WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5502 E.  ,  2024/6060 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/265 E., 2023/513 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararın davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı Kurum dava dilekçesinde, Kurum sigortalılarından ...'in 16.01.2009 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde sürekli iş göremez duruma geldiğini, Kurum tarafından sigortalıya 14.339,06 TL ilk ilk peşin sermaye değerli bağlandığını, 3.995,46 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiğini ve 10.596,88 TL tedavi yardımı yapıldığını belirterek Kurum zararının onay, sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesi ile davacı tarafça talep edilen tazminat miktarını fahiş olduğunu, müvekkilinin çalışanları için ödediği vergi nedeni ile SGK alacaklarının da ödenmiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin16.06.2015 tarihli ve 2014/318 Esas 2015/371 Karar sayılı kararıyla, davanın kabulü ile 10.754,29 TL PSD'li gelirin 23.11.2012 onay tarihinden itibaren, 2.996,59 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin 18.07.2012 ödeme tarihinden itibaren, 7.947,66 TL hastane masrafının 09.04.2009 sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 18.09.2017 tarihli ve 2015/18510 E. 2017/5785 K. sayılı ilamında; "... Dosya kapsamı incelendiğinde, olayla ilgili Kurum müfettişi tarafından düzenlenen 07.06.2012 tarih ve 122 sayılı soruşturma raporunda kazalının makinenin içinde dişli olduğunu biliyor olması ancak buna rağmen makine açıkken müdahale etmesi nedeniyle sigortalı hakkında 5510 sayılı Kanun'un 22/b maddesi gereğince işlem yapılması gerektiği sonucuna varıldığı dolayısıyla kazalının olayın meydana gelmesinde ağır kusurunun var olduğu ancak bu hususun da dikkate alınmadığı görülmektedir. ... Kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, tarafların kusur oran ve aidiyetleri işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilerden alınacak bilirkişi raporu uyarınca saptanmalıdır. Kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığının ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci, 4857 sayılı Kanun'un 77 inci, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek belirlenmesi gerekir. Şu halde yapılması gereken iş; iş güvenliği ve işçi sağlığı konularında uzman bilirkişi kurulundan, yukarıda belirtilen açıklamalar dikkate alınmak suretiyle yöntemince düzenlenmiş kusur raporu alınmalı ve varılacak sonuca göre karar verilmelidir...." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 15.10.2019 tarihli ve 2018/437 E. 2019/279 K. sayılı kararıyla; "... Mahkememizce tarafların kusurunun, aidiyetinin ve oranlarının belirlenmesi için iş güvenliği uzmanı bilirkişiden bozma ilamı gereği rapor alınmakla, 29.04.2019 tarihli raporun incelenmesinde, davalı şirketin %75, kazalı işçinin %25 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Tarafların yapmış olduğu itirazların değerlendirilmesi ve Yargıtay bozma ilamında belirtildiği şekilde kapsamlı inceleme yapılması için bu kez 3 kişilik heyetten oluşan bilirkişilerden rapor talep edilmiş, 27.07.2019 tarihli heyet kusur raporunun incelenmesinde davalı şirketin %75, kazalı işçinin ise %25 oranında kusurlu olduğu belirlenmekle raporlar arasında ve iş kazası maddi-manevi tazminat dosyası ile herhangi bir çelişki olmadığı, somut olayda incelendiğinde tespit edilen kusur durumların olaya uygun olduğu anlaşılmıştır..." gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.754,29 TL peşin sermaye değerli gelirin 23.11.2012 onay tarihinden itibaren, 2.996,59 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin 18.07.2012 ödeme tarihinden itibaren, 7.947,66 TL hastane masrafının 09.04.2009 sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine, karar verilmiş karara karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Dairemizin 16.09.2020 tarihli ve 2020/579 E. 2020/4457 K. sayılı ilamında,"...sigortalının ağır kusuru gözetilerek, kusur oran ve aidiyetleri, iş kazasının gerçekleştiği iş kolu ile iş güvenliği alanında uzman kişilerden seçilecek bilirkişi kurulundan yeniden kusur raporu aldırılmak suretiyle maddi oluşa uygun olarak belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir...." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..., bilirkişiler tarafından düzenlenen 26.02.2022, 21.08.2022 tarihli kök ve ek raporlarda da davalı işverenin olayın meydana gelmesinde %75, sigortalı işçi ...'in %25 oranında etkisi olduğu tespit edildiği, bu oranların dosya kapsamına uygun olmadığı uygun olmadığı, dosyanın yeniden, öncekilerden farklı, iş kazasının gerçekleştiği iş kolu ile iş güvenliği alanında uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edildiği, 11.03.2023 tarihli raporda davalı işveren ... Tela ve Elyaf Üretim San. Tic. Ltd. Şti.'nin olayda %65, sigortalı işçi ...'in dikkatsizliğinin ve tedbirsizliğinin olayda %35 oranında etken olduğunun tespit edildiği anlaşılmış ve alınan bu raporun dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirilmiştir. Kusur oranları ve sigortalı işçinin maluliyet oranı doğrultusunda davacı Kurumun talep edebileceği Kurum zararları hesaplanmak üzere aktüerya bilirkişisinden rapor alınmıştır...." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile

9.320,39 TL ilk peşin sermaye değeri gelirinin onay tarihi olan 23.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2.597,05 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

6.887,97 TL tedavi masrafının sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, davanın belirsiz alacak niteliğinde olmadığı ve davalı işverene kusur izafe edilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 5510 sayılı Kanun'un 12, 21 inci, 76 ncı madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında temyiz nedenlerine göre bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.