WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5495 E.  ,  2024/5202 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/438 E., 2023/1663 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/74 E., 2021/384 K.

Taraflar arasındaki vazife malullüğünün 2330 sayılı Kanun kapsamında olduğunun tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat 1. Taktik Şube Müdürlüğünde görevli bulunduğu, 14.09.2017 tarihinde Gölbaşı ilçesinde bulunan Özel Harekat Daire Başkanlığı atış eğitim poligon alanında çökerek atış eğitimi yaptığı esnada, ilk atışını yaparak eğitim gereği silahı dolu vaziyette kılıfına koyduktan sonra oturuş pozisyonundayken silahının ateş alması sonucunda yaralanması nedeniyle vazife malulü idari polis olmak için SGK'ya başvurduğu, SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığı'nın 12.12.2018 tarihli yazısıyla, Vazife Malullüğü Tespit Kurulunun 23.11.2018 tarih ve 1657 sayılı kararına istinaden 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin 1 inci fıkrası kapsamında vazife malulü olduğuna karar verildiği, hizmet sınıfı değişikliği yapılarak idari polislik kadrosuna geçtiği, Erzurum İl Emniyet Müdürlüğünde idari polis olarak çalıştığı, 22.01.2020 tarihinde Kurum kayıtlarına giren dilekçesi ile 2330 sayılı Kanun gereğince vazife malulü olduğunun kabul edilmesinin talep edildiği, 10.08.2020 ve 21.12.2020 tarihli dilekçelerle de Kuruma başvurulduğu, 06.01.2021 tarihli Kurum yazısı ekinde gönderilen 14.02.2020 tarihli yazıda, 14.09.2017 tarihinde görevli iken Özel Harekat Başkanlığı atış eğitim poligonunda rutin olarak yapılan taktiksel eğitimi sırasında silahının kılıfta iken patlaması sonucu yaralandığından ve bu yaralanmasından dolayı malul olduğuna sağlık kurulunca karar verilmesi üzerine vazife malullüğü durumunun Vazife Malullüğü Tespit Kurulunca 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin 1 inci fıkrasına göre vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmadığı belirtilerek talebinin reddedildiği, Özel Harekat Şube Müdürlüğünde görevini ifa ederken malul olduğu, özel harekatta görevli polislerin sadece terör bölgelerinde nokta operasyonlarda görev ifa ettiği, operasyon haricinde ise sürekli olarak bu görevlerini daha iyi ifa edebilmek için eğitim faaliyetlerini yürüttükleri, davacının da eğitim esnasında yaralandığı, 2330 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinde belirtilen iç güvenlik ve asayişin sağlanması görevlerini ifa ettiği, terörle mücadele görevini daha iyi ifa etmek için yaptığı eğitimler sırasında oluşan vazife malullüğünün iç güvenlik ve asayişin sağlanması kapsamında kaldığı, eğitim sırasında yaralandığından ve bu eğitimin görevin daha iyi yerine getirilmesi için düzenlendiğinden, davacının başına gelen olayın 2330 sayılı Kanun uyarınca, ... ve asayişin korunması kapsamında değerlendirilmesi gerektiği iddiasıyla davalı Kurumun 14.02.2020 tarihli red işleminin iptaline, vazife malullüğünün 2330 sayılı Kanun kapsamında olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun Vazife Malullüğü Tespit Kurulunca 23.11.2018 tarihinde davacının 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin 1 inci fıkrasına göre vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, 07.05.2019 tarihli rapor üzerine kurum sağlık kurulunca maluliyetin sürekli olduğuna karar verildiğinin anlaşıldığı, yaralanma şeklindeki olayın 2330 sayılı Kanunda tanımlandığı üzere, iç güvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki konularında veya 6353 sayılı Kanun'la 2330 sayılı Kanun kapsamına alınan trafik ve yol güvenliği veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamakla görevli olduğu esnada ve bu görevlerin sehep, ve tesiri sonucu gerçekleşmemesi nedeniyle Kurum tarafından yapılan işlemlerde bir yanlışlık bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; barışta ... ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle görevli olması sırasında veya bu görevlerinden dolayı; söz konusu görevlerin sona ermesinden sonra dahi bu görevlerini yaptıklarından dolayı meydana gelen yaralanmalar, sakatlanmalar ve ölümler halinde 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanabileceği, davacının yaralanması ile sonuçlanan uyuşmazlık konusu olayın iş bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, maluliyete neden olan olayın tedbirsizlik sonucu ateş alan silahla yaralanma şeklinde olduğu, Kurumun davacının 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesi kapsamında malul olduğuna dair değerlendirilmesinde bir hata bulunmadığı ve bu suretle Kurum işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu alınmasının gereksiz olduğu, davacının eğitim sırasında yaralandığı, davacının görevi gereği eğitim sırasındaki yaralanmanın da görevden dolayı yaralanma olarak kabul edilmesi gerektiği, olayın kasıtla meydana gelmediği ve taksirin söz konusu olduğu, benzer emsal davalarda idari yargı tarafından kabul kararı verildiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının Özel Harekat Daire Başkanlığında görev yapan 1 Taktik Şube Müdürlüğü'ne bağlı personelin ileri seviye atış eğitimini yapmak için 14.09.2017 tarihinde, öğleden sonra eğitim ve atışlarını yapmak üzere görevli personel ile birlikte 1. Taktik Şube Müdürlüğüne ait 200 metre atış eğitim sırasında silahın ateş alması sonucunda sağ bacağından yaralanarak vazife malülü olduğu, ancak yaralanmaya sebep olan olayın 2330 sayılı Kanun'da tanımlandığı şekilde gerçekleşmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, vazife malullüğünün 2330 sayılı Kanun kapsamında olduğunun tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un 1 ve 2 nci maddeleri ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı fazladan alınan temyiz harcının temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.