10. Hukuk Dairesi 2024/550 E. , 2024/2775 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/51 E., 2023/102 K.
KARAR : Ret
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Nakliyat Hububat San. Tic. A.Ş. ve kardeş kuruluşları olan diğer davalı şirketlerde 12.01.2000 - 26.01.2012 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığı, Mersin İş Mahkemelerinde şirket aleyhinde tanıklık yapması nedeni ile kendi istifa ederek ayrılması için davacının yerini değiştirdiği, daha sonra istirahat etmesi söylenerek davacıya rapor aldırıldığı, görevine başlamak için işyerine gittiğinde işe başlatılmayarak işine son verildiği, ,üst üste 5 gün işe gelmemiş gibi tutanak tutulduğu, iş akdi davalı işverence feshedildiği iddiasıyla davalı işyerlerinde 12.01.2000 - 26.01.2012 tarihleri arasında çalıştığının tespitine ve işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İşçilik alacaklarının tahsiline ilişkin dava tefrik edilerek aynı esasa kaydedilmiştir.
II.CEVAP
Davalı işverenler vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 16.08.2007 - 31.12.2007 tarihleri arasında ..., 01.01.2008 - 19.06.2008 tarihleri arasında Arya, 20.06.2008 - 07.11.2008 tarihleri arasında ..., 08.11.2008 - 30.06.2011 tarihleri arasında Arya, 01.07.2011 - 06.02.2012 tarihleri arasında Arpaç nezdinde yükleme ve boşaltma işçisi olarak çalıştığı, 16.08.2007 tarihinden önce şirketlere bağımlı olarak çalışmadığı, ton usulü serbest piyasa hamalı olarak çalıştığı, bu nedenle sigortalı sayılamayacağı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiği, davanın her bir şirket yönünden de tefriki gerektiği, kamu düzenine ilişkin davada re'sen araştırma yapılması gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.MAHKEME İLK KARARI
Mahkeme tarafından 26.06.2014 tarihli ve 2012/664 Esas, 2014/222 Karar sayılı davacının davalı şirketlerde 12.01.2000 - 26.01.2012 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını iddia ettiği, davalı şirketlerin ticaret sicil kayıtları ve tanık beyanları değerlendirildiğinde davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğu, davacının 16.08.2007 tarihinden sonraki çalışmalarının davalı şirketlerde sigortalı gösterildiğinin SGK kayıtları ile sabit olduğu, 12.01.2000 - 16.08.2007 tarihleri arasında hizmet tespiti iddiasında, yazılı delil bulunmadığı, davacı tanıklarının aynı zamanda bordro tanığı olduğu ancak davalı şirketle aralarında aynı mahiyette dava bulunduğu, bu sebeple beyanlarına itibar edilemeyeceği, dinlenen davalı tanıkları ...,...,...,...,...,'ın bordro dönem tanığı olduğu ve davacının 2007 yılı öncesi ton usülü yükleme yapan çağlı ile gelen serbest hamal olduğunu haber verdikleri yine bu dönem için davacının dava dışı başka işyerlerinde sigorta kayıtlarının bulunduğu böylece davacının 12.01.2000 - 26.01.2012 döneminde davalı şirketlerde kesintisiz çalışmadığı, çalışmasının Kuruma bildirilen günlerle sınırlı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
1. Mahkemenin 26.06.2014 tarihli ve 2012/664 Esas, 2014/222 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce 19.01.2015 tarihli ve 2014/24876 Esas, 2015/716 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:
"...Mahkeme, davacının, 12.01.2000 - 26.01.2012 tarihleri arasındaki davalı iş verenlere ait iş yerindeki çalışmalarının kesintili olduğu ve ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş ise de, dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli görünmemektedir. Bu bakımdan, Mahkemece, davacının bu döneme ilişkin olarak vergi ve oda kaydının bulunup bulunmadığı, 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olup olmadığı araştırılmalı, davacının serbest hamal mı, yoksa, işverene hizmet akdiyle bağlı olarak çalışan bir işçi mi olduğu saptanmalı, davacının kendi nam ve hesabına bağımsız çalışıp çalışmadığı bu yönde piyasa hamallarının bağlı bulunduğu Serbest Hamallar Odası veya Yük Taşıyıcıları Odası vs. gibi bir oda veya dernek varsa davacının kaydı olup olmadığı sorulmalı,davalı işverenlerin vergi kayıt ve faaliyeti ile tescil durumları ilgili vergi dairesinden ve ticaret sicili memurluğundan araştırılmalı, böylece, davalı işverenlerin arasında hukuki ilişki olup olmadığı da saptanmalı, toplanan tüm kanıtlar değerlendirildikten sonra, elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır..."
B. Mahkemece Verilen Direnme Karar
Mahkeme tarafından 11.06.2015 tarihli ve 2015/164 Esas, 2015/433 Karar sayılı kararı ile davacının hizmet tespiti davasında davacının davalı şirketlerde 12.01.2000 - 26.01.2012 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını iddia ettiği, davalı şirketlerin ticaret sicil kayıtları ve tanık beyanları değerlendirildiğinde davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğu, davacının 16.08.2007 tarihinden sonraki çalışmalarının davalı şirketlerde sigortalı gösterildiğinin SGK kayıtları ile sabit olduğu, 12.01.2000 - 16.08.2007 tarihleri arasında hizmet tespiti iddiasında, yazılı delil bulunmadığı, davacı tanıklarının aynı zamanda bordro tanığı olduğu ancak davalı şirketle aralarında aynı mahiyette dava bulunduğu, bu sebeple beyanlarına itibar edilemeyeceği, dinlenen davalı tanıkları ...,...,...,...,...,'ın bordro dönem tanığı olduğu ve davacının 2007 yılı öncesi ton usülü yükleme yapan çağrı ile gelen serbest hamal olduğunu haber verdikleri yine bu dönem için davacının dava dışı başka işyerlerinde sigorta kayıtlarının bulunduğu böylece davacının 12.01.2000 - 26.01.2012 döneminde davalı şirketlerde kesintisiz çalışmadığı, çalışmasının Kuruma bildirilen günlerle sınırlı olduğu gerekçesiyle Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 19.01.2015 tarihli bozma ilamına Mahkemenin 26.06.2014 tarihli kararı ile direnilmesine, davacının hizmet tespiti davasının reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca Verilen Karar
1.Mahkemenin 11.06.2015 tarihli ve 2015/164 Esas, 2015/433 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Hukuk Genel Kurulu tarafından 20.06.2019 tarihli ve 2015/10-3550 Esas, 2019/748 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:
"...öncelikle, davacının 23.06.2006 - 27.09.2006 tarihleri arasında bildirimi yapılan 1004515 sicil numaralı işyerinin kime ait olduğu ve bu işyeri ile davalı şirketlere ait işyerleri arasında organik bağ bulunup bulunmadığı tespit edilerek 23.06.2006 tarihinden önceki çalışmaların tespiti bakımından dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmelidir.
Ayrıca, davalı şirketlerin dava konusu döneme ilişkin ortaklık yapısı ve yönetici bilgilerini içerir ticaret sicil kayıtları araştırılarak şirketler arasındaki bağlantı tespit edilmelidir.
Bununla birlikte, işyerinde işlerin iş yerine bağlı sürekli hamallarla mı yoksa piyasa hamallarıyla mı yapıldığı hususu, her gün hamala ihtiyaç olup olmadığı, davacıya her gün iş verilip verilmediği, çalışmanın tam zamanlı çalışmaya dayanıp dayanmadığı, ücretin kim tarafından ödendiği ve ödenen ücret miktarı ile nasıl ödendiği (günlük, haftalık, aylık) hususlarını belirlemek, davalı işyerine ait ihtilaf konusu dönem puantaj kayıtlarını, ücret tediye bordrolarını, hasta sevk kağıtlarını, yaptığı işe göre davacının isim ve imzasını taşıyan fatura, sevk ve irsaliye belgesi ile benzeri her türlü belgeyi getirtmek, ilgili meslek/ticaret odasından davalı işyerine ait kapasite raporunu, tüm vergi beyannamelerini getirtip gerektiğinde keşif yaparak işyerinin mekan ve büyüklüğünü/fiziki şartlarını, ciro, elektrik, su tüketimi ve her türlü veri gözetilmek suretiyle çalışması gereken sigortalı sayısını, alanında uzman ilgili meslek mensubu, mali müşavir ve hukukçudan oluşan bilirkişi heyetinden rapor alarak belirlemek, bu raporda dava konusu dönemdeki dönem bordrolarında çalıştığı bildirilen sigortalı sayısı ile de karşılaştırma yapılmasını sağlamak, davacının serbest meslek erbaplığından dolayı vergi veya Bağ-Kur kaydının bulunup bulunmadığını araştırmak, bu yönde piyasa hamallarının bağlı bulunduğu Serbest Hamallar Odası veya Yük Taşıyıcıları Odası vs. gibi bir oda veya dernek varsa davacının kaydı olup olmadığını sormak, dava konusu döneme ilişkin müfettiş raporları olup olmadığını sormak, dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile komşu veya benzeri işleri yapan işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler resen saptanarak somut bilgi ve görgülerine başvurmak, yapılan işin niteliği dikkate alındığında kısmi çalışma yapılması mümkün olduğundan çalışmanın varlığını, süresini ve sürekliliğini, çalışmanın kısmi ya da tam gün olup olmadığını belirlemek gerekmektedir.
Hâl böyle olunca direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda açıklanan ilave gerekçe ve nedenlerle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir..."
D.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararından sonra Mahkemece Verilen Karar
Mahkeme tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davacının davalı şirketlerde 12.01.2000 - 26.01.2012 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını iddia ettiği, davalı şirketlerin ticaret sicil kayıtları ve tanık beyanları değerlendirildiğinde davalı şirketler arasında ve dava dışı Europen Tobacco Sigara ve Tütüncülük San. Tic. A.Ş. organik bağ bulunduğu, davacının çalışmalarının davalı şirketlerde ve dava dışı ....Sigara ve Tütüncülük San. Tic. A.Ş'de sigortalı gösterildiğinin SGK kayıtları ile sabit olduğu, 12.01.2000 - 16.08.2007 tarihleri arasında hizmet tespiti iddiasında, yazılı delil bulunmadığı, Mersin Hamallar odasında davacının oda kaydının olmadığı, davacı tanıklarının aynı zamanda bordro tanığı olduğu ancak davalı şirketle aralarında aynı mahiyette dava bulunduğu, bu sebeple beyanlarına itibar edilemeyeceği, dinlenen davalı tanıkları ...,...,...,...,...,'ın bordro dönem tanığı olduğu ve davacının 2007 yılı öncesi ton usülü yükleme yapan çağrı ile gelen serbest hamal olduğunu haber verdikleri yine bu dönem için davacının dava dışı başka işyerlerinde sigorta kayıtlarının bulunduğu böylece davacının 12.01.2000 - 26.01.2012 döneminde davalı şirketlerde kesintisiz çalışmadığı, çalışmasının Kuruma bildirilen günlerle sınırlı olduğu gerekçesiyle davacının 12.01.2000 - 26.01.2012 tarihleri arasında SGK'ye bildirilmeyen günler yönünden hizmet tespiti davasının reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davaya konu dönemde grup şirketler dışında bir işyerinde çalışmadığı, dava dışı ... AŞ şirketi ile davalılar arasında da organik bağ bulunduğu, kamu düzenine ilişkin davada yeterince araştırma yapılmadığı, davalıların nitelikleri gereği sürekli hamal çalıştırmak zorunda oldukları, davanın kabul edilmesi gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının 12.01.2000 - 26.01.2012 tarihleri arasında davalı nezdinde hizmet akdine tabi çalıştığının tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 ve devamı maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79 ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86 ncı maddeleri ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,
18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!