WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5570 E.  ,  2024/6110 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2027 E., 2023/1542 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/100 E., 2020/214 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulüne, kararın kaldırılarak davanın reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 1974 yılında vefat eden SSK sigortalısı eşi ... ... nedeniyle 4/a kapsamında dul aylığı, 1979 yılında vefat eden 1479 sayılı Kanun kapsamında Esnaf Bağ-Kur sigortalısı olan babasından dolayı ise 4/b kapsamında yetim aylığı aldığını, 2013/26 sayılı Genelge uyarınca gelir tespiti yapılması sonucu, davacının 01.06.2013 – 31.12.2015 ve 01.07.2016 tarihi sonrası gelirinin brüt asgari ücretin üzerinde olduğunun tespit edilmesi nedeniyle aylıklarının durdurularak, geriye dönük borç tahakkuk ettirildiğini, 01.10.2016 tarihinden itibaren babasından dolayı tekrar aylık bağlanmakla birlikte, 20.816,55 TL’nin aylıklarından kesilmeye devam etmesi nedeniyle aleyhine borç tahakkuk ettirildiğini iddia etmiş, davalı Kurum işleminin iptaline ve aylıklarından yapılan kesintilerin yasal faiziyle birlikte tarafına iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum cevap dilekçesinde; davacının vefat eden babasına ait 0159815816 sayılı Bağ-Kur dosyasının Antakya Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünde bulunması ve davacı adına borç kaydının Antakya Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğü tarafından yapılması sebebiyle inceleme öncesi yetkisizlik nedeniyle reddi gerektiğini, davacının vefat eden eşinden dolayı 01.06.1974 tarihinden itibaren ölüm aylığı almaya devam ettiğini, ayrıca vefat eden babasından dolayı da 0159815816 sayılı Bağ-Kur tahsis dosyasından 01.10.2012 tarihinden itibaren ölüm aylığı almaya devam ettiğinin tespit edildiğini, davacı hakkında gelir tespiti yapıldığını ve denetim raporu sonucunda 01.06.2013 ile 31.12.2015 tarihleri arasında ve 01.07.2016 sonrası gelirinin ''brüt asgari ücretin üzerinde'' olduğunun tespit edilmesi üzerine aylığının kesilerek, davacı adına borç kaydedildiğini, ancak Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 22.09.2016 tarih ve E.5040387 sayılı 4/1-b Hak Sahibi Kız Çocuklarının Gelir Tespiti İşlemleri hakkındaki yazısına istinaden gelir tespiti unsuru kaldırıldığından yeniden hak sahibi koşullarını sağlaması nedeniyle aylığının 01.10.2016 tarihinden itibaren tekrar başlatıldığını, aylığı durdurulan dönem için 20.816,55 TL borç kaydı oluşturulduğunu ve Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu savunmuş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Kurum işleminin yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne davalı Kurumun 20.816,55 TL tutarındaki borç kaydının iptaline ve davacının borcu olmadığının tespitine, davacının 4/a ve 4/b aylıklarından yapılan kesintilerin toplamının her bir ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı Kurumdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili, SGK 2013/26 sayılı Genelge gereğince davacının gelir tespiti unsuru nedeniyle aylığı durdurulmuş ve bu dönem için adına borç oluşturulduğunu iddia ederek, verilen kararın kaldırılması talebi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.Davacı vekili, İlk Derece Mahkemesince vekalet ücreti yönünden hükmedilen kararın kararın hatalı olduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yasal düzenlemeler kapsamında dava irdelendiğinde; bu tür ölüm sigortasından aylık tahsislerinde, ayrık durumlar dışında genel kural olarak hakkı doğuran olay tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuatın uygulanması gerekmekte olup buna göre Bağ-Kur sigortalısı olan babanın yaşamını yitirdiği 21.08.1979 tarihi itibarıyla davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Kanun'un 2229 sayılı Kanun'la değişik 2 nci fıkrasının (c) bendi olduğu, Yasa maddesi açıkça geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak koşulu aradığından 1974 yılından eşi dolayısıyla ölüm aylığı alan davacının bu koşulu sağlamadığı sabit olup, İlk Derece Mahkemesinin değerlendirilmesi yerinde bulunmamıştır gerekçesiyle kararın kaldırılarak talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve Kanuna aykırı olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eşinden ve babasından çift ölüm aylığı bağlanması ile Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2-1479 sayılı Kanun'un 4926 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile değiştirilen 46 ncı maddesinin 2 nci fıkrasının “Sigortalının kız çocuklarına bağlanan aylıklar, bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmaya başladıkları veya evlendikleri tarihi takip eden aylık ödeme tarihinden itibaren kesilir. Aylığın kesilmesine yol açan nedenlerin ortadan kalkması halinde, bu Kanun'un 45 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi hükmü saklı kalmak şartıyla, bu tarihi takip eden aylık ödeme tarihinden başlanarak yeniden aylık bağlanır. Ancak evliliğin son bulması ile kocasından da aylık almaya hak kazanan kız çocuklarına bu aylıklardan fazla olanı ödenir.” hükmü ile yine 1479 sayılı Kanun'un 4926 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi ile değiştirilen 45/c maddesinin “on sekiz yaşını, orta öğrenim yapması halinde yirmi yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde yirmi beş yaşını doldurmayan ve (18 yaşını doldurmayanlar hariç) bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan veya yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malul olan çocuklarla, yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocuklarının her birine % 25'i” oranında aylık bağlanır şeklinde değiştirilmiştir.

Yaşamını yitiren sigortalının eş, çocuk, anne, babasına ölüm sigortasından aylık tahsisi yapılabilmesi için öncelikle hak sahipliği sıfatının kazanılması gerekmekte, bunun için hak sahiplerine ilişkin aylık bağlama koşullarının sağlanıp sağlanmadığına bakılmakta, başka anlatımla bu koşulları tümüyle yerine getiren kişi hak sahipliği sıfatını kazanmakta, anılan sıfata sahip kişilere, sigortalıya ait tahsis şartları da gerçekleşmişse aylık bağlanabilmektedir. Şu durumda yukarıda sıralanan maddeler ve sosyal güvenlik hukuku ilkeleri dikkate alındığında yasal mevzuat ve aylık bağlama koşulları kendi içerisinde ayrıştırılmalı, sigortalıya ait şartlar sigortalının ölüm günü itibarıyla yürürlükte olan yasal mevzuat kapsamında değerlendirilmeli, hak sahiplerine ilişkin koşullar ise hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükte olan yasal düzenlemeler çerçevesinde irdelemeye tabi tutulmalıdır.

3. Değerlendirme
Davacının eşinin 4/a sigortalı iken 01.06.1974 tarihinde vefat ettiği, davacıya eşinden dolayı 01.06.1974 tarihi itibariyle aylık bağlandığı, babasının 1479 sayılı Kanuna tabi Bağ-Kur sigortalısı olduğu, 21.08.1979 yılında vefat ettiği ve davacının talebi üzerine 01.10.2012 tarihi itibariyle aylık bağlandığı, davalı Kurum tarafından davacının babasından almakta olduğu ölüm aylığının iptal edildiği, davacı tarafça söz konusu Kurum işleminin iptalinin talep edildiği eldeki davada; 4956 sayılı Kanun ile 08.08.2003 tarihinde yapılan değişiklikten sonra, 45/2 nci madde hükmünde yer alan "bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik Kanunları kapsamında çalışmayan, bu yasalar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocuklarının her birine "aylık bağlanır" şeklinde düzenleme gözetildiğinde davacının her iki aylığa hak kazandığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.