WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5626 E.  ,  2024/6227 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/292 E., 2024/380 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolvadin Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/479 E., 2023/494 K.

Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılık tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.11.2001 tarihinden itibaren Kurumca iptal edilen Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile 6111 sayılı Kanundan faydalanma hakkının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin açık olmadığını, öncelikle davacıya talebinin açıklattırılması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile davacının 01.11.2001 ile 21.04.2004 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun'a tabi olarak Tarım Bağ-Kur'lu olduğunun ve 6111 sayılı Kanun'un ... prim borçlarının yeniden yapılandırılması hakkındaki hükümlerden faydalanması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti talebinin 2926 sayılı Kanun kapsamında bulunduğu halde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayan ve kendilerinden tevkifat yapılan çiftçilerin, tevkifat yapıldığını gösteren belgeleri de eklemek suretiyle tevkifata istinaden sigortalılıklarının başlatılması için Kuruma yazılı talepte bulunmaları halinde, tevkifat tutarının Kurum hesaplarına intikal etmesi şartıyla, tevkifatın yapıldığı ayı takip eden ay başından itibaren sigortalılıkların başlatılacağı, ziraat odası kayıtları, ziraat odası kaydı bulunmaması durumunda tevkifata esas ürüne ilişkin kamu kurum ve kuruluşları, meslek kuruluşları, kooperatif veya birlik kayıtları esas alınarak belgelendirilmesi halinde sigortalılıkların da devam ettirileceği, istenilen evrakların Kuruma ibraz edildiği takdirde Kurum tarafından şartları taşıdığı kabul edilirse sigortalılığının başlatılacağı, davacının dava şartını yerine getirmediğinden davanın reddi gerektiği, 1479 sayılı Kanun'un belirtilen Geçici 18 inci maddesi uyarınca, sigortalılara, yasal süreleri içerisinde Kuruma yazılı olarak başvurmak ve vergi mükellefiyetlerini/oda üyeliklerini belgelendirmek sureti ile geçmişe dönük hizmetlerini kazanma imkanı verildiği, 1479 veya 5510 sayılı Kanunlar uyarınca geçmişe dönük sigortalı tescilinin mümkün olmadığı, konu ile ilgili olarak gerçekleştirilen işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 01.11.2001 tarihinde Bağ-Kur sigortalısı olarak tescilinin yapıldığı, 18.10.2001-21.04.2004 tarihleri arasında Bolvadin Ziraat Odasına kayıtlı olduğu, davacının oda kaydının 21.04.2004 tarihli yönetim kurulu kararıyla silindiği, çiftçi kayıt sisteminde davacı adına kayıtlı hayvanların bulunduğu, oda kaydının bulunduğu zaman diliminde hayvancılıkla iştigal ettiği, bu hususun Tarım İlçe Müdürlüğünün 26.11.2021 tarihli cevabı ile doğrulandığı, toplanan delilere göre davacının bu dönemde tarım ve hayvancılık yaptığı, bu nedenle davacının 01.11.2001-21.04.2004 tarihleri arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptaline ilişkin Kurum işleminin yerinde olmadığı, sonuç olarak Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf sebeplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.11.2001 tarihinden itibaren Kurumca iptal edilen Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile 6111 sayılı Kanundan faydalanma hakkının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'un Geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesinin 4 numaralı alt bendi hükümleridir.

2926 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde, Kanunla veya Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3 üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir.

Anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin (b) bendinde; "Tarımsal faaliyette bulunanlar: kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak tanımlanmış, 5 inci maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6 ncı maddesinde ise, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanun'un 9 uncu maddesi Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir.

Anılan Kanun'un 10 uncu maddesine göre ise kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, Kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, Tarım Satış Kooperatifleri ve birliklerinin T. Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir.

Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanunda, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanun'un 79 ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, yada tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti" söz konusu olamayacaktır.

Öte yandan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2926 sayılı Kanun'un uygulanmasına ilişkin 26.03.1994 günlü 4 nolu tebliğine göre ürün bedellerinden % 1 oranında tevkifat yapmakla yükümlü gerçek ve tüzel kişilerin bu tevkifatı yaparak Kurum hesabına intikal ettirmek zorunda oldukları, kesinti yaptığı halde Kurum hesabına yatırmayan gerçek veya tüzel kişilerin, Kuruma karşı sorumlu oldukları, bu kesintilerin yasal faiziyle birlikte kendilerinden tahsil olunacağı TCK'nın 526 ncı maddesi gereğince cezalandırılmaları için suç duyurusunda bulunulacağı bildirildiğinden davacının sattığı ürün bedelinden kesinti yapıldığının tespiti sigortalılığın kabulü için yeterli olup, kesintiyi yapan davalı Kuruma karşı sorumlu olacağından kesinti yapıldıktan sonra Kurum hesabına yatırılmamış olması dahi sonuca etkili değildir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.2017 tarih 2015/10-1283 E. 2017/242 K. sayılı kararına göre de tevkifat kesintisinin Kuruma intikal etmemesi Tarım Bağ-Kur sigortalılık hakkı kazanmasına engel değildir.

3. Değerlendirme
Dava, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasıdır. Davacı, 01.11.2001 tarihinden itibaren Kurumca iptal edilen Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile 6111 sayılı Kanundan faydalanma hakkının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacının 01.11.2001 - 21.04.2004 tarihleri arasında Bolvadin Ziraat Odasına kayıtlı olduğu, davacının oda kaydının 21.04.2004 tarihli yönetim kurulu kararıyla silindiğinin anlaşıldığı, dinlenen tanıkların davacının hayvancılık yaptığı ve süt sattığına ilişkin beyanları dikkate alındığında oda kaydının silindiği tarihler arasında Tarım Bağ-Kur sigortalı olduğunun ve 6111 sayılı Kanun'un ... prim borçlarının yeniden yapılandırılması hakkındaki hükümlerden faydalanması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

Davacının 03.09.1985 tarihinde kasap olarak esnaf odasına kaydolduğu, 12.11.1985 tarihinde kasaplık işinden vergiye mükellefi olduğu, 18.10.2001 tarihinde ziraat odasına kaydolduğu, Bolvadin Ziraat Odası kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığına dair denetim raporu olduğu, davacı ile benzer isim ve soy isimde 2 kişinin daha olduğu, bu üyelerden birinin 23.03.2004 tarihinde oda kaydını sildirmek için dilekçe verdiği, davacının ise 22.06.2006 tarihinde kasap ve celep işinden dolayı esnaf ve sanatkarlar odasına kayıt yaptırdığı, davacının tarımsal faaliyet konusunda yapılan araştırmada adına kayıtlı her hangi bir tarla bulunmadığı, 01.01.2011 tarihine kadar her hangi bir hayvan hareketliliği kaydının bulunmadığı, 18.02.2006 tarihinde davacının celepcilik faaliyetinden dolayı vergi kaydının bulunduğu dikkate alındığında davacının adına oda kayıtlarının geçerliliği üzerinde durulmalı, diğer ... adındaki oda üyeleri dinlenilmeli, bu kişilerin dilekçe verip vermedikleri hususunda beyanları alınmalı, bu kişilerin zirai faaliyetleri araştırılmalı, davacının bu dönemde kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunup bulunmadığı değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve hatalı değerlendirmeyle verilen karar bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.