WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5772 E.  ,  2024/6517 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3459 E., 2024/605 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/632 E., 2022/82 K.

Taraflar arasındaki terditli olarak açılan iş kazası olmadığının ya da sürekli iş göremezlik oranının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüyle sürekli iş göremezlik oranının tespitine karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili ile davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının geri dönüşüm ve kumaş sektöründe faaliyet gösteren Yeşildağ Tekstil isimli iş yerinin sahibi olduğu, davacıya ait E-5 Karayolu üzeri Ulaş Işıklar Mevkiinde bulunan kumaş deposunun çatı onarım işini yapması için usta olan ... ile anlaştığı, çatı onarım ve izolasyon işi malzeme ve işçilik dahil toplam 1.700,00 TL götürü bedelle bu işin ...'a verildiği, ...'un üstlendiği işte kullanılması gereken malzemeleri bizzat tespit ve temin ettiği, somut olayda ...'un davacıya karşı yerine getirmesi gereken borcu ifa etmekte iken 26.05.2016 tarihinde davalı iş yerinde kaza geçirdiği, davacının bu kazadan sorumlu olmadığı, davalı işçinin 26.05.2016 tarihinde geçirdiği kazanın ardından SGKB İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce (Kurum Sağlık Kurulu) maluliyet oranının %23 olarak tespit edildiği, olay günü davalı kazazedenin çatı tamir olduktan sonra, etrafta kimse yokken ve deponun kapısı kilitli iken çatıya çıktığı, bunun sonucunda da kazanın gerçekleştiği, davalı ...'un davacıya haber vermeksizin kendi başına hareket etmesi sonucu kemer takmadan çatıya çıkması sonucunda kazanın gerçekleştiği iddiasıyla meydana gelen kazanın iş kanunu anlamında iş kazası olmadığının tespiti, aksi kanaat oluşur ise meydana gelen kaza neticesinde davalının daimi bir iş görme kaybının oluşup oluşmadığının, oluşmuş ise maluliyet oranının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum tarafından dava konusu yapılan sigortalı maluliyet oranının resmi ve tam teşekküllü hastane kayıtları ve yüksek sağlık kurulu kararları ile Çorlu 2. İş Mahkemesinin 2018/692 Esas dosyası ile saptanmış olduğu, bunun aksini iddia edenin ispat ile mükellef olduğu, davacının %32 malüliyet oranını ispat etmesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya karşı Çorlu 2. İş Mahkemesinin 2016/389 Esas sayılı dosyası ile iş kazası nedeniyle maddi-manevi tazminat istemli dava açıldığı, davada davacı tarafından olayın iş kazası olmadığı yönünde savunma yapıldığı, ilgili dosyanın gerekçeli kararında "Davalı vekili taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, iş hukuku anlamında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını savunmaktadır. Ancak müfettiş raporunda beyanında davalı ..., davacı ...'un iş yerinde 25.05.2016 tarihinde çalışmaya başladığını, beden işçisi olarak işe alındığını, ikinci gün kaza geçirdiğini beyan etmiştir. Davalı, eser sözleşmesine yorulabilecek herhangi bir beyanda bulunmamıştır. Yine davalı vekili cevap dilekçesinde davacı ile çatı tamiri işi için götürü bedelle anlaşıldığını savunmaktaysa da davalı asil SGK beyanında davacının kesinlikle çatı işinde görevlendirilmediğini ifade etmiştir. Davacının işe giriş bildirgesinin 26.05.2016 tarihinde Kuruma ulaştırıldığı, iş kazası bildiriminin ise 27.05.2016 tarihinde yapıldığı görülmektedir. Dosya kapsamında bulunan tüm bilirkişi raporlarında olayın iş kazası olduğuna dair mütalaa verilmiş olup SGK'nın da olayın iş kazası olduğu yönünde ünite kararı bulunmaktadır. Hal böyle olunca somut olaya uygun bulunmayan davalı yanın itirazına hukuken değer atfedilmemiştir." şeklinde davalının bu savunmasına karşın olayın iş kazası olduğu yönünde tespit yapıldığı ve kararın kesinleştiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi bulunduğu ve davaya konu kazanın iş kazası olduğu, diğer yandan Çorlu 2. İş Mahkemesinin 2016/389 Esas 2021/59 Karar sayılı dosyasında davalı ...'un iş kazası nedeniyle maddi tazminat talebi Mahkemece kabul edildiği ve karar kesinleştiği, bu sebeplerle davacının davaya konu kazanın iş kazası olmadığının tespiti talebi yerinde görülmediği, Çorlu 2. İş Mahkemesinin 2016/389 Esas 2021/59 Karar sayılı dosyasında davalı ...'un maddi zararının Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu'ndan alınan raporda belirlenen %12,0 maluliyet oranı üzerinden belirlendiği, Çorlu 2. İş Mahkemesinin 2016/389 Esas 2021/59 Karar sayılı dosyasında Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi raporu arasında çelişki bulunduğundan Adli Tıp Kanunu'nun 15 inci maddesi gereği Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulundan çelişkiyi giderici rapor alınması gerektiği, Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu tarafından ...'un davaya konu kaza nedeniyle oluşan sürekli iş göremezlik oranı %12 olarak belirlenmiş olduğu gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile davacının davalı ...'un 26.05.2016 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olmadığının tespiti talebinin reddine, davalı ...'un 26.05.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle oluşan sürekli iş göremezlik oranının %12 olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ile davalı Kurum vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; idari başvuru yapıldığını gösteren bir belge ve açıklama bulunmadığı, Çorlu 2. İş Mahkemesinin 2018/692 Esas dosyasında maluliyet oranının tam teşekküllü hastane kayıtları ve Yüksek Sağlık Kurulu kararları ile saptandığı, raporlar arasında çelişkiler giderilmeden eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ilişki eser sözleşmesi olduğundan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, kaza sonrası davacı tarafından sehven davalının sigorta bildiriminin yapılmışsa da aralarında işçi işveren ilişkisi bulunmadığı, olayın iş kazası olmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'un kaza tarihi sonrasında davacı tarafından sigorta bildiriminin yapılması, davacıya ait iş yerinde işveren veya vekilinin buyruğu ve denetimi altında, yevmiye karşılığı (bağımlı olarak) edimini yerine getirmesi, taraflar arasındaki ilişki de hizmet akdinde olduğu gibi işçinin işi ifa, özen gösterme, sadakat borcuna karşılık, işverenin ücret ödeme, ihtimam ve yardım gibi borçlarının bulunması dikkate alındığında çalışmanın hizmet akdine dayalı olduğu; Çorlu 2. İş Mahkemesinin 2016/389 Esas 2021/59 Karar sayılı dosyasında ...'un iş kazası nedeniyle maddi-manevi tazminat istemiyle açtığı davada, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınan rapor ile Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararı arasında sürekli iş göremezlik oranına yönelik görüş ayrılığı çıktığı anlaşılmakla tazminat dosyasında çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kuruluna gönderildiği, eldeki tespit davasında Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu raporuna göre karar verilmesi isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, terditli olarak açılan iş kazası olmadığının ya da sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 19 ve 58 inci maddeleri ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.