WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5703 E.  ,  2024/6236 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2252 E., 2024/451 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/292 E., 2022/204 K.

Taraflar arasındaki iş kazası tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı iş yerinde çalışırken 17.03.2016 ve 27.07.2018 tarihlerinde yaralanmasına neden olan olayların ayrı ayrı iş kazası olduğunun tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin, davacının 17.03.2016 tarihinde 6 metre derinlikteki biyolojik havuzda boruların kesilmesi ve çıkarılması işinde çalışmakta iken iş kazası geçirdiği ve bel kayması rahatsızlığına uğradığı iddiasına ilişkin olarak ; dosya içerisindeki hastane kayıtları dikkate alındığında, davacının aynı gün ve yahut makul olarak değerlendirilebilecek yakın bir tarihte hastaneye başvurusu olmadığı, 19.06.2017 tarihli epikriz raporuna göre bel ve iki bacakta ağrı sebebiyle hastaneye başvurduğu, bu şikayetine istinaden 04.08.2017 tarihinde Reyap Hastanesinde ameliyat olduğu, bu haliyle davacının geçirdiğini iddia ettiği kazaya istinaden yaklaşık 15 ay boyunca herhangi bir hastane başvurusunun olmadığı, dava dilekçesinde 27.07.2018 tarihinde gerçekleştiği iddia edilen kazaya ilişkin tafsilatlı bir izah yapılmış iken iş bu kazaya ilişkin anlatımın zayıf olduğu, geçirdiğini iddia ettiği iş kazasının tarihine ilişkin tazminat dosyasında ve iş bu davada farklı tarihler öne sürdüğü; hizmet dökümünden 15.07.2016 tarihine kadar iş yerinde çalıştığı anlaşılan davacı tanığı ...'in 'Davacı ameliyat olduktan sonra ben kendisini ziyarete gittim. O ziyarette iş kazasıyla alakalı herhangi bir konuşma geçmedi. Ben davacının iş kazası geçirdiğinin iddia edildiğini şu anda bana sormanız sebebiyle öğrendim. Şirkette böyle bir şey konuşulmuyordu.' şeklinde anlatımlarda bulunmuş olduğu, tanığın o tarihte çalışmaması sebebiyle 2018'de gerçekleştiği iddia edilen kazayı bilmesi beklenemeyecek olsa da 2016 Temmuza kadar görev yaptığına göre yaklaşık 4 ay önce gerçekleştiği beyan edilen iş kazasını bilmesi gerektiği, ayrıca davacı bu kaza sebebiyle ameliyat olduğunu iddia ettiğine göre tanık ziyarete geldiğinde bu konunun konuşulmasının bekleneceği, tanığın bu olaya dair hiç bir bilgisi olmamasının anlamlı olduğu; tanık ...'in bu iş kazasına dair herhangi bir şey duymadığını beyan ettiği; davacı tanığı Sezgin'in bel kayması ile ilgili anlatımı bulunsa da davacının hastaneye sevkedildiğini beyan etmesi ve dosyada davacının hastane başvurusu bulunmaması, kendisi işten ayrıldıktan sonra davacının iş kazası geçirdiğini belirtmesi hususları dikkate alındığında tanığın 27.07.2018 tarihinde gerçekleştiği iddia edilen kazayı anlattığının anlaşıldığı, diğer tanık anlatımlarında da 17.03.2016 tarihinde davacının kazaya uğradığına dair bilgi olmadığı; bu haliyle mevcut delil durumuna göre davacının 17.03.2016 tarihinde ani yaralanmalı bel kayması suretiyle gerçekleştiği iddia edilen olaya ilişkin hiçbir bilgi belge bulunmamakla bu iddia yönünden iş kazasının tespitine dair istemin reddine hükmedildiği ; davacı vekilinin, davacının 27.07.2018 tarihinde rögar boşaltılırken rögarı açma aşamasında anahtar kırılarak davacının içine düşmesi suretiyle iş kazası geçirdiği iddiasına ilişkin olarak ise; dosyada mevcut hastane kayıtlarına göre davacının 27.07.2018 tarihinde mesai saatleri içinde Özel Reyap Hastanesine 'düşme sonrası oluşan sol ayak ağrısı' şikayeti ile müracaat etmiş olduğu, bu evrakta yazılı olan 'hasta iş kazası olmadığını söylüyor' ibaresinden hastanede de bu türlü darbenin iş kazası sebebiyle olabileceğinden şüphelenildiğinin anlaşıldığı, ayrıca evrakta düşme olayının nasıl yaşandığına ilişkin anlatım bulunmadığı, anılan tarihin cuma gününe denk geldiği, davacının çalışma günü olduğu, davacının yazılı günde çalışmadığına dair delil bulunmadığı, düşme olayının iş yeri dışında gerçekleştiğini düşündürecek dosyada bilgi olmadığı, bu hususun da davacı vekilinin baskı yapıldığı iddiasını destekler nitelikte olduğu; davacının 02-06.08.2018 tarihlerinde tekrar morluk ve şişlik şikayeti ile hastaneye başvurusu bulunduğu; davalı tanığı ...'in 'Terfi ünitesinin o kısımlarda davacının kayarak düştüğünü duymuştum. Bu olay ameliyattan sonra gerçekleşmişti. Bunun haricinde başka bir şey duymadım. Bana sorduğunuz davacının rögara açmayla çalışırken anahtarı kırılıp düşmesi olayı az önce anlattığım olay olduğunu zannediyorum.' şeklinde bu kazayı doğrular nitelikte anlatımda bulunduğu, önceki maddedeki anlatımda belirtildiği üzere tanık Sezgin'in düşme şeklinde anlattığı olayın bu iş kazasına ilişkin davacı iddiası ile uyumlu olduğu; tanık anlatımlarına ve bilirkişi raporuna göre kaza gerçekleştiği anda yapıldığı iddia edilen işin davacının iş yerinde mutad yaptığı işlerden olduğu, yine bilirkişi raporuna göre davacıya yeterli İSG eğitimi verilmediği, ek raporda yazan hususlara dikkat edilmemesi halinde kaza gerçekleşebileceğinin anlaşıldığı, bu bağlamda neden sonuç ilişkisinin de kurulabildiği bu haliyle bu olaya ilişkin anlatımın pek çok delille doğrulandığı ve desteklendiği anlaşılmakla davacı işçinin 27.07.2018 tarihinde iş yerinde düşme suretiyle iş kazası geçirdiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının 27.07.2018 tarihinde iş yerinde çalışmakta iken maruz kaldığı "düşme" şeklinde gerçekleşen olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili, bilirkişi ek raporundaki her iki hastane kayıtları incelemesinde başvuruların kazadan sonraki tarihlerde yapıldığı ve yaşanan iş kazası olayları ile davacıda meydana gelen zarar arasında illiyet bağının oluştuğu kanaatine rağmen eksik inceleme ile verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, bel kayması nedeniyle hastanelere sevk ve izinli sayılmasına ilişkin belgelerin işverence dosyaya ibraz edilmediğini, tedavisi sırasında iş kazası olduğunu söylemesi halinde iş akdinin sonlandırılacağı dair kendisine mobbing uygulandığını, bir kısım tanıkların halen davalı iş yerinde çalıştığından işveren lehine beyanda bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı Şirket vekili; davacının her iki olayda da kolluğa ve tedavi gördüğü beyan ettiği hastaneye iş kazası yönünde beyanda bulunmadığını, iş kazasını gören hiçbir çalışan olmadığını, mobbinge uğradığı iddiasına ilişkin bir delil bulunmadığını, tanığın duyumuna dair beyanının hükme esas alınamayacağını, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

3.Davalı SGK vekili; davacı veya işvereni tarafından olay ile ilgili Kuruma iş kazası bildirimi yapılmadığını, Mahkeme tarafından yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan, tanık beyanlarından ve varsayımlardan yola çıkılarak karar verildiğini, Kurumun herhangi bir kusuru olmadığı halde aleyhe yargılama masrafları ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davacının 17.03.2016 tarihinde geçirdiğini iddia ettiği olayın yöntemince ispatlanamadığı kanaatiyle iş kazası sayılması talebinin reddine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu, 01.02.2017 tarihinden itibaren Tekirdağ Çorlu Devlet Hastanesi muayenesinde lumbar ve diğer intervertebral disk bozuklukları tanısı konulduğunu, tedavi sırasında iş kazası olduğunu söylemesi halinde iş akdinin sonlandırılacağı konusunda mobing uygulandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesidir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.