WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5545 E.  ,  2024/6756 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/241 E., 2024/391 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/264 E., 2023/223 K.

Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 25.09.1990 tarihinin sigorta başlangıcı olarak tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Mahkemece resen gerçek çalışmanın varlığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, "...yapılan bilirkişi incelemesi ile ilk raporda davacının işe giriş bildirgesi içerisinde bulunan imzasının davacıya ait olmadığına dair kanaat bildirilmesi sonrası davacının itirazı nedeni ile dosya ATK'ya gönderilmişse de ATK tarafından rapor hazırlanabilmesi için davacının 1990 yılı öncesine dair imzaları gerekmiş, davacıdan imza asıllarının olabileceği kurumların bilgisi istenmişse de bu tarihlere ilişkin bir imza tespit edilememiştir. 09.12.2022 tarihli rapora itibar edilerek ilgili imzanın davacıya ait olmadığı kanaati ile davanın reddine..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının 1990 yılına ait imzalar ile günümüzdeki imza örneklerinin incelenmesi ile kurumlara müzekkere yazılsa da imza örneklerine ulaşılamadığını, işe giriş bildirgesinde ki imzanın davacının el ürünü olmadığının tespiti yapılırken davacının yıllar içinde imzasında biçimsel değişiklik ve deformasyon olması ihtimalinin gözönünde bulundurulması gerektiğini, işe giriş bildirgesinde ki imzanın davacıya ait olmadığı hususunun bilirkişi raporuna göre kesin olmayıp tek başına imzanın davacıya ait olmamışı sebebi ile verilen kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dosyadaki yazılara, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde ve özellikle tespit talep edilen işyerine ait uyuşmazlık konusu dönemde bordro verilmediği, dinlenen tanıkların davacının akrabası olup aynı işyerinde çalışmadıklarını ve davacının çalıştığını hatırladıkları yönünde ki beyanlarının ispata elverişli olmadığının ve yine işe giriş bildirgesi üzerinde ki imzanın davacının el ürünü olmadığına dair bilirkişi raporu karşısında davacı tarafça uyuşmazlık konusu tarihte dava dışı ....na ait işyerinde hizmet akdi ile çalıştığının usulüne uygun deliller ile ispat edilemediğinin ve Mahkemece verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 25.09.1990 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2, 9, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.

Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.

Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.

Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Yasalar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.

3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.

2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, dava dışı ... ünvanlı işverenin... sicil no.lu işyerinden davacı adına 25.09.1990 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, inşaat mahiyetli iş yerinin 25.09.1990-27.11.1990 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, işyerinden hiç dönem bordrosu verilmediği, bilirkişi marifetiyle yaptırılan imza incelemesinde, imzanın davacıya ait olmadığının belirlendiği, sadece emniyet vasıtasıyla komşu işyeri araştırması yapıldığı bu vasıtayla belirlenen... ve ... ile davacı tanıkları ... ile ...'ın dinlendiği, tanıkların davacının inşaat ahırında çalıştıklarını beyan ettikleri ancak mahkemece bilirkişi incelemesinde imzanın davacıya ait olmadığı gerekçe gösterilerek eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm verildiği anlaşılmıştır.

3.Tüm bu açıklamalara göre Mahkemece, davacının eylemli çalışmasını ortaya koyacak şekilde iş yerinin inşaat işyeri olduğu gözetilerek, vergi, belediye, SGK aracılığıyla yapılacak araştırmayla komşu işyerlerinde çalışan kişiler yöntemince saptanarak, re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, sigortalılık kayıtları getirtilerek beyanları denetlenmeli, komşu iş yerinin saptanamaması halinde dava konusu dönemde görevli muhtar, aza tespit edilerek dinlenmeli, kamu tanığı olarak dinlenen ... ve ...'nun dava konusu dönemde komşu olup olmadıkları ikamet durumları araştırılarak belirlenmeli, öte yandan işe giriş bildirgesindeki imza ile ilgili bilirkişi incelemesinde atılan imzanın davacıya ait olmadığı şeklindeki tespitin davanın reddi için tek başına gerekçe olmayacağı zira imzanın yıllar içinde değişebileceği hususu da değerlendirilmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.

4.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanı İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.