WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5739 E.  ,  2024/5820 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3104 E., 2024/919 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/181 E., 2023/1139 K.

Taraflar arasındaki tespite ilişkin asıl dava ve alacağın tahsiline ilişkin birleşen davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Asıl dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı Kurumdan 01.03.2012 tarihinden bu yana yaşlılık aylığı aldığını, 07.05.2018 tarihinde davalı Kurumca müvekkiline maaşının durdurulduğuna dair yazı gönderildiğini ve o tarihten bu yana müvekkilinin maaşının durdurulduğunu, bu yazıya karşılık müvekkilinin 28.05.2018 tarihinde davalı Kuruma dilekçe ile başvuruda bulunarak maaşının tekrar bağlanmasını talep ettiğini, emeklilik dosyasının tekrar incelenerek hatanın düzeltilmesi talebinde bulunulduğunu, bu yazıya karşılık olarak davalı Kurumca 05.06.2018 tarihinde cevabi yazı ile 28.03.2018 tarih ve 1 sayılı soruşturma raporu ile maaşının durdurulduğuna dair yazı gönderildiğini ve maaşın kesilmesinin gerekçesinin de bu yazıda açıklanmadığını, müvekkilinin 15.12.2011 tarihinde Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığı'na başvurarak sakatlık indiriminden yararlanmak için başvuruda bulunduğunu, bu başvuru neticesinde müvekkilinin Eskişehir Devlet Hastanesi'ne sevkedildiğini ve bu hastanede yapılan kontroller sonucu müvekkili hakkında 06.01.2012 tarih ve 43 sayılı Sağlık Kurulu raporu tanzim edildiğini, sağlık kurulunca verilen bu raporda müvekkilinin çalışma gücünü %46 kaybettiğinin belirtildiğini, bu raporun sonuç kısmında müvekkilinin sakatlık derecesinde değişiklik olabileceği öngörülerek bir yıl sonra tekrar kontrol şartı ile müvekkiline 01.03.2012 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığını, maaşın bağlanmasından bir yıl sonra müvekkilinin tekrar davalı Kurumca 31.12.2012 tarihinde Eskişehir Devlet Hastanesi'ne sevk edildiğini ve 228740 sayılı yazıya istinaden 16.01.2013 tarihli rapor tanzim edildiğini, bu raporda müvekkilinin işgücü kaybının %60 oranında olarak gösterildiğini ve kontrollü olarak maaşın devamına karar verildiğini, her iki raporda da bir yıl sonrası için kontrol şartı bulunmadığını, müvekkilinin ikinci kontrol ve rapor için Eskişehir Devlet Hastanesi'ne sevk edildiğini ve burada yapılan 19.11.2014 tarihli raporda müvekkilinin işgücü kaybının %62 olduğunun belirtilerek kontrol şartı kaldırıldığını beyan ederek müvekkilinin davalı Kurumca durdurulan yaşlılık aylığının durdurulma tarihi itibarı ile yasal faizi ile birlikte tekrar bağlanarak ödenmesine, durdurulma tarihinden dava sonuna kadar almış olduğu maaşın ihtiyati tedbir yoluyla tekrar ödenmesine ve müvekkilinin davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili Kurum aleyhine Eskişehir 2. İş Mahkemesinin 2018/343 Esas sayılı dosyasında Kurumca yapılan işlemin iptalini ister şekilde dava açtığını, davanın derdest olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 93.497,48 TL davalıya yersiz ödenen aylıkların tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili asıl dosyada cevap dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu davanın haksız ve hukuksal dayanaktan yoksun olduğunu, Kurum tarafından davacı ...'a 01.03.2012 tarihinden itibaren %46 vergi indirim oranına göre yaşlılık aylığı bağlandığını, ancak Kurum Rehberlik ve Teftiş Ankara Grup Başkanlığı'nın 30.05.2014 tarih ve 6325105 sayılı oluru ile yürütülmekte olan soruşturma kapsamında Kurum müfettişlerince düzenlenen 28.03.2018 tarih ve 1 sayılı soruşturma raporuna istinaden davacının almakta olduğu yaşlılık aylığının başlangıç tarihi itibarı ile durdurulduğunu, davacının sahte ve usulsüz olarak engelli sağlık kurulu raporu çıkarttırarak vergi indiriminden yararlandığını ve sonrasında emekli olarak Kurumun zarara uğramasına sebep olduğunun tespit edildiğini, yaşlılık aylığının başlangıç tarihi itibarı ile durdurulduğunu, yapılan işlemlerin haklı ve hukuka uygun olduğunu beyan ederek açılan davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Yapılan yargılama, toplanan deliller, İstinaf karar ilamı, Adli Tıp İkinci Üst Kurulu raporu ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda; kazanılmış hakların korunması ilkesi gereğince lehe kanun hükümler içeren 18.03.1981 tarih ve 8/2620 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla belirlenen ”Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecesinin Tesbit Şekli ile Uygulaması Hakkındaki Yönetmelik” hükümlerine göre davacının engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının % 48 olduğu davacının maluliyetinin bulunduğu" gerekçesiyle "asıl dosya yönünden; 1-Davanın kabulü ile davacının davalı Kurumca durdurulan yaşlılık aylığının durdurulma tarihi olan 07.05.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesine, Davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, birleşen mahkememizin 2019/842 esas sayılı dosyası yönünden; 1-Davanın reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvurusunda; davacının Kurum tarafından yürütülen soruşturma kapsamında sahte engelli raporu aldığını itiraf ettiğini, 2013 ve 2019 tarihli yönetmeliklere göre engellilik oranının belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüş ve asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "... Asıl dava; sakatlık nedeniyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile Kurum tarafından yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin işlemin iptali, birleşen dava ise sigortalıya yersiz ödenen aylıklar nedeniyle 93.497,48 TL'nin tahsili istemine yöneliktir.
...
Somut olayda, Mahkemece alınan Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu raporu ve Adli Tıp 2. Üst Kurul raporlarında 03.08.2013 tarihli Resmi Gazete yayımlanan Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince belirlenmişse de, aylığın bağlanma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan (kazanılmış hakların korunması ilkesinden hareketle) 18.03.1981 tarih ve 8/2620 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla belirlenen ”Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecesinin Tesbit Şekli ile Uygulaması Hakkındaki Yönetmelik” hükümlerine göre ve lehe hükümler içermesi halinde 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazetede yayımlanan "Erişkiler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümleri gereğince değerlendirmeye alınarak anılan yönetmeliğin değişik 3. maddesine göre çalışma oranı kaybı ve sakatlık derecesinin belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle Dairemizce kaldırma kararı verilmiş, Adli Tıp 2. Üst Kurulunun 17.08.2023 tarihli rapor ile 18.03.1981 tarih ve 8/2620 sayılı Bakanlar kurulu kararı ile belirlenen Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecesinin Tespit Şekli ile Uygulanması Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tüm vücut fonksiyon kaybının %48 olduğu belirlenmekle üçüncü derece sakatlık indiriminden yararlanması gerektiği ve aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin yerinde olmadığı anlaşılmakla asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın reddine dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b1. maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava tespit, birleşen dava yersiz ödeme nedeniyle oluşan Kurum alacağının tahsiline ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un Geçici 10 ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 31 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.