WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5770 E.  ,  2024/6628 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2052 E., 2024/284 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/646 E., 2019/74 K.

Taraflar arasındaki mücbir sebep nedeniyle Kuruma olan borçların tahsiline yönelik icrai işlemlerinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ve davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili ve davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/2960 Müt. sayılı 09.12.2010 tarihli kararı ile davacı şirketin ve ortaklarının tüm mal varlıklarına ve banka hesaplarına el konulması ile faaliyetlerine devam edemeyen davacıların, davalı Kuruma bağlı şubelerini de kapatmak zorunda kaldıklarını, el koyma kararı mücbir sebep olduğundan borçlara faiz işletilemeyeceğini ileri sürerek, ödenmeyen borçların dökümünün Kurumdan istenmesine, el koyma kararından dolayı ödeyemedikleri borçların tahsilatına yönelik icrai işlemlerin el koyma kararı kaldırılana kadar durdurulmasına ve borçlara faiz işletilmemesine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Savcılık kararı ile yapılan bir işlemden dolayı davacıların kendilerine bir hak çıkarmalarının mümkün olmadığını, el koyma kararına karşı savcılığa veya idari bir karar varsa İdare Mahkemelerinde itiraz etmeleri gerektiğini belirterek, davanın reddi ile %10 haksız çıkma tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Dosya kapsamına göre, davacı şirketin, 506 sayılı Kanun'un 80 inci ve 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddelerindeki “haklı sebepleri olmaksızın” ödememe hali kapsamında davaya konu borçlardan sorumlu olmadığının kabulü ile bu anlamda kesinleşmiş prim ödeme emri karşısında icrai işlemlerin durdurulmasının mümkün olmadığı, haklı sebeple ödememe halinin şirket ortak ve yetkilileri yönünden düzenlendiğini, davacı şirketin bu düzenlemeden yararlanması mümkün olmadığı, öte taraftan şirket prim borçlarından müteselsil sorumlulukları bulunan davacı yöneticiler yönünden ise, söz konusu takiplerin kesinleşmiş olduğu, 5510 sayılı Kanun’un 91 inci maddesi kapsamındaki erteleme şartlarının bulunmadığı, kimsenin kendi eylemine ve tamamen kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceği yönündeki ... hukuk ilkesinin varlığı karşısında, ceza yargılamasına konu olan eylemler sebebiyle, davacıların tüm mal varlığına el konulması yönündeki işlem sebebiyle davacılar hakkında yürütülen prim takip işlemlerinin durdurulmasının mümkün bulunmadığı, nitekim, yine bir kısım davacılar hakkındaki Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 21.11.2018 tarih ve 2015/15633 - 2018/9651 E.K. sayılı ilamının bu doğrultuda olduğu anlaşılmakla, davanın reddine dair hüküm kurulmuştur.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; mal varlığına el konulan davacıların durumunun mücbir sebep olarak kabulünün hukuk ve hakkaniyet gereği olduğunu, ceza yargılamasının devam etttiğini, davacıların yargılama sonucunda beraat edeceklerini, yargılama devam ederken el koymanın davacıların kusuruyla olduğunun belirtilmesinin masumiyet karinesine aykırı olduğunu, bu kararla yargılanıp cezalandırılmışlar gibi bir sonuca varıldığını, el koyma kararının tedbir mahiyetinde olup beraat etmeleri halinde el koyma kararının kaldırılacağını, kararda belirtilen 5510 sayılı Kanun'un 91 inci maddesindeki tutukluluk halinin masumiyet karinesi gereği mücbir sebep olarak sayıldığını, bu anlamda hatalı değerlendirme ile karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; kararın haksız çıkma tazminatı yönünden kaldırılmasını istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, 5510 sayılı Kanun’un 91 inci maddesi kapsamındaki erteleme şartlarının bulunmadığı, haksız çıkma tazminatının düzenlendiği, 6183 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği anlaşılmakla, istinaf sebepleri gözetilerek yapılan istinaf incelemesine göre; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.

Davalı SGK Başkanlığı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mücbir sebep nedeniyle Kuruma olan borçların tahsiline yönelik icrai işlemlerin iptaline ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.