WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5639 E.  ,  2024/7221 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/138 E., 2023/250 K.
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Tarım Bağ-Kur sigortalılık tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili, davacının 05.11.2010 tarihinden itibaren 2926 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalısı iken sigortalılığının iptal edildiğini, davacının tarım işini terk etmediğini, 2013 yılından sonra Kayadibi Tarımsal Kalkınma Kooperatifine süt teslim ettiğini ve müstahsil prim kesintisi yapıldığını, davacının 05.11.2010 tarihinden bugüne kadar geçen sürede Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi için dava açmadan önce 22.02.2010 tarihli dilekçe ile davalı Kuruma müracaat ettiğini ancak cevap verilmediğini belirterek, davacının 05.11.2010 tarihinden itibaren 2926 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının Sivas Ziraat Odası kaydına istinaden 05.11.2010 tarihinde sigortalılığının başlatıldığını, Ziraat Odasını sigortalılık muafiyet belgesine istinaden 06.12.2011 tarihinde sigortalılığının durdurulduğunu, davacının dava açmadan önce davalı Kuruma müracaat etmediğini ve dava şartı eksikliğinin söz konusu olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.12.2019 tarih ve 2019/5 E.-2019/268 K. sayılı ilamı ile davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile davacının 05.11.2010-06.12.2011 arasında; Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılmasına ilişkin talebinin davacının Kurumca Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edilmesi nedeniyle hukuki yarar yokluğundan reddine, davacının 07.12.2011 tarihinden itibaren 2926 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalısı sayıldığının tespitine, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve araştırma neticesinde karar verildiğini, kurumlarınca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.12.2021 tarih ve 2020/632 E.-2021/1779 K. sayılı kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar vermiştir.

V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairenin 14.04.2022 tarih ve 2022/1893 E.- 2022/5715 K. sayılı kararında; "İnceleme konusu dosyada dava edilen dönemler belirlenmek suretiyle buna göre hüküm kurulması gerekirken başlangıç yazılıp sona erme tarihinin yazılmaması hatalı olup bozmayı gerektirmektedir.

Mahkemece, öncelikle davacıya, HMK'nın "Hakimin davayı aydınlatma ödevi" başlıklı 31. maddesi ile "Tarafların Dinlenilmesi" başlıklı 144 üncü maddesi kapsamında, davacının talebi açıklattırılarak dava konusu dönem belirlenmeli,yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında tarım bağkur sigortalılığa ilişkin ayrıntılı olarak araştırılmalı, tevkifat/intikal olmayan ve talep konusu edilen döneme yönelik olarak davacının 2926 sayılı Kanun'a tabi prim ödemesi, ürün satışı veya bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunup bulunmadığı anılan araştırma ilkeleri çerçevesinde araştırılarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedeni olduğu hususlarına işaret edilerek bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 14.04.2022 tarihli bozma ilamı sonrası dosyaya kazandırılan bilgi ve belgeler ile
tanık ifadeleri kapsamında yapılan değerlendirmede, davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığı 5510 sayılı
Kanun'un 6.maddesinde sigortalı sayılmayanların (ı) bendi uyarınca, davacıya ait Sivas Ziraat Odası
Başkanlığının 06.12.2011 tarihli zirai gelir raporu, 07.12.2011 tarihli sigortalılık muafiyet belgesi ve davacının
imzasını havi dilekçesi ile muafiyet belgesine istinaden sigortalılığının durdurulması talebi üzerine, davalı
Kurumca davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığı 06.12.2011 tarihi itibariyle durdurulmuş olup, Tarım Bağ-Kur
sigortalılığının yeniden başlaması için davacı tarafından muafiyet şartlarının ortadan kalktığına dair, Ziraat
Odasından belge alarak davalı Kuruma müracaat etmediği tespit edilmiş olmakla birlikte, 2926 sayılı Kanun
zorunlu sigortalılığı düzenlemekte ve çiftçilere kendilerini Bağ-Kur’a tescil ettirme mükellefiyeti
getirmektedir. Ancak, çiftçi kendisi gelip tescil talebinde bulunmasa dâhi, anılan Kanun Bağ-Kur’a re’sen
tescil zorunluluğu getirmiştir. Dolayısıyla, çiftçi kendisini tescil ettirmese dâhi, Bağ-Kur’a
muhtarlar, ziraat odası kayıtları, tanık vs. vasıtası ile ilgili şahısları bulma ve tarımla uğraşıyor
ise sigorta kapsamına alma yükümlülüğü tahmil edilmiştir. Bu meyanda, davacının 07.12.2011 tarihinden sonraki dönem yönünden 5510 sayılı Kanun’un 6/ı.
maddesinde tanımlanan prime esas günlük kazancının muafiyet kapsamında kalmadığının alınan 06.08.2019 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiği,
dosyaya kazandırılan; 01.07.2011-29.12.2017 tarihleri arasında her yıl muhtelif tarihlerde bitkisel üretim, hayvansal üretim,
işletme ve yatırım kredileri kullandırıldığı, bu kredilere ilişkin rapor dökümü, davacının 09.05.2010 tarihinden
itibaren S.S. Sivas İli Merkez Karalar, Güney, Gazibey, Çongar, hanlı Köyleri Tarımsal Kalkınma Kooperatif
ortağı ve üyesi olduğu, üretmiş olduğu ürünleri geçmiş yıllarda kooperatif üzerinden satışını yaptığı, davacının
kooperatife verdiği 2014-2015-2016-2018-2019-2020 yıllarına ait müstahsilleri 82014-2015-2016) ve Sivas
Ticaret Borsası’ndan (2018-2019-2020) onaylı süt dökümlerinin dosyaya sunulduğu, davacının 14.05.2002
tarihinde hayvancılık faaliyetine başladığı, bu işletmeye ait işletme tescil belgesinin mevcut olduğu, dosyaya
dinlenen ve örtüşen kamu tanıklarının ifadelerinden, davacının Güney Köyü Güney Küme Evleri No: 362
Merkez/Sivas adresinde tarımsal faaliyetlerine hiç ara vermediği, davacının 40 yıldır çiftçilik yaptığı, davacının aynı zamanda büyükbaş hayvanları olduğu, davacı ve eşinin kendi tarlasını ekip biçtikleri, davacının eşi
emekli olduktan sonra zirai faaliyetleri davacının üstlendiği, davacı üzerinden işler yapıldığı, davacının ürünleri bazen TMO’ye bazen de tacirlere verdiği, genelde buğday ve arpa gibi ürünler ektiği, traktörü ve tarım
aletleri olduğu, büyükbaş hayvanlardan elde ettiği ürünleri Güney Köyü Kooperatifine verdiği, davacının köyden hiç ayrılmadığı, tarımsal faaliyetlerine hiç ara vermediği, kooperatif üyeliği olduğu, tarlasını sularken
sulama birliğinden yardım aldığı ve tarımsal faaliyete hiç ara vermediği anlaşılmakla davacının 07.12.2011-09.05.2017 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, 05.11.2020-06.12.2011 arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılmasına ilişkin talebin davacı kurumca Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edilmesi nedeniyle hukuki yarar yokluğundan reddine verilmiştir.

VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; eksik inceleme ve araştırma neticesinde karar verildiğini, kurumlarınca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılık tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2926 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.

3.Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.