WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5515 E.  ,  2024/7477 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/16 E., 2024/104 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sigorta başlangıcının tespiti ve yaşlılık aylığı bağlanması istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay 10. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri
tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 15.03.1991 tarihinde çalışmaya başladığını, işe giriş bildirgesinin yasal süresi içinde Kuruma verilerek tescil yapıldığını, ancak işveren tarafından bordro verilmemiş olmasının hak kaybına neden olduğunu, emeklilik aylığı için SGK'ya başvurusu üzerine 211242 sicil numaralı iş yerine ait 15.03.1991 tarihli işe giriş bildirgesinin mevcut olmasına karşın bordrosuna rastlanmadığını bu nedenle sigorta başlangıç tarihinin 01.01.1993 olduğunu ve emekliliğe hak kazanmadığının bildirildiğini belirterek, davacının 15.03.1991 tarihinde davalıya ait iş yerinde 1 gün sigortalı çalıştığının, sigorta başlangıç tarihinin 15.03.1991 olduğunun ve Mayıs/2019 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile birikmiş aylıkların ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının iş yerinde 15.03.1991 tarihinde işe başladığını, prim ve bildirgelerin eksiksiz yapıldığını, SGK'nın bir çok vatandaşı o dönemde mağdur ettiğini, bilgisayar kullanımının yaygın olmadığı dönemde, özellikle 1990'lı yıllarda bu hataların sık yapıldığını, kendisinin bir sorumluluğunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

2.Davalı Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.12.2021 tarihli ve 2019/309 E., 2021/370 K., sayılı kararıyla; "davacı ... 15.03.1991 tarihinde davalı ...'a ait ... sicil numaralı iş yerinde çalışmaya başladığı, davalı işveren tarafından işe giriş bildirgesi verildiği ancak primlerin ödenmediği, dinlenen komşu iş yeri sahipleri tanık ..., ...'in beyanları ile komşu Halil İbrahim Kaygısızel'in beyanları, işe giriş bildirgesi ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla davacının 15.03.1991 tarihinde davalı ...'a ait ... sicil numaralı ... Eczanesinde çalışmaya başladığının tespiti cihetine gidilmiştir.

Davacı Mayıs 2019 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile birikmiş aylıkların ödenmesine karar verilmesini de talep etmiş ise de davacının ilk sigortalılık başlangıç tarihinin 15.03.1991 olduğunun kabulü halinde, 506 sayılı Kanun'un Geçici m.81/B-h hükmü ile 20 yıllık sigortalılık süresini, 47 yaşını doldurması ve en az 5450 gün malullük, yaşlılık, ölüm sigortaları primi ödemiş olmak koşuluna tabi olduğu, davacının 10.05.1972 doğumlu olduğu, tahsis talep tarihi itibari ile 28 yılı aşan sigortalılık süresi ve 8475 prim günü bulunduğu, ancak 47 yaş koşulunu tamamlamadığı, Mayıs 2019 tarihi itibari ile yaşlılık aylığı koşullarının yerine gelmediği, ayrıca 5510 sayılı Kanun'un 28 inci maddesinin 9 uncu fıkrasına göre yaşlılık aylıklarından yararlanabilmek için 4 üncü maddenin 1 inci fıkrasının a bendinde belirtilen sigortalının çalıştığı işten ayrıldıktan (b bendinde belirtilen sigortalının sigortalılığa esas faaliyete son verip vermeyeceğini beyan ettikten sonra yazılı istekte bulunmaları ...şarttır.) düzenlemesi uyarınca davacının işten ayrıldıktan sonra talepte bulunması gerektiği halde, hizmet cetvelinde 2019 yılı Aralık ayına kadar çalışmalarının devam ettiği anlaşıldığından davacının yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin talebinin de reddi cihetine gidilmiştir." gerekçeleri ile davacının davasının kısmen kabulü ile davacının 15.03.1991 tarihinde davalı ...'a ait Demircioğlu Eczanesinde çalışmaya başladığının tespitine, davacının yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri
istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.06.2023 tarihli ve 2022/379 E., 2023/1365 K. sayılı kararıyla; tüm dosya kapsamından ve özellikle, işe giriş bildirgesinin süresinde Kuruma verilmesi, Mahkemece dinlenen tanıkların davacının çalışmasını doğrulamış olması nedeniyle 15.03.1991 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmesinin, ayrıca 01.04.2009 tarihi itibariyle yaşı ve 13.09.2009 tarihine kadar çalışma bilgisinin bulunması nedeniyle yaşlılık aylığı koşullarını taşımadığından, bu yönden davanın reddi kararının yerinde olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin, 13.12.2023 tarihli ve 2023/12000 E., 2023/12776 K. sayılı kararıyla; ...506 sayılı Kanun'un mülga 62 nci maddesindeki “çalıştığı işten ayrıldıktan sonra” ibaresinin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiği hususu da dikkate alınarak, tahsis yönünden talebin yasal dayanağının 506 sayılı Kanun olduğu gözetildiğinde, işten ayrılma koşulunun iptal edildiği tarih sonrası dönem yönünden tahsise karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ...davacının ilk sigortalılık başlangıç tarihinin 15.03.1991 kabulü halinde 506 sayılı Kanun'un Geçici m.81/B-h hükmü ile 20 yıllık sigortalılık süresini, 47 yaşını doldurması ve en az 5450 gün malullük, yaşlılık, ölüm sigortaları primi ödemiş olmak koşuluna tabi olduğu davacının 10.05.1972 doğumlu olduğu, tahsis talep tarihi itibari ile 28 yılı aşan sigortalılık süresi ve 8475 prim günü bulunduğu ancak 47 yaş koşulunu tamamladığı, 506 sayılı Kanun'un mülga 62 nci maddesindeki "çalıştığı işten ayrıldıktan sonra" ibaresinin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiği anlaşıldığından davacının yaşlılık aylığı bağlanması talebinin kısmen kabulü ile iptal tarihi olan 14.01.2021 tarihi itibariyle davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile birikmiş aylıklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; müvekkilinin işten ayrılma tarihinin 30.05.2019 tarihi olduğunu ve bu tarih itibariyle aylığın bağlanması gerektiğini, 47 yaş şartını tamamladıktan sonra başvuruda bulunduğunu, 506 sayılı Kanun uyarınca yaşlılık aylığına hak kazanabilmek için işten ayrılma koşulunun bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı Kurum vekili; resen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespit edilerek yaşlılık aylığının bağlanması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, Anayasa Mahkemesi kararı, bozma ilamı içeriğine göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ve davalı Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.