WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5627 E.  ,  2024/5730 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/358 E., 2024/42 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinde bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkilinin davalı şirkette 06.04.2004-06.06.2005 tarihleri arasındaki yapmış olduğu 429 günlük hizmetinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının TC kimlik ve sigorta numarasını bildirmesi gerektiğini, Küçükçekmece SGK Merkezinde 102012.34 sicil numaralı dosyada işlem gören davalı işyerinin 01.11.1999 tarihinde kanun kapsamına alındığını, işyerinin varlığı işyerinin yasa kapsamına girip girmediğinin araştırılması, davacının tespitini talep ettiği döneme ilişkin davalı işveren kayıtlarının incelenmesi, davacının diğer davalıya ait işyerinde hizmet akdi ile çalıştığını iddia ettiği döneme ait belgelerin Kurumu verilip verilmediğinin ya da çalışmalarının Kurumca tespit edilip edilmediğinin tespit edilmesi gerektiğini, davacının hizmet akdi ile davalı işverene bağlı olarak fiilen çalıştığını ve çalışmanın niteliği ve ödenen ücretin somut deliller ile ispat edilmesi, çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı ya da ne zaman bu niteliğe kavuştuğunun üzerinde durulması, kapsama dışı dönemlerin tespiti konusunda dikkate alınarak ücret konusunun titizlikle araştırılması, asgari ücretten daha yüksek bir ücretle çalıştığı iddiasının yazılı delillerle ispat edilmesi kurumun resi kayıtlarının incelenmesi sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde; davacının şirkette 07.02.2005 tarihinde vasıfsız eleman olarak işe başladığını, ancak 2 nci günden itibaren işe geç gelmesi, istenen işi yapmaması ve işyeri düzenini bozucu davranışlarda bulunması üzerine işveren tarafından ikaz edilmesine rağmen davranışlarında bir değişiklik olmaması üzerine 15.02.2005 tarihinde 9 günlük ücreti ödenerek işi bıraktığını ve davacının 9 günlük çalışmasınını priminin kuruma ödendiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 06.03.2012 tarihli ve 2007/811 E. 2012/88 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile
06.04.2004-30.06.2004 arası 84 gün, günlük 18.320.633 TL
01.07.2004-31.12.2004 arası 180 gün, günlük 14.805.000 TL
01.01.2005-07.02.2005 arası 7 gün, günlük 16.29 TL ücretle sigortasız olarak çalıştığının tespitine, fazla istem kanıtlanamadığından reddine, karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 30.11.2012 tarihli ve 2012/9230 E., 2012/23966 K. sayılı kararında; eldeki davada dinlenen tanık beyanlarına göre hüküm kurulmuş ise de, dinlenen tanıklardan... kendisinin 2002 yılının 9. ayında işe girdiğini ve o tarihte davacının çalışıyor olduğunu beyan ettiği, diğer tanık ...'nin ise davacının 2005 yılının Şubat ayında işe girdiğini ve 10 gün çalıştığını beyan ettiği, tanıkların ifadelerinin birbiri ile çeliştiği, sübut konusunda tam bir kanaat ortaya koymadığı, Mahkemece; tarafların gösterdiği tanıklarla yetinilmeyip, re'sen araştırma yapılarak aynı yörede komşu ve benzeri işleri yapan başka işverenler ile bu işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulması gerektiği, tanıkların beyanları arasında, varsa, çelişkilerin giderilmesi gerektiği, dosyada mevcut 07.02.2005 tarihli imzalı işe giriş bildirgesindeki imzanın aidiyetinin araştırılması gerektiği, sigortalıca hata-hile-ikrah durumu iddia ve ispat edilememesi halinde, işbu yazılı belgenin aksinin eşdeğer delillerle kanıtlanması gerektiği, davacı tarafından işverene karşı işçi alacaklarına ilişkin olarak dava açılıp açılmadığının araştırılması gerektiği, işyerinde Kurum tarafından yapılmış tespit ve müfettiş raporu bulunup bulunmadığının da araştırılması gerektiği hususlarına işaret edilmiştir.

B. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin 16.12.2014 tarihli 2013/159 E., 2014/497 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile
06.04.2004-30.06.2004 arası 84 gün, günlük 18.320.633 TL
01.07.2004-31.12.2004 arası 180 gün, günlük 14.805.000 TL
01.01.2005-07.02.2005 arası 7 gün, günlük 16.29 TL ücretle sigortasız olarak çalıştığının tespitine, fazla istem kanıtlanamadığından reddine, dair karar verilmiş, Mahkeme kararına karşı davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 11.05.2015 tarihli ve 2015/8959 E., 2015/9174 K. sayılı kararında; bozma sonrası Mahkemece, bordrolu tanık ve komşu işyeri tespiti için kolluğa müzekkere yazıldığı, buna ilişkin düzenlen 08.10.2013 tarihli emniyet tutanağında, sadece, davalı şirketin yetkilisi ile görüşüldüğü ve bordrolu tanıklarla ilgili kayıtların bulunmadığının bildirilmesi üzerine başkaca araştırma yapılmayarak sadece davacının göstermiş olduğu Satılmış Daldal’ın tanık olarak bilgisine başvurulduğu, dinlenen tanığın da çalışmayla ilgili detaylı bilgisinin olmadığı, şu halde Mahkemece; tarafların gösterdiği tanıklarla yetinilmeyip, resen araştırma ilkesi doğrultusunda; bu işyerine ait davalı Kuruma verilmiş dönem bordrolarından kayden çalışması görünen ve uyuşmazlığa konu dönemi kapsar şekilde çalışması bulunan tanıklardan kanaat edinmeye yetecek kadarının re’sen belirlenerek beyanlarına başvurulması gerektiği, talep edilen döneme ilişkin bordro tanıklarına ulaşılamadığı takdirde sigortalı ile birlikte çalışan kişiler ile aynı çevrede işyeri olan işveren ya da bu işverenlerin çalıştırdığı kişilerin re’sen saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulması gerektiği, tanıkların beyanları arasında, varsa, çelişkilerin giderilmesi, çalışmanın varlığı ve süresi yöntemince araştırılması, toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gereklerine değinilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 01.01.2005- 07.02.2005 arası 7 gün, günlük 16,29 TL ücretle sigortasız olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun tanık ifadelerine dayalı olduğunu, Mahkeme kararının eksik ve hatalı tanzim edilen bilirkişi raporuna dayanılarak verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86.9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
2. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

3.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin (2) nci fıkrasında, “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüştür

3. Değerlendirme
Davacının davalı şirkette 06.04.2004-06.06.2005 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitini talep ettiği eldeki davada, davacının 07.02.2005-15.02.2005 tarihleri arasında, davalı şirketten bildirimlerinin yapıldığı, bu suretle davacının bildirim öncesi ve sonrasına yönelik hizmet tespiti talebinde bulunduğunun anlaşılmasına göre, Mahkemenin temyize konu son kararında; davacının 01.01.2005-07.02.2005 tarihleri arasında 7 günlük süreyle davalı şirkete ait iş yerinde çalıştığının tespitine karar verilmişse de, verilen karar kendi içinde çelişkili olup, infaza elverişli değildir.

Mahkemenin gerekçesinde, davacının 01.01.2005-07.02.2005 tarihleri arasında 7 gün mü, 37 gün mü çalıştığı konusunda bir açıklık olmamakla, gerekçe kısmında hükme dayanak kılınan bilirkişi raporundan alıntı yapılmak suretiyle hatanın tekrarlandığı görülmüştür. Mahkemenin kabulüne konu sürenin tespitinde, tanıklardan ...'un beyanında; 2005 yılında davalı şirkette 5-6 ay süreyle çalıştığını, çalıştığı dönemde davacının da iş yerinde olduğuna yönelik beyanına itibarla sonucu gidildiği anlaşılmışsa da, tanığa ait hizmet döküm cetvelinin dosyada olmamasından kaynaklı, tanık beyanının denetimi sağlanamamıştır.

Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup, Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı kapsamında araştırma yapılarak, infaza elverişli hüküm kurulmaması bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.