WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5489 E.  ,  2024/5771 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/99 E., 2024/3 K.
KARAR : Ret

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın, davacı vekili tarafından temyizi neticesinde ilk kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; önceki kararda direnilmesine ve davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Hukuk Genel Kurulu tarafından Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu kararı sonrasında Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 3410541042 tahsis numarası ile ölen babasından yetim aylığı alırken, davalı Kurumun davacının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığı gerekçesi ile 07.03.2014 tarihinde gönderilen borç bildirim belgesi ile müvekkilinin maaşının kesildiğini, müvekkilinin boşandığı tarihten beri eşinden ayrı yaşadığını, davalı Kurumun işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, davalı Kurumun işleminin iptaline, tedbiren icranın durdurulması ve maaş ödemelerinin devamı ile ödenmeyen maaşlarının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının eşinden 1995 yılında boşandığını, babasından dolayı Kurumca yetim maaşı bağlandığını, Kurumca yetim aylığının davacının eski eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesiyle kesildiğini, bu işlemin doğru olduğunu, davacının eşiyle birlikte yaşarken Kurum tarafından yapılan denetim sonrasında MERNİS adresini değiştirdiğini, öncesinde davacıyla MERNİS adreslerinin aynı olduğunu, davacı hakkında aynı konuda Samsun 1. İş Mahkemesinin 2010/774 Esas, 2013/214 Karar sayılı ilamıyla karar verildiğini, kesin hüküm itirazında bulunduklarını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15.05.2014 tarihli ve 2014/163 Esas, 2014/220 Karar sayılı kararı ile davacı vekili tarafından davalı aleyhine davacının kesilen ölüm aylığının tekrar bağlanması talebiyle dava açılmışsa da, davacının aynı konuda Samsun 1. İş Mahkemesinin 2010/774 Esas, 2013/214 Karar sayılı dosyasıyla dava açtığı, davanın reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği, aynı konuda, aynı taraflar arasında kesin hüküm olmamasının dava şartı olduğu anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 25.06.2014 tarih ve 2014/13497 Esas 2014/15862 Karar sayılı kararında; "...onama kararı ile kesinleşen Samsun 1. İş Mahkemesinin 2010/774 Esas, 2013/214 Karar sayılı dosyasında; davacıya vefat eden annesinden dolayı hak sahibi sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının kesilmesi ve 01.10.2008-01.06.2010 tarihleri arasında yersiz ödenen aylıklar nedeniyle, Kurumun 22.06.2010 tarih, 8.631,00 TL tutarlı borç bildirimine ilişkin işleminin iptali ile aylığın kesilme tarihi itibarıyla yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkin olduğu, iş bu dava dosyasında ise davacıya vefat eden babasından dolayı hak sahibi sıfatıyla, 25.10.2008–24.01.2014 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuk ettirilmesi üzerine; icranın durdurulması, Kurum işleminin iptali, aylığın yeniden bağlanması, ödenmeyen aylıkların tahsili istemine ilişkin olduğu dolayısıyla, iş bu dava dosyası ile Dairemizin 09.09.2013 tarihli 11771/15646 sayılı onama kararı ile kesinleşen Samsun 1. İş Mahkemesinin 2010/774 Esas, 2013/214 Karar sayılı dosyasının, dava konusunun aynı olmadığı anlaşılmakla; Mahkemece, davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyulmayarak Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin 18.09.2014 tarihli ve 2014/381 Esas, 2014/381 Karar sayılı kararı ile davacı vekili tarafından davalı aleyhine davacının kesilen ölüm aylığının tekrar bağlanması talebiyle dava açılmışsa da, davacının aynı konuda Samsun 1. İş Mahkemesinin 2010/774 Esas, 2013/214 Karar sayılı dosyasıyla dava açtığı, davanın reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği, aynı konuda, aynı taraflar arasında kesin hüküm olmamasının dava şartı olduğu anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından temyiz edildiği, kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2014/13497 Esas, 2014/15862 Karar sayılı kararı ile Samsun 1. İş Mahkemesinin 2010/774 Esas, 2013/214 Karar sayılı dosyasında, davacının annesi sebebiyle aldığı maaşın dava konusu yapıldığı, dava konularının aynı olmadığı gerekçesi ile bozulmasına karar verildiği, 1. İş Mahkemesinin 2010/774 Esas sayılı dosyasına verilen dava dilekçesinde, davacının hem annesi hem babasından aldığı maaşın Kurum işlemi ile kesildiği, denetim raporunun doğru olmadığı belirtilerek aylıkların devamına karar verilmesinin talep edildiği, sadece dilekçeye her iki aylığın tahsis numarası olarak anneden aldığı aylığın tahsis numarasının yazıldığı, denetim raporunun davacının babadan aldığı aylığın kesilmesi için yapılan şikayet üzerine düzenlendiği, bunun dışında ilk verilen kararla davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı hususunun kesinleştiği, davacının dava dilekçesine sadece anneden aldığı aylığın tahsis numarasını yazıp bununla ilgili borç bildirim belgesini eklemesinin dava konusunu değiştirmeyeceği, Mahkemece verilen kararda bir yanlışlık olmadığı değerlendirilerek ilk kararda direnilmesine, davanın reddine karar verilmiştir.

C. Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemiz 11.12.2014 tarihli 2014/23233 Esas, 2014/26156 Karar sayılı kararı ile bozma ilamı gerekçesindeki açıklamalar gözetildiğinde, Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmediğinden ve bu durumda kararın inceleme yeri Yargıtay Hukuk Genel Kurulu olduğundan dava dosyasının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna sunulmak üzere Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmesine karar verilmiştir.

3.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.03.2019 tarih, 2015/10-2927 Esas, 2019/284 Karar sayılı kararında; "Samsun 1. İş Mahkemesinin 2010/774 Esas, 2013/214 Karar sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacının dilekçesinde annesinden ve babasından almakta olduğu ölüm aylığının 22.06.2010 tarihinde gönderilen borç bildirim belgesiyle kesildiğinden bahisle 01.10.2008-01.06.2010 tarihleri arasında yersiz ödenen aylıklar nedeniyle Kurumun 22.06.2010 tarihli, 8.631,00TL tutarlı borç bildirimine ilişkin işleminin iptali ile aylığın kesilme tarihi itibarıyla yeniden bağlanması gerektiğinin tespitini talep ettiği, borç bildirim belgesinin davacının annesi ... Çetin’den almış olduğu maaş nedeniyle düzenlendiği, Mahkemece davacının boşandığı eşiyle Kanunun aradığı anlamda birlikte yaşadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve kararın davacı tarafça temyizi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 09.09.2013 tarihli ve 2013/11771 E., 2013/15646 K. sayılı kararı ile onandığı anlaşılmıştır.

İşbu dava dosyasında ise davacı; vefat eden babasından dolayı hak sahibi sıfatıyla aldığı ve 25.10.2008–24.01.2014 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuk ettirilmesi üzerine; icranın durdurulması, Kurum işleminin iptali, aylığın yeniden bağlanması, ödenmeyen aylıkların tahsili istemine ilişkin olduğu, Kurum işleminin davacının babasından aldığı maaş nedeniyle düzenlendiği görülmüştür.

Her iki Kurum işlemi 18.11.2009 tarihli ihbar tutanağına istinaden düzenlenen denetmen raporlarına dayanılarak düzenlenmiş ise de, Kurum işlemlerinin sebepleri ve tahakkuk ettirilen borç dönemleri farklıdır. Bu nedenle de Samsun 1. İş Mahkemesinin 2010/774 Esas sayılı dosyasının hüküm kısmı HMK’nın 303. maddesi anlamında kesin hüküm oluşturmaz. Söz konusu dosyada belirlenen ve onama kararı ile kesinleşen maddi vakıalar ise ancak kesin delil olarak kabul edilebilir.

O hâlde Mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir." gereçeleriyle Mahkemece verilen direnme kararı bozulmuştur.

D. Mahkemece Verilen Yargıtay Hukuk Genel Kurul karar sonrası kararı
Mahkemenin 16.11.2020 tarih ve 2019/170 Esas, 2020/317 Karar sayılı belirtilen kararı ile kesinleşen Samsun 1. İş Mahkemesinin 2010/774 Esas, 2013/214 Karar sayılı dava dosyasında ki maddi vakıaların kesin delil hükmünde olduğu, bu nedenle kesin delil hükmündeki maddi vakıalar ile dinlenen tanık beyanları göz önüne alındığında davacının dava konusu dönemde boşandığı eşiyle Kanun'un aradığı anlamda birlikte yaşadığının kabulü gerektiği değerlendirilerek ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.

E. 3 üncü Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 30.09.2021 tarih ve 2021/5356 Esas, 2021/11393 Karar sayılı kararında; "...Eldeki davada ise Hukuk Genel Kurulunun bozma kararının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma kararında yer alan “Her iki Kurum işlemi 18.11.2009 tarihli ihbar tutanağına istinaden düzenlenen denetmen raporlarına dayanılarak düzenlenmiş ise de, Kurum işlemlerinin sebepleri ve tahakkuk ettirilen borç dönemleri farklıdır. Bu nedenle de Samsun 1. İş Mahkemesinin 2010/774 Esas sayılı dosyasının hüküm kısmı HMK’nın 303. maddesi anlamında kesin hüküm oluşturmaz. Söz konusu dosyada belirlenen ve onama kararı ile kesinleşen maddi vakıalar ise ancak kesin delil olarak kabul edilebilir” şeklindeki bozma gerekçesine göre Mahkemece, 25.10.2008-01.06.2010 tarihleri arasındaki dönem yönünden kesinleşen dava dosyasındaki maddi vakıaların kesin delil olduğu gerekçesiyle taleplerin reddine karar verilmiş olması yerinde ise de; 01.06.2010-24.01.2014 tarihleri arasındaki döneme ilişkin yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verilmesi hatalıdır.

Mahkemece; Kuruma yapılan ihbarda tarafların bir arada yaşadıkları iddia edilen Kadıköy Mah. İstikamet Sok. No:13/11 İlkadım/Samsun adresinde ve davacının boşandığı eşi ...’ in kayıtlı adresi olan Demirci köyü İstasyon mevkii No:43 Canik/Samsun adreslerinde ayrı ayrı kolluk vasıtasıyla araştırma yapılarak komşuların kimlik bilgilerinin tespit edilerek gönderilmesi istenmeli ve tespit edilen kişiler tanık olarak dinlenmeli, özellikle Kadıköy Mah. İstikamet Sok. No:13/11 İlkadım/Samsun adresinde tespit edilecek kamu tanıklarından “kapı zilinde davacının boşandığı eşi ...’in adının yazılı olduğu” iddiası hakkında bilgi ve görgüleri sorulmalı, mahalle muhtar ve azaları tespit edilerek tanık olarak ifadelerine başvurulmalı, davacı tarafından verilen kimlik beyannamesinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, boşanan eşlerin kayıtlı oldukları bölge-bölgeler yönünden kapsamlı Emniyet Müdürlüğü-Jandarma Komutanlığı araştırması yapılmalı, varsa çalışmaları nedeniyle resmi-özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, banka ve MEDULA kayıtları ile aile hekimliği bilgileri değerlendirilerek boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, 01.06.2010-24.01.2014 tarihleri arasındaki dönem bakımından toplanan kanıtlar ışığında şüphe bırakmayacak şekilde ortaya konularak hüküm kurulmalıdır." gerekçeleriyle söz konusu karar bozulmuştur.

F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının boşandığı eşiyle davaya konu dönemlerde birlikte yaşadığı olgusunun ispat olunduğu, aksinin ispat olunamadığı gerekçesiyle ile davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davacının boşanmış eşi ile fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığının tespiti yapılırken davacının husumetli olduğu kişi ve kişilerce verilen asılsız tanık beyanları nazara alınarak davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek yetim aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali ile aylık ödemelerinin devamı ile ödenmeyen aylıklarının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.