WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5778 E.  ,  2024/7967 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2779 E., 2023/3224 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 45. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/219 E., 2022/98 K.

Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle 5434 sayılı Kanun'un 4/1-c kapsamında hekim olarak 15.11.1990 tarihinde göreve başladığını, kesintisiz olarak 09/2008 tarihine kadar bu statüde çalıştığını 23.09.2008 tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun'un 4/1-a kapsamında çalışmaya devam ettiğini, 28.04.2020 tarihinde emekliliğe ayrılma ve yaşlılık aylığı bağlanması talebini içeren dilekçesini Kuruma verdiğini, işbu talebinin akıbetini sorgulamak ve gereğinin yapılması talebi ile Kuruma yaptığı 29.07.2021 ve 19.08.2021 tarihli başvurularının cevapsız kaldığını, Kurumun 22.06.2021 tarihli yazısı ile 28.04.2020 tarihli talebinin işten ayrılış bildirgesi olmadığından 23.07.2020 tarihinde işlemden kaldırıldığının bildirildiğini, ancak yazının tarafına tebliğ edilmediğini belirterek, Anayasa Mahkemesi tarafından 2019/104 Esas 2021/13 Karar sayılı ve 14.01.2021 tarihli ilam ile “17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun mülga 62 nci maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan “…çalıştığı işten ayrıldıktan sonra…” ibaresinin Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiğini, bu düzenleme doğrultusunda sonrasında verilen Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 10.06.2021 tarihli 2020/5130 E. 2021/8064 K. sayılı kararının da emsal nitelikte olduğunu ifade ederek 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesindeki üç aylık süre gözetilmek suretiyle 28.04.2020 tarihi izleyen aybaşından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini, birikmiş aylıklarının ve her bir aylığın hak ediliş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesi gerektiğinin tespitini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesine özetle davacının bu yönde Kuruma başvurusunun olup olmadığının araştırılarak bu yönde başvurusunun olmaması halinde davanın usulden reddinin gerektiğini, emeklilik şartları ile yaşlılık aylığı bağlanması şartlarının 5510 sayılı Kanun'da açıkça düzenlendiğini, müracaat için gerekli belgeler arasında işten ayrılış bildirgesinin mutlaka bulunması gerektiğini, davacının faiz talebinin de yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 28.04.2020 tarihli tahsis talebinin geçerli olduğunun tespiti ile bu tarihi takip eden aybaşı olan 01.05.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının ve 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi gereğince yaşlılık aylığı tahsis tarihini takip eden 3 aylık yasal sürenin sonundan itibaren yaşlılık aylıklarının yasal faizleriyle davalı tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinafında özetle Kurum işlemlerinin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 22.04.1968 doğumlu olan davacının, 15.11.1990 yılından itibaren sigorta kaydının başladığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da yer aldığı üzere davacının 506 sayılı Kanun Geçici 81 inci madde B-I bendi gereği aranan 25 yıl 52 yaş ve 5525 gün sayısını talep tarihi olan 28.04.2020 tarihi itibariyle sağladığı, Kurum tarafından davacıya hitaben verilen 23.07.2020 ve 22.06.2021 tarihli cevabi yazılarda davacının talebinin işten ayrılış bildirgesi olmadığından işlemden kaldırıldığının bildirildiği, ancak Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 27.10.2021 tarih, 2021/1953 Esas ve 2021/12982 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, 506 sayılı Kanun'un mülga 62 nci maddesindeki “çalıştığı işten ayrıldıktan sonra” ibaresinin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiği hususu dikkate alınarak davacıdan artık bu şartın sağlanması istenemeyeceği, 15.11.1990 yılında işe başlayan 22.04.1968 doğumlu davacının 52 yaşını 22.04.2020 itibariyle tamamladığı ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda da yer aldığı üzere aranan prim ve hizmet yılını sağladığı bu hususların Kurumun cevabi yazılarında da yer aldığı anlaşılmakla, iş bu davanın kabulü ile davacının 28.04.2020 tarihli tahsis talebinin geçerli olduğunun tespiti ile bu tarihi takip eden ayın başı olan 01.05.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının ve 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi gereğince yaşlılık aylığı tahsis tarihini takip eden 3 aylık yasal sürenin sonundan itibaren yaşlılık aylıklarının yasal faizleriyle davalı tarafından davacıya ödenmesine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu ve kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; davalı Kurum vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile birikmiş aylıklarının faiziyle tarafına iadesi istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

Mülga 506 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin 1 inci fıkrası, Geçici 81 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 28 inci maddesi ve 42 nci maddesi hükümleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.