WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5622 E.  ,  2024/6111 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/326 E., 2024/446 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/479 E., 2023/595 K.

Taraflar arasındaki iş kazası tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun kabulü ile kararın kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 13.08.2017 tarihinde çalışmaya başladığını, çalışmakta iken 22.08.2017 tarihinde Halkapınar Metro Kantininde ayağının kayması sonucunda iş kazası geçirdiğini beyanla, müvekkilinin 22.08.2017 tarihinde iş kazası geçirdiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
1. Davalı ... vekili, davacının müvekkiline ait kooperatif nezdinde iş kazası meydana gelmesi durumunun söz konusu olmadığını, davacı tarafça bu hususta hiçbir beyan ya da başvuruda dahi bulunulmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının iş kazası geçirdiği düşünülecek olsa dahi davacının bu hususta gerek davalı kooperatif yönetimine gerekse de SGK'ya hiçbir başvuruda bulunmaması, müvekkili kooperatif nezdinde aralıksız çalışmaya devam etmesi, kaza geçirdiğini iddia ettiği dönem çalışması için 25.12.2017 tarihinde kendi rızası ile şahsi gerekçelerle istifa dilekçesi vermesi ve müvekkilini ibra etmesi sebepleriyle iddia edildiği gibi bir iş kazasının meydana gelmiş olamayacağını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı SGK Başkanlığı vekili, iş kazası geçirdiğini iddia eden davacının iş kazası geçirip geçirmediğinin öncelikle denetmen ya da müfettiş tarafından tahkik edilmesi ve bu denetim ve inceleme raporundan sonra olayın iş kazası olmadığı yönünde kanaate varılması durumunda davacının uğradığı kazanın iş kazası olduğu yönünde tespit için dava açılması gerektiğini, müvekkili Kurum tarafından yapılacak tahkikat sonucunda düzenlenecek rapora göre davanın konusu da kalamayacağından tahkikat sonucunda tutulacak raporun beklenmesi gerektiğini, davacının Kuruma müracaat etmeden dava açtığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı, İzmir 16. İş Mahkemesinin 2020/233 E.-2022/121 K. sayılı kesinleşen dosyası ve iş bu dosyada dinlenen tanıklardan ... ve ...’ın birbirini doğrulayan ve tamamlayan objektif anlatımları birlikte değerlendirildiğinde; olayın olduğu 22.08.2017 tarihinde davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında çalıştığı açıkça belirgin olup, 22.08.2017 tarihinde davalı işyerinde çalışırken ayağının kayması sonucu davacının bedence arızaya uğramasına neden olan olayın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi uyarınca bir iş kazası olduğu kanaatine varılmakla davanın kabulü ile davalı iş yerinde 22.08.2017 tarihinde meydana gelen ve davacının yaralandığı olayın iş kazası olduğunun tespitine, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme usulü ile iş kazasının uygulanmasına ilişkin usul ve esasların, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlendiğini, Kurum tarafından davacının iş kazası geçirdiğine yönelik kanaate varılmadığını, Kurum işleminin yerinde olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davacının 22.08.2017 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olup olmadığının tespitine yönelik olduğu, SGK Başkanlığı İzmir İl Müdürlüğünün 13.06.2023 tarih ve 2023/413678/021 sayılı İnceleme Raporu ile "......'ın 22.08.2017 tarihinde geçirdiği kaza olayının; sigortalının işyerinde bulunduğu sırada ve işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla meydana geldiğinden, gerçekleşen olayın 5510 sayılı Kanunun 13'nci Maddesi birinci fıkrası (a) ve (b) bentleri uyarınca bir iş kazası olduğu ..." sonucuna varıldığı, Mahkemece" ... İzmir 16. İş Mahkemesinin 2020/233 E.-2022/121 K.sayılı kesinleşen dosyası ve dosyamızda dinlenen tanıklardan ... ve ...’ın birbirini doğrulayan ve tamamlayan objektif anlatımları birlikte değerlendirildiğinde; olayın olduğu 22.8.2017 tarihinde davacının 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamında çalıştığı açıkça belirgin olup, 22.8.2017 tarihinde davalı işyerinde çalışırken ayağının kayması sonucu davacının bedence arızaya uğramasına neden olan olayın 5510 sayılı Yasanın 13.maddesi uyarınca bir iş kazası olduğu .." gerekçesiyle verilen tespit kararının yerinde bulunduğu ancak davalı konumunda olması gereken SGK Başkanlığının kararda fer'i müdahil olarak gösterilmesi hatalı olduğu gibi, dava tarihinden sonra başvuruda bulunulduğundan dava açılmasına sebebiyet vermeyen Kurumun yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiği, İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönleriyle hatalı olduğu anlaşılmış, sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde yer alan, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili SGK Başkanlığı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların yukarıda sıralanan gerekçeler ışığında kısmen yerinde olduğu, ancak bu hatanın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği dikkate alınarak; HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca belirlenen aykırılık düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiş ;

A-) Davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İzmir 9. İş Mahkemesinin 14.12.2023 tarih, 2017/479 Esas ve 2023/595 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına,

1-Davanın kabulü ile

Davacının 22.08.2017 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine, karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının davalı şirket nezdinde çalışırken 22.08.2017 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.