10. Hukuk Dairesi 2024/5630 E. , 2024/5481 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3705 E., 2024/499 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/68 E., 2018/85 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde yurt dışı borçlanmasının 4/1-a kapsamda değerlendirilmesi gerektiğinin tespiti davasında davanın kabulüne dair verilen kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyulmayarak yeniden yapılan yargılama sonucunda; önceki kararda direnilmesine, davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nca Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asıl; 08.01.2014 tarihinde yurt dışı hizmet borçlanma talebinde bulunduğunu, 25.03.2014 tarihinde ise 5510 sayılı Kanun 4/1-a maddesi (4/1-a) kapsamında sigortalı çalışmasının olduğunu ve yurt dışı borçlanma bedelini en son çalışması 4/1-a kapsamında iken ödediğini, davalı Kuruma yaptığı yaşlılık aylığı tahsis talebinin prim ödeme gün sayısı yeterli olmadığından bahisle reddedildiğini, Kurumun yurt dışı borçlanmasını 5510 sayılı Kanun 4/1-b maddesi kapsamında değerlendirdiğini ancak borçlanma bedelini ödeme tarihindeki sigortalılık statüsünün dikkate alınması gerektiğini, Kuruma yaptığı başvuruya Kurum işleminde hata olmadığı yönünde cevap verildiğini ileri sürerek, borçlanmasının sigortalı işçi kapsamında kabul edilmesini istemiş; 14.07.2017 tarihinden itibaren davayı takip eden davacı vekili ise 15.05.2017 tarihli beyan dilekçesi ile yurt dışı hizmet borçlanmasının SSK kapsamında değerlendirilerek davacıya ilk müracaat tarihi olan 27.08.2015 tarihinden itibaren emeklilik hakkı verilmesini talep etmişir.
II. CEVAP
Davalı ... (Kurum/SGK) vekili; davacının 4/1-a maddesi kapsamında ilk işe giriş tarihinin 25.03.2014 olması nedeniyle talebinin reddedildiğini, 3201 sayılı Kanun ve 2011/48 sayılı Genelgede yurt dışı hizmet borçlanmasına ait sürelerin 5510 sayılı Kanun'a tabi hangi sigortalılık hâline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde borçlanma talep tarihinde Türkiye’deki en son sigortalılık hâline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edileceği düzenlemesinin yer aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.03.2018 tarihli, 2017/68 Esas, 2018/85 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, davacının ödeme tarihi de gözetilerek son sigortalılığının 4/1-a kapsamında olması nedeniyle borçlanmasının 4/1-a sigortalı olarak kabul edilebileceğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.01.2020 tarihli, 2018/1077 Esas, 2020/57 Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İzmir 12. İş Mahkemesinden verilen 29.03.2018 tarih, 2017/68 Esas ve 2018/85 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma ilamında, "...eldeki davada 3201 sayılı Kanun'a göre borçlanma talep ettiği 10.01.2014 tarihinden sonra Türkiye’de 25.03.2014-31.03.2014 tarihleri arasında hizmet sözleşmesine dayalı olarak çalışmasının bulunduğu gözetildiğinde, giderek borçlanma bedelinin 27.06.2014 tarihinde ödenmiş olması karşısında, borçlanmanın 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında olduğuna ilişkin isteğinin reddine karar verilmiş olması yerinde değildir..." gerekçesi ile karar bozulmuştur.
B.Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.03.2022 tarihil, 2022/365 Esas, 2022/698 Karar sayılı kararı ile "...sıralanan maddi ve hukuki olgular ile bozmaya konu karar gerekçesi ışığında yapılan değerlendirme sonucunda, bozma gerekçelerine uyulması mümkün olmadığından; oluşan vicdani kanaate dayalı önceki kararda direnilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrası oluşturulmuştur." denilerek Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 07.12.2021 tarih ve 2021/11170 Esas 2021/15514 Karar sayılı ilamına uyulmayarak, önceki kararda direnilmesine, davanın reddine karar verilmiştir.
C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU'NUN BOZMA KARARI
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma ilamında, "...Şu hâlde yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının 10.01.2014 tarihinde borçlanma talebinde bulunarak 27.06.2014 tarihinde borçlanma bedelini ödediği, 25.03.2014-31.03.2014 tarihleri arasında 7 gün 5510 sayılı Kanun 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı çalışmasının bulunduğu, borçlanma ödeme ile tamamlandığından sigortalı lehine yorum ilkesinden hareketle uyuşmazlığa konu dönemde yürürlükte bulunan 3201 sayılı Kanun’un 5754 sayılı Kanun ile değişik 5 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği davacının borçlandığı sürenin, borçlanmanın tamamlandığı tarihte en son sigortalılık hâlinin 5510 sayılı Kanun 4/1-a maddesi kapsamında olduğu dikkate alınarak, 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında geçmiş gibi değerlendirilmesi gerektiği açıktır..." gerekçesi ile Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki hükümde direnilmesinin doğru olmadığı belirtilerek direnme kararı bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Bozma ilamı içeriğinde "borçlanmanın tamamlandığı tarihte en son sigortalılık hâlinin 5510 sayılı Kanun 4/1-a maddesi kapsamında olduğu dikkate alınarak 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında geçmiş gibi değerlendirilmesi" gereğine yer verilmiş olup; bağlayıcı nitelikteki Hukuk Genel Kurulu bozma ilamı içeriğindeki önerme ışığında yapılması gereken başkaca işlem bulunmadığından, davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrası oluşturulmuştur..." gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının 3201 sayılı Yasa uyarınca yaptığı borçlanmaya konu sürenin 5510 sayılı Yasa'nın 4/1-a maddesi kapsamında sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddi gerektiğini, delillerin hatalı değerlendirildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yurt dışı borçlanmasının 4/1-a kapsamda değerlendirilmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371; 3201 sayılı Kanunun ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında temyiz sebeplerine göre bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine,
16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!