduğunu, yine tanıklarından ...’ın müvekkilinin yine aynı narenciye bahçesinde gübreleme, ilaçlama, sulama işleriyle uğraştığı, zaman zaman da bahçecilik yaptığı ve her iki tanığın da öncelikle davalıya ait narenciye bahçelerinin bitişiğinde kendilerine ait narenciye bahçelerinin de bulunduğunu ifade ettiklerinin açık olduğunu, ayrıca davalıya ait narenciye bahçesi son tahlilde 1,5 dönüm iken, artık halihazırda, tamamen şehirleşmenin olduğu yerde bulunması sebebi ile kat karşılığı inşaata konu edilmekle, ortada keşfe konu edilebilecek bir narenciye bahçesi de bulunmadığını, dosya içeriğinde bir çok lehlerine hazırlanmış bilirkişi raporlarının mevcut olduğunu, tapu kayıtları itibariyle de, davalı ... ...'ın devir yaptığı tarihlerin sabit olduğunu, hal böyleyken, kısmi kabul durumuna göre ... ...'un yılın sadece 7 ayında çalıştığının kabul edilmesi taraflarınca olanaksız olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kararın sonuç kısmına ilişkin gerekçe içeriği yeterli ve anlaşılır olmadığını, davanın 5 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığı ve bu nedenle davanın süre bakımından ve davanın zamanaşımına uğramış olması bakımından davanın reddi gerektiğini, Mahkemece taraflarını ileri sürdüğü delillerin tam olarak toplanmadığını ve şahitlerinin tamamının dinlenmediğini, bu sebeple eksik delille karar verildiğini, yine hüküm kısmında belirtilen tarihlerle içeriğini kabul etmemekle birlikte bilirkişi raporunda belirtilen çalışma sürelerine ilişkin tarihlerin birbiri ile çeliştiğini, ...’un ... yanında çalışması olmadığını, buna ilişkin yeterli delil bulunmadığını, mahallinde keşif yapılmadığını, sadece bilirkişi raporu alındığını, ancak alınan raporun da karar vermeye elverişli olmadığını, ...’ın 2000 yılından sonra işinin bozulduğu, 2004 yılından sonra kendine ait tarım arazilerinin büyük bir kısmını kaybettiğini, son olarak ...’ın 1,5 dönüm içerisinde bir adet evinin kaldığı ve işçi çalıştırmak için yeterli ve geçerli bir konumunun olmadığını, ...’un kendine ait tarım arazilerinin olduğu hususunun dosyadaki tanık anlatımları ile anlaşıldığını, davacı tarafın davasını ispatlayamadığını ileri sürmüştür.

3. Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece yeteri kadar araştırma yapılmaksızın karar oluşturulduğunu, tanık anlatımları çelişkili olmasına rağmen tanık anlatımlarına itibar edildiğini, yeterli inceleme ve araştırma ile çalışma olgusunun kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini, söz konusu dava hizmet tespitine ilişkin olduğundan Kurumun feri müdahil olarak bulunması gerektiğini, bu yönden de Mahkeme kararının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ve davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri; istinaf dilekçeleri ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 05.01.2000-20.07.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un maddesi 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”

Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

2. Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.

Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2. İnceleme konusu eldeki davada, davacının davalılar murisi ...'ın narenciye bahçesi işyerinde 05.01.2000 - 20.07.2012 tarihleri arasında tarihleri arasında çalıştığını, feri müdahil Kuruma sigortalılığının eksik bildirildiğini beyanla sigortasız olarak geçen çalışmalarının tespitinin talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; davacının davalı işyerinde çalışma iddiasına yönelik araştırma yeterli olmayıp, Mahkemece sonuca eksik inceleme ile gidilmiştir.

2. Dosya kapsamında mevcut Kurum kayıtlarına göre; davacının 36709 sicil numaralı ... unvanlı işyerinden 17.03.1998 - 05.01.2000 tarihleri arasında kısmi zamanlı sigortalı bildiriminin yapıldığı, talep konusu dönem içerisinde davacı adına yapılmış herhangi bir sigortalı bildirim bulunmadığı, öte yandan davacının çalışmasının geçtiği arazinin davalılar murisi ...'ın dava dışı ...'a borçlanması üzerine bir bölümünü 2004 yılında bu kişiye devrettiği yönündeki ceza dosyası kapsamındaki beyanlar dikkate alınarak arazinin 2004 yılından sonra 16 dekar kadar kaldığının değerlendirildiği, buna göre Mahkemece davacının 06.01.2000-31.12.2004 tarihleri arasında tüm dönem tam zamanlı, 01.01.2005- 07.02.2007 tarihleri arasındaki dönemde ise her yıl kasım- aralık- ocak- şubat- mart -nisan ve mayıs aylarında tam zamanlı çalıştığının tespitine dair karar verilmiş ise de; 2004 yılından sonraki dönem için Mahkeme hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

3. Bu doğrultuda Mahkemece, 01.01.2005-07.02.2007 tarihleri arasındaki dönem yönünden de davacının çalışmasının tam zamanlı olup olmadığının belirlenmesi amacıyla davacı ve davalılar murisi ...'ın ifadelerinin yer aldığı ceza dosyası kapsamındaki tüm ifadelerin değerlendirilmesi suretiyle çalışmanın geçtiği arazinin dava dışı ...'a hangi tarihte teslim edildiğinin netleştirilmesi, özellikle 20.05.2011 suç tarihi itibariyle dava dışı Mustafa'nın kendisine devredilen meyve bahçesinde davalılar murisi ...'ın talimatı ile davacının diğer işçiler ile meyve topladığı iddiasında bulunduğu, buna göre meyve bahçesinde anılan dönemdeki çalışmanın da halen tam zamanlı olarak devam edip etmediği hususlarının netleştirilmesi, diğer taraftan Mahkemece söz konusu meyve bahçesinin 07.02.2007 tarihinden sonra imarla arsa vasfına dönüştüğü, ayrıca tanık ...'ın beyanı da değerlendirilerek bu tarihten sonraki dönemde davacının çalışma iddiası kabul edilmemiş ise de; bu dönem yönünden de davacı talebinin tanık beyanları ve ceza dosyası kapsamına göre değerlendirilmesi, gerektiğinde tanıkların yeniden bilgi ve görgülerine başvurulması, ilgili Belediye Başkanlığından çalışmanın geçtiği arazide imara açılma kapsamında parselasyon işlemlerinin ne zaman yapıldığı, söz konusu arazinin narenciye bahçesi vasfından ne zaman çıkarıldığının sorulması, özelilike söz konusu taşınmazın ne zamandan itibaren bahçe vasfını kaybettiğinin tespiti bakımından gerekirse mahallinde keşif icra edilmesi suretiyle dosya kapsamında yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak 2004 yılından sonraki çalışma iddiasına ilişkin uyuşmazlık, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz harcının istek halinde ilgili tarafa iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.