10. Hukuk Dairesi 2024/5676 E. , 2024/6742 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/290 E., 2024/18 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/590 E., 2022/414 K.
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ... ...'e ait şapka imalat iş yerinde 01.04.1986-05.08.1986 tarihlerinde çalıştığını belirterek hizmet tespitini talep ettiği, 08.07.2017 tarihli duruşmada talebini daraltarak çalışmaya başladığı 01.04.1986 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının talebinin hak düşürücü süreye uğradığını, iddiasının Kurum kayıtlarına eşdeğer belgelerle ispatlanması gerektiğini, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulamayacağını, davalı işverenin SSK nezdindeki kayıtlarının getirtilmesini, davacının davalı işyerinde hizmet akdiyle çalıştığını, tanık beyanları dışında resmi, sağlıklı, yazılı delilerle ispatlamasını, davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince "...davacı tanığı ... davacının kardeşi olmakla beyanlarının tarafsızlığı noktasında şüphe hasıl olarak beyanlarına itibar edilmemiştir. Davacı tanığı ... davacının kuzeni olmakla beyanlarının tarafsızlığı noktasında şüphe hasıl olarak beyanlarına itibar edilmemiştir. Davacı tanığı ... davacının 1985-1986 yıllarında çalıştığını beyan etmiş ise de beyanının netlik arz etmemesi ve davacının tespitini talep ettiği tarihte çalıştığını hiçbir şüpheye yol açmayacak şekilde doğrulayamaması nedeniyle beyanı tek başına hükme esas alınacak yeterlilikte görülmemiştir. Mahkememizce resen bordro tanığı araştırması yapılmış, zabıta ve kolluk marifetiyle ayrı ayrı kamu tanığı, komşu iş yeri tanığı ve komşu iş yeri araştırması yapılmış olmasına karşın davacının çalışma iddiası hususunda bilgi sahibi olabilecek başkaca tanık beyanına ulaşılamamıştır. Bu durumda işe giriş bildirgesinin varlığı tek başına yeterli görülmeyerek fiili çalışma iddiası ispatlanamadığı...." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, akrabalık bağı nedeniyle tanık beyanlarına da itibar edilemeyeceği gerekçesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, fiili çalışmanın ispat edildiğini, davanın kabulü gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..somut olayda, sigortalı işe giriş bildirgesinin hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilmesi nedeniyle hak düşürücü sürenin işlemediği, Kurum kayıtlarında görülen sigortalılık başlangıç tarihine göre eldeki davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunduğu, 5521 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine göre yargılama sırasında başvuru dava şartının tamamlandığı, işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgileri ile davacının nüfus kayıtlarının uyumlu olduğu anlaşılmakla birlikte; sigortalı sicil numarasının davacının daha sonraki çalışmalarında kullanılan sicil numarası olmadığı, iş yerinin talep tarihinde Kanun kapsamında bulunmadığı, çalışma olgusunun kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi yerindedir..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 01.04.1986 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 9, 60 ıncı maddenin (G) bendi, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanunun belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, dava dışı ... ... ünvanlı işverenin .... sicil no.lu işyerinden davacı adına 10.04.1986 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, işyerinin şapka iöalatı konulu olduğu, işyerinin Kanun kapsam döneminin 05.01.1985-31.07.1985 tarihleri arasında olduğu işyerinden hiç bordro verilmediğinin bildirildiği, iş yeri adresinin Üsküdar Kapalı Çarşısı olduğu, emniyet ve belediye aracılığıyla komşu iş yerinin tespit edilemediği, davacının o dönemde komşu işyeri olarak ...'nin dinlendiği, tanığın Bağ-Kur kaydı gelmiş olmasına karşın vergi mükellefiyet dönem ve adresinin sorulmadığı, öte yandan tanık beyanı yetersiz görülerek ve başkaca araştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
3.Tüm bu açıklamalara göre Mahkemece, öncelikle dava konusu çalışmanın geçtiği iddia olunan işverenin vergi mükellefiyet dönem ve adresleri araştırılmalı, ...'nin de vergi mükellefiyet adres ve dönemleri araştırılarak beyanı değerlendirilmeli, dava konusu dönemde işyerine komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanlarının, vergi dairesi ve SGK nezdinde de araştırılarak belirlenmeli, bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, bu yöntemle komşu işyerinin tespit edilememesi halinde davacının çalışmasını bilebilecek kişilerin kimler olabileceği hususunda davacının beyanı alınmak suretiyle belirlenecek kişilerin de çalışma kayıtları getirtilerek beyanları alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine
12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!