10. Hukuk Dairesi 2024/575 E. , 2024/3041 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1214 E., 2023/2537 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/173 E., 2022/20 K.
Taraflar arasındaki 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun gereğince aylık bağlanması istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Kurtuluş Kurşunun Düzce ilinde polis olarak Asayiş Büroda görev yapmakta iken 21.04.2016 tarihinde Şırnak İli Silopi İlçesinde Asayiş Büro Arama Timinde geçici görevlendirildiğini, 27.06.2016 tarihinde Polis evi kantin kısmında ihtiyat hazır kuvvet olarak arama ve tarama faaliyetinde bulunacak personellerin toplantı ve göreve hazırlık için bekledikleri sırada İbrahim Karabinanın arama tarama faaliyetine katılmadan önce silahını kontrol etmek amacıyla tabancasına ait şarjörü çıkartarak doldur boşalt yaptığı sırada silahı ateş alarak yaralandığını, müvekkilinin orada olma sebebinin Şırnak ilinde yürütülen operasyona destek mahiyetinde olduğunu, olayla ilgili bilgi ve belgelerden anlaşılacağı üzere hatta görevlendirildiği birimin yani Asayiş biriminin varlığından görüleceği üzere iç güvenlik ve asayiş görevi amacıyla hazırlık yapılırken rutin toplantı ve hazırlık aşamasında yaralanmış ve malul hale geldiğini, bu bağlamda müvekkilinin davalı idareye başvurarak tarafına 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlanmasını istediğini, ancak davalı idare müvekkilinin başvurusunu zımnen reddettiğini ve müvekkiline 2330 sayılı Kanun gereği vazife malullüğü aylığı bağlanmasının önüne geçtiğini ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin maluliyetine neden olan olayın 2330 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştiğinin kabulü ile müvekkiline 2330 sayılı Kanun gereğince vazife malullüğü aylığı bağlanması ve olay tarihinden itibaren bağlanacak aylığın yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, hak düşürücü süre yönünden haksız ve yersiz açalan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, "Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine;
Davacıya 15.08.2017 tarihinden itibaren 2330 sayılı Maddi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında görev malullüğü aylığının 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi göz önüne alınarak 15.11.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,"
karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 2330 sayılı Kanun'dan faydalanması gerektiğinin tespiti ve aylıklarının yasal faizi ile ödenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Eldeki dava dosyası incelendiğinde, davacının 27.06.2012 tarihinde polis memuru olarak göreve başladığı, Düzce ilinde polis olarak asayiş büroda görev yapmakta iken, Şırnak İli Silopi İlçesinde Asayiş Büro Arama Timinde geçici görevlendirildiği, 21.04.2016 günü saat: 09.45 sıralarında polis evi kantin kısmında arama ve tarama faaliyetlerinde bulunacak personellerin toplantı için bekledikleri ve polis memuru İbrahim Karabina'nın söz konusu faaliyete katılmadan önce silahını kontrol ettiği esnada silahın ateş alması sonucu yaralandığı, bu yaralanmasından dolayı hakkında, 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin 1 inci fıkrasına göre vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, ayrıca Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonunun 30.01.2018 tarihli ve 2018/007 sayılı kararı ile de davacının nakdi tazminat talebinin reddedildiği anlaşılmıştır. Davacı, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun kapsamında malullük aylığı bağlanmasını ve olay tarihinden itibaren bağlanacak aylığın yasal faiz ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un 1 inci maddesinde; “Bu Kanun'un amacı; barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle, trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamakla görevli olanların; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Teşkilatında bulunan patlayıcı maddelerin incelenmesi, muhafazası, nakli, imha edilmesi ve zararsız hale getirilmesi işlemlerinde görevlendirilenlerin bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya engelli hale gelmeleri halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesidir” hükmü mevcut olup, aynı Kanun'un 2 nci maddesinde; “Bu Kanun; a) İç güvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki veya trafik ve yol güvenliğini sağlamak konularında görevlendirilen: 1. Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personelini...kapsar.” hükmü yer almaktadır. Ayrıca, Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmeliğin 2 nci maddesinde; “İç güvenlik ve asayişin korunmasında, kaçakçılığın men, takip ve tahkikinde, trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamada, güven ve asayişi ihlal eden eylemler nedeniyle yakalanan, gözaltına alınan, tutuklanan veya hükümlü bulunanların muayene ve tedavilerinde, kaçakçılığın men, takip ve tahkiki maksadıyla mayınlanmış sahaların temizlenmesinde, 2935 sayılı Kanun'un 28 inci maddesinde belirtilen görev ve işlerin yerine getirilmesinde, Devlet istihbarat faaliyetlerinde, Devletin kara sınırlarının korunması ve güvenliğinin sağlanmasında ve terörle mücadele faaliyetlerinde ve patlayıcı madde ve şüpheli cisimlerin tespiti, incelenmesi, muhafazası, nakli, imhası ve zararsız hale getirilmesinde görevlendirilen; (1) Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personelinin, (2) Türk Silahlı Kuvvetler mensuplarının ...kendilerine verilecek nakdi tazminatın ve yapılacak öğretim ve sağlık yardımının esaslarını kapsar..” hükmü mevcuttur. Buna göre, davacının 2330 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanması için, meydana gelen olayın iç güvenlik ve asayişin korunmasına özgü bir nitelik taşıması ve yaralanma olayının görevin neden ve etkisinden kaynaklanması gerekmekte olup, somut olayda anılan şartlar gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir ve bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!