10. Hukuk Dairesi 2024/5776 E. , 2024/6467 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2108 E., 2024/306 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 17. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/81 E., 2022/63 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve isteğe bağlı Bağ-Kur ihya isteminin kabulü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asil dava dilekçesi ile müvekkilinin 21.06.2007 tarihinde isteğe bağlı olarak 66563822503 Bağ-Kur numarası ile sigortalı olduğunu, ancak prim yatırmaması sebebi ile prim borcunun silindiğini ve 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 24 üncü maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 24 üncü maddesi eklenmiş olduğunu, bunun üzerine müvekkilinin 31.07.2018 tarihinde SGK Esenyurt birimine ve cevap gelmeyince 07.12.2018 de bir kez daha başvurduğunu ve akabinde ise 05.11.2018 tarihli yazı ile taksitlendirmede 110 TL prim borcu çıkarıldığını bunun yatırıldığını, ancak yakın tarihte Bağ-Kur kaydının olmadığını öğrendiğini, böylece isteminin kabul edileceği belirtilerek prim tahsil edilmesine rağmen ihya işleminin haksız olarak yapılmadığını beyan etmek suretiyle; 21.06.2007-27.06.2011 tarihleri arası isteğe bağlı Bağ-Kur ihyası isteminin kabulü yasa gereği ödenmesi gereken primlerin müvekkilinden alınarak Kurum kayıtlarına işlenmesini, şayet bu talebi kabul edilmez ise zaten alınan Bağ-Kur primi ile giriş kaydı sabit olan müvekkilinin prim tarihinin ve yatan priminin kayıtlara işlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile dava açılmadan Kuruma başvurma şartının yerine getirildiğinin dava dilekçesinden anlaşılamadığını, Kurum kayıtlarının esas otduğunu da beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, yasal düzenlemeler ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının davasını dayandırdığı yukarıda belirtilen düzenlemelerde köy ve mahalle muhtarları, kendi nam ve hesabına çalışanlar ile tarımda kendi nam ve hesabına çalışanları kapsayan bir düzenleme olup isteğe bağlı sigortalılıkları kapsamadığı değerlendirilmiş ve davacı hakkında söz konusu yasal düzenlemelerin tatbikine yer olmadığı kanaatine varılmıştır. 7143 sayılı Kanun'un 7/b maddesinin ise bu Kanuna göre yapılan başvurunun tarihi itibariyle ilgili mevzuata göre ödeme imkanı ortadan kalkmamış isteğe bağlı ve topluluk sigortası primini kapsama aldığı görülmekte olup, davacının 21.06.2017 tarihindeki tescilinin akabinde hiç prim ödemesi yapmaması sebebiyle başlangıç tarihinden itibaren sigortalılığının durdurulmuş olmasından dolayı ödeme imkanının kalmadığı anlaşılmakla davacı talebinin kabulünün mümkün olamayacağı değerlendirilmiş ve Kurum işleminin yerinde olduğu anlaşılmakla davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinafında özetle; '' 7143 sayılı Kanun gereği yapılmış ihya talebimizle ilgili olarak tam ihya yapılmayıp kısmi olarak alınan prime rağmen giriş kaydının gösterilmemesi işleminin iptali ile 2007 ile SGK'ya giriş tarihi olan sürenin ihyasına karar verilmesi, bu talebimiz yerinde görülmezse alınan prim ile sigorta giriş tarihinin 21.06.2007 olarak tespiti ve kayıtlara işlenmesi talebimiz mevcut olup; yapılan yargılama ile itirazlarımıza rağmen bunlar dikkate alınmadan dava ret edilmiştir. Bilirkişi çıkan Kanun ile isteğe bağlı Bağ-Kur'un Kanun kapsamında olmadığı madde metni yaparak yorum sonucu bu kanaate varmıştır. Oysa ki ihya şartlarını sayarken tescil kaydı olup ve fakat tahakkuk eden primi ödemediği için tescil kaydı silinenler bu haktan faydalanır şeklinde olup yasal düzenleme getirilmiştir. İsteğe bağlı Bağ-Kur'un kapsamadığı sonucuna varmak için yasa maddesinin açıkça isteğe bağlı olan Bağ-Kur'lular bu kapsam dışındadır açık hükmü olmalıdır. Zira af Kanunu genel düzenleme ve genel şartları düzenlemiş Bağ-Kur kaydı ve tescili yapılmış ise ve sonra bu silinmiş ise yasal şartlar oluşmuş olup müvekkil yasal sürede başvuruyu yapmıştır. Kaldı ki Kurum prim tahakkuk ettirmiş ve prim ödemesi almış olmasına rağmen, Mahkeme kanuna aykırı olarak davayı ret etmiştir.'' gerekçesiyle kararın kaldırılması ve davanın kabulünü talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "... Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının 7143 sayılı Kanun doğrultusunda yapmış olduğu yapılandırmanın geçerli olup olmadığı ve bu nedenle de 21.06.2007-27.06.2011 arası isteğe bağlı sigortalılıkların geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacının sicil dosyası incelendiğinde 14.07.2007 tarihinde İsteğe Bağlı Giriş Bildirgesi verdiği ve bunun kayıtlara 21.06.2007 tarihinde geçtiği, bu sebeple kendisine 6663822503 Bağ-Kur numarası verildiği, davacının hizmet cetvelinde 28.06.2011 tarihinden itibaren 4/1-a sigortalısı olarak primlerinin yattığı Bağ-Kur 4/1-b sigortalılık durumunun bulunmadığı, Bağ-Kur hizmet cetvelinde tescil tarihi 21.06.2007 görülmesine rağmen hizmet süresinin (0) olarak görüldüğü anlaşılmıştır.
Davacının 31.07.2018 tarihinde Esenyurt SGM'ye yaptığı başvuruda sanal terkinin düzeltilmesini talep ettiği, aynı tarihli 7143 sayılı Kanun çerçevesinde ihya işlemi için talep dilekçesi verdiği, Esenyurt SGM tarafından 08.08.2018 tarihli yazı ile birikmiş borçlarının yapılandırıldığı ve ödeme planının gönderildiği, ödenecek taksitler tutarının 100.15 TL ve geri ödeme tarihinin 31.08.2018 olarak bildirildiği, 31.10.2018 tarihli başvurusunda yapılan tebligatın iade edildiği gereğinin yapılmasını talep ettiği, bu talep üzerine Esenyurt SGM'nin 06.11.2018 tarihli cevabında “prim borcu yapılandırılmış olup yapılandırmadan yararlanmak için 110 TL'yi yazının tebliğinden itibaren 1 ay içinde ödeyerek bir örneğin merkeze ibraz etmesi” bildirildiği, davacının bu miktarı ödediğine dair olan makbuzun gönderilmiş olduğu gibi davacı tarafından da dava dilekçesi ekinde sunulduğu (dekontta 07.12.2018 tarihinde 7143 sayılı Kanun'a göre isteğe bağlı yapılandırması yapıldığı belirtilmiş), davacının 07.12.2018 tarihinde yeniden dilekçe vererek ihya talebi üzerine yapılan işlem ile ilgili yazı istediği, buna karşılık Esenyurt SGM tarafından 12.12.2018 tarihli yazı ile cevap verildiği ve bu cevapta (21.06.2017 tarih itibariyle isteğe bağlı olarak 4/b tescilinin yapıldığı tespit edilmiştir. Sigortalılığınınız hiç ödeme yapmadığınızdan başlangıç tarihi itibariyle durdurulmuş olup, geriye yönelik ödeme şansınız bulunmamaktadır.) cevabı verildiği ve bahse konu davayı açtığı anlaşılmıştır.
Öte yandan uyuşmazlıkta uygulanması gereken, 18.05.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7143 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen geçici 76 ncı maddede; “Köy ve mahalle muhtarları, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, Kuruma kayıt ve tescilleri yapıldığı hâlde, 31.05.2018 tarihi itibarıyla prim borcu bulunanların, bu tarihten önceki sürelere ilişkin prim borçlarını, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ikinci ayın sonuna kadar ödememeleri veya ilgili Kanunları uyarınca yapılandırmamaları halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Durdurulan süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek bunlara Kurum alacakları arasında yer verilmez. Sigortalılıkları durdurulanlardan bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya devam edenlerin sigortalılıkları 01.06.2018 tarihi itibarıyla yeniden başlatılır.
Ancak, daha sonra sigortalı ya da hak sahipleri tarafından talep edilmesi hâlinde durdurulan sigortalılık sürelerinin tamamı, talep tarihinde 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden borç tutarı hesaplanarak ihya edilir. Hesaplanan borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Tebliğ edilen borç tutarının bu süre içinde tamamen ödenmemesi hâlinde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu madde kapsamında ödenmiş olan tutarlar ilgilinin prim ve prime ilişkin borcunun bulunmaması kaydıyla faizsiz olarak iade edilir. İhya edilerek kazanılan hizmet süreleri borcun ödendiği tarihten itibaren geçerli sayılır.
Birinci fıkraya göre sigortalılıkları durdurulanlar ile bunların bakmakla yükümlü olduğu kişiler hakkında 01.01.2012 tarihinden bu maddenin yürürlük tarihine kadar durdurulan süreler için genel sağlık sigortası hükümleri uygulanmaz.
Sigortalılıkları önceki Kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir.” şeklindedir.
Dosya kapsamında alınan 28.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tescil talebinden sonra prim ödememiş olması sebebi ile sigortalılığın başlangıç tarihi itibariyle durdurulmuş olması sebebi ile kabul edilmiş yapılandırma talebinin sonucu geriye yönelik ödeme durumu bulunmadığı kabul edildiğinde davacı talebinin kabulünün mümkün olamayacağı ve Kurum işleminin yerinde olduğu; ancak aksi görüşte ise, Kurumca yapılandırma işlemi kabul edilip parası da tahsil edildikten sonra başka bir bildirimin yerinde olmadığının kabulü halinde ise davacı talebinin kabulü ile 21.06.2007 tarihinden 4/a sigortalılık tarihi olan 28.06.2011 tarihinden 1 gün evveli olan 27.06.2011 tarihleri arası ihya talebinin kabulünün mümkün olacağı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Somut olayda; tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, yasal düzenlemeler ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının davasını dayandırdığı yukarıda belirtilen düzenlemelerde köy ve mahalle muhtarları, kendi nam ve hesabına çalışanlar ile tarımda kendi nam ve hesabına çalışanları kapsayan bir düzenleme olup isteğe bağlı sigortalılıkları kapsamadığı değerlendirilmiş ve davacı hakkında söz konusu yasal düzenlemelerin tatbikine yer olmadığı kanaatine varılmıştır. 7143 sayılı Kanun'un 7/b maddesinin ise bu Kanun'a göre yapılan başvurunun tarihi itibariyle ilgili mevzuata göre ödeme imkanı ortadan kalkmamış isteğe bağlı ve topluluk sigortası primini kapsama aldığı görülmekte olup, davacının 21.06.2017 tarihindeki tescilinin akabinde hiç prim ödemesi yapmaması sebebiyle başlangıç tarihinden itibaren sigortalılığının durdurulmuş olmasından dolayı ödeme imkanının kalmadığı anlaşılmakla davacı talebinin kabulünün mümkün olamayacağı değerlendirilmiş ve Kurum işleminin yerinde olduğu anlaşılmakla davanın reddin karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının 21.06.2007-27.06.2011 tarihleri arasında isteğe bağlı Bağ-Kur ihyası talebinin kabulü, yasa gereği ödenmesi gereken primlerin davacıdan alınarak Kurum kayıtlarına işlenmesi, bu talep kabul görmez ise daha önce alınan Bağ-Kur primleri ile giriş kaydı olan davacının giriş tarihinin ve yatırılan primlerin sigorta kayıtlarına işlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci, 5510 sayılı Kanun'un geçici 76 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!