WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5549 E.  ,  2024/7608 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2840 E., 2024/531 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/636 E., 2022/547 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekilince istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı iş yerinde 18.09.2001 ile 28.11.2014 tarihleri arasında sürekli olarak çalıştığını, davalı iş yerinin fındık kırma ve kavurma fabrikası olduğu, davalı iş yerinde 150-200 işçinin çalıştığını, müvekkiline davalı iş yerinin fındık kavurma bölümünde çalıştığını, fındık kavurma bölümünde çalışan işçilerin daimi olarak çalıştıklarını, son iki yılda bir gün izin kullandığını, işe girişten iki yıl öncesine kadar ise her yıl ağustos ve aralık ayları arasında hiç izin kullanmadan çalıştığını, kalan aylarda işlerin yoğun olduğu dönemlerde izinsiz yoğun olmaması halinde ise haftada bir gün izin kullandığını, işlerin yoğun olması nedeni ile öğle arası 1 saat dinlenme ve yemek molası verildiği, müvekkiline her gün 4-5 saat mesai yaptığını, müvekkiline davalı iş yerinde kesintisiz olarak çalışmasına rağmen, davalı müvekkiline zaman zaman işten çıkış gösterip yeniden işe almış gibi işlem yaptığını, bu durumdan davacının haberi olmadığını, davacı iş yerinde yıllık 360 gün çalışmasına rağmen, davalı müvekkilinin hizmetini diğer davalı Kuruma eksik bildirdiğini, davalı Kurum da denetim görevini tam anlamıyla yerine getirmediğinden eldeki davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, davacının çalışmalarına karşılık olarak 2022 yılında 59 gün, 2003 yılından 173 gün, 2004 yılından 95 gün, 2005 yılından 152 gün, 2006 yılından 59 gün, 2007 yılından 72 gün, 2008 yılından 62 gün, 2009 yılından 66 gün, 2011 yılından 61 gün, 2012 yılından 39 gün, 2013 yılından 32 gün, 2014 yılından 41 gün eksik bildirdiği, bildirilen sürelerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili firmada 18.09.2001 tarihinde mevsimlik işçi olarak işe başladığını, davacının iddia ettiğinin aksine belirli aralıklarla, kesintili olarak çalışığını, davacının müvekkil şirket nezdinde iddia ettiği gibi kesintisiz çalışması bulunmadığını, davacı davalı firmada, mevsimlik işçi olarak işe başladığı, davacının iddia ettiğinin aksine belirli aralıklarla işten çıktığını, 28.11.2014 tarihine kadar, işe giriş çıkışlı belirli aralıklarla, kesintisiz olarak çalıştığını, davacının müvekkil firmada iddia ettiği gibi kesintisiz bir çalışması bulunmadığını, davacı mevsimlik işçi olarak çalıştığından, çalışma süresinin tam yıl olmadığı, işin durumunun ve yoğunluğuna göre çalışma değişiklik gösterdiğini, davacı ile müvekkili firma arasında imzalanan, mevsimlik iş sözleşmesi zaten, işçinin şahsi dosyasında müvekkili firma tarafından sunulduğunu, zaten davacının mevsimlik işçi yapılan işin de mevsimlik iş olması sebebiyle çalışmış olduğu bu süreler müvekkil firmaca tutulan tutanaklarda ücret bordrolarından da belli olduğunu, müvekkil firmada asgari ücret üzerinden çalışılan gün kadar ücret uygulaması mevcut olup, bu durumun ücret bordroları ile sabit olduğunu, bu durum dahi iş yerindeki çalışmanın kesintisiz olmadığının delili olduğu, davacının dava dilekçesindeki talep etmiş olduğu hizmetin tespitine ilişkin hizmet tespiti davası 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, davacının talebinin zamanaşımına uğramış olması sebebi ile davacının davasının zamanaşımı itirazının öncelikle dikkate alınmasını, davacı tarafın davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesi ile Kurum kayıtlarında davacının talep ettiği sürelere ilişkin fiili ve gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesi ile birlikte sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleri ile birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile sosyal sigorta işlemleri hizmet kayıtlarının açıkça yer aldığı, iddia edildiği gibi denetim görevini tam anlamıyla yerine getirmediği gerçeği yansıtmadığını, davacının davasını usul ve yasadaki son değişikliğe dayanarak davalı taraf sıfatına son verilmesini talep ettiğini, Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenilen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde açılması gerektiğini, davacının tespitini istemiş olduğu zaman dilimlerine ait hizmetlere ilişkin 5 yıllık hak düşürücü sürenin işlediği dava konusu prim günlerinin mevcut olduğunu, bu nedenle davanın reddi ya da kısmen reddi gerektiğini talep ettiği anlaşılmıştır

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı iş yerinde çalışmaların mevsimlik olmadığını, yılın her ayı iş yerinin faal olduğunu, bordrolu işçilerin davacının sürekli çalıştığını beyan ettiklerini, Mahkemece dinlenen bordro tanıklarının davacı ile aynı bölümde çalışmadığını, müzekkere yazı cevaplarına göre davacı aleyhine hüküm kurulmasının yerinde olmadığını, bir kısım bordrolardaki imzaların davacıya ait olmadığının ATK raporu ile sabit olduğunu, davanın kabulü gerektiğini beyan ederek istinaf isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu, 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.