10. Hukuk Dairesi 2024/5577 E. , 2024/8499 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/675 E., 2023/1522 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/213 E., 2021/136 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekilinin 21.03.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle " Müvekkilinin davacı ...'nın eşi ...'nın 18.07.2018 tarihinde vefat ettiğini, ... ...'nın, davalı ... Mobilya işyerinde beden işçisi olarak 02.01.2013-16.01.2013 tarihleri arası çalıştığını ancak bu çalışmasının davalı işverence Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğini, sigortalı gösterilmediğini, bu nedenlerle; müvekkilinin eşi ...'nın 02.01.2013-16.01.2013 tarihleri arası 15 gün süre ile sigortalı çalıştığı hususunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Fer'i müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu vekili cevap dilekçesinde özetle "Sosyal Güvenlik Kurumu davalı taraf olarak belirtilmiş, ancak, 11.09.2014 tarih ve 6552 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7 nci maddesine eklenen 4 üncü fıkra ile Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet tespit davalarında fer'i müdahil olarak kabul edildiğinden, yargı giderlerinden bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu tür davaların 5510/86 ncı madde gereği 5 yıl içerisinde açılması gerektiğini ayrıca, davacının tespitini istediği 02.01.2013-16.01.2013 tarihleri arası Kurum kayılarında bir sigortalılığı bulunmadığından ve belirtilen tarihlerde çalıştığına dair Kurum kayıtlarında bir bilgi olmadığından davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Uyuşmazlığın davacı ...'nın, 18.07.2018 tarihinde vefat eden eşi ... ...'nın davalı ... mobilya işyerinde 02.01.2013-16.01.2013 tarihleri arasında iş sözleşmesi ilişkisi ile çalışıp çalışması noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
...'nın 18.07.2018 tarihinde öldüğü, öldüğü tarihte 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı, bu sürenin mirasçılar yönünden sigortalının ölüm tarihinden itibaren başladığını dikkate alındığında somut olayda hak düşürücü sürenin gerçekleşmediği anlaşılmıştır.
...'nın 02.01.2013-16.01.2013 tarihleri arası davalı işyerinde veya dava dışı işyerlerinde sigortalı çalışması olduğuna ilişkin bir kayıt ve belge olmamakla birlikte, davalı tarafın bu çalışmanın 10 gününü kabul ettiği, komşu işyeri tanığı ve bordro tanıklarının da ...'nın 2013/0cak ayında "10 gün" süre ile davalı işyerinde işçi olarak çalıştığını ifade ettikleri dikkate alındığında, taraflar arasında 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi kapsamında hizmet akdi kurulduğu, mütevefanın fiilen çalışmaya başlaması ile 7 nci madde kapsamında sigortalılık niteliğini edindiği, sonuç olarak davacının 2013/Ocak ayında 10 gün sigortalı işçi statüsünde çalıştığı" gerekçesiyle;
"Davanın kısmen kabulü ile,
1-...'nın 02.01.2013-11.01.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Feri müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle, salt tanık beyanlarının hizmet tespiti davalarında ispata yeterli olmadığını, müvekkil kurum alehinde yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiğini, usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "... Somut olayda, sigortalı ...'nın sigortalı hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde; 4401201411268 sigorta sicil numarası ile ilk defa ... sicil nolu ... ... işyerine 22.10.2014 tarihinde 4/a sigortalısı olarak girdiği ve bu işyeri dahil değişik işyerlerinde 01.07.2018 tarihine kadar çalıştığı, davalı ... sigorta sicil nolu ...'e ait ... Mobilya satışı işyerinde sigortalı bir hizmet bildirimi olmadığı, "03.03.2020 tarih ve 3 nolu celsesinde davalı ... ... beyanında; ben ... Mobilyanın sahibiyim. ...'yı 2013 yılı Ocak ayı başında deneme amaçlı işe aldım ve 10 gün çalıştı, işten ayrıldı,asgari ücretle çalıştı, bana Afgan uyruklu olduğunu söyledi, sigortasının yapılmayacağını düşündüğümüzden sigorta girişi yapılmadı, Kendisi beden işçisiydi, davayı bu şekilde kabul ediyorum ." şeklinde beyanda bulunduğu, murise ait hizmet cetvelinin tetkikinde, murisin ilk işe girişinin 22.10.2014 tarihinde olduğu ve tüm sigortalı geçen döneminin davalı işveren dışındaki işyerlerinde geçtiği eş söyleyişle muris adına davalı işyerinden verilmiş dönem bordros,u işe giriş bildirgesi olmadığı ve davalı işyerinde belirtilen dönemde teftiş raporu düzenlenmediği, hal böyle olunca dava tarihi olan 21.03.2019 da davanın hak düşürücü süreye uğradığı ve bu sebeple davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerekmekte iken mahkemece kabul kararı verilmesinin hatalı bulunmuştur.
Fer'i müdahil vekilince istinaf dilekçesinde her ne kadar Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceği belirtilmiş ise de hüküm fıkrasında zaten yargılama giderinin ve vekalet ücretinin feri müdahile yüklenilmediği, gerekçeli karar başlığında Kurum sıfatının fer'i müdahil olarak yazıldığı bu konudaki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Belirtilen nedenle HMK’nın 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendinde yazılı, "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verileceğine ilişkin düzenleme dikkate alınmak sureti ile feri müdahil vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK’nın 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca kaldırılması ve düzeltilerek yeniden karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle;
"1-Feri müdahil SGKB vekilinin istinaf başvurusu kapsamında kamu düzeni çerçevesinde Dairemizce yapılan değerlendirme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca Malatya 1. İş Mahkemesi 2019/213 Esas - 2021/136 Karar sayılı ilamının kaldırılarak, düzeltilerek esas hakkında yeniden karar verilmesi suretiyle;
2-Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, hak düşürücü sürenin murisin ölüm tarihinden itibaren başladığını, davanın hak düşürücü süreye uğramadığını beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371; 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!