WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5480 E.  ,  2024/7101 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/4003 Esas, 2024/500 Karar
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 48. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/111 Esas, 2023/204 Karar

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı Üniversite yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... şirketi, davalı ... şirketi ve ihbar olunan ...’ın ortak vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf yoluna başvuran davalıların istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... şirketi vekili, davalı ... şirketi ve ihbar olunan ...’ın ortak vekili tarafından temyiz edilmek ve de davalı ... şirketi vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz yoluna başvuran davalıların temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 25.06.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı ... Prefabrik İnşaat Turizm ve Endüstri Ltd. Şti. adına Av.... ile davacı adına Av. ..., davalı ... Yapı İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına Av.Ahu Öztürk geldiler. Diğer davalılar adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın meydana gelişinde davalıların kusurlu olduklarından bahisle 840.694,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekilleri özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle iş kazasının meydana gelişinde davalı üniversitenin bir kusuru olmadığı, davacının %20, davalı ...'nin %50, davalı ... şirketinin %10, ihbar olunan ...'ın %10, davalı ... şirketinin %10 oranında kusurlu olduğundan bahisle davalı Üniversite hakkındaki davanın kusuru bulunmadığından bahisle reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... şirketi vekili, davalı ... şirketi ile ihbar olunan ...’ın ortak vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle, tedavisi bitmeden hastaneden ayrılan davacının sürekli işgöremezlik oranına katkısının YSK ve ATK tarafından incelenmemesinin hatalı olduğunu, belirtilen değerlendirmenin yapılması için dosyanın ATGK gönderilmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkiline atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığını, işin anahtar teslimi usulü davacının işverenine verildiğini, işin tamamının sorumluluğunun davalı ... Yapı ile ihbar olunan ...'ta olduğunu, tanıkların da bu durumu doğruladığını, davacının tespit edilenden daha fazla kusurlu olduğunu, davacının bordro ücretiyle çalıştığını, emsal ücrete göre yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, mahkeme kararının yeterli gerekçe içermediğini ileri sürmüştür.

Davalı ... şirketi ile ihbar olunan ...’ın ortak vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacının SGK ve YSK tarafından belirlenen sürekli işgöremezlik oranına ayrıntılı olarak itiraz ettiklerini, itirazlarının davacının eylemlerinin sürekli işgöremezlik oranının artmasına sebep olup olmadığı yönünü de içerdiğini ancak gerek YSK gerekse ATK 3. İhtisas Kurulunun bu yöndeki itirazları uyarınca değerlendirme yapmadıklarını, davacının kaza sonrası Muğla Sıtkı Koçman Üniversite Hastanesinde ilk müdahalesi ve ameliyatının yapıldığını, davacının tedavisi bitmeden hastaneden ayrıldığını, 19.12.2014 tarihinde Ankara Üniversitesi yatarak enfeksiyon nedeniyle implant çıkarma ameliyatı geçirdiğini, iş kazasının meydana gelmesine müvekkiline %10 oranında kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, kusurun davacı ve davalı işvereni Sadi ...'ın iş güvenliği önlemlerini almamasından kaynaklandığını, dolayısıyla, mezkûr kaza sebebi ile ne müvekkili davalı şirkete ne de ihbar olunan müvekkili ...’a atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, davacının asgari ücretle çalıştığını, TÜİK emsal ücret verisine göre ücret tespiti yapılarak fahiş oranda maddi tazminat hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, hesap raporuna itirazlarının dikkate alınarak ek rapor aldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, kazanın mesai saatleri dışında meydana geldiğini, işçinin raporlarını müvekkiline bildirmediğini, tedavisini yarım bıraktığını, 02.04.2023 tarihli hesap raporuna itirazlarının dikkate alınmadan ek rapor aldırılmadan verilen kararın hatalı olduğunu, davacının kaza tarihinde asgari ücretle çalıştığını TÜİK emsal ücret verisine göre ücretinin tespit edilerek maddi tazminat hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, vasıfsız işçi oduğunu, montajcı olmadığını, maddi tazminat hesabında TRH 2010 tablosunun esas alınmasının hatalı olduğunu, PMF yaşam tablosuna göre hesaplama yapılması gerektiğini, iskontolamanın %10 üzerinden yapılması gerektiğini, aktif yaşam süresinin 60 yaşına kadar sürdüğünün kabulünün hatalı olduğunu, geçici işgöremezlikten davacının kusuru oranında indirim yapılmasının hatalı olduğunu, sürekli işgöremezlik nedeniyle SGK tarafından yapılan ödemenin hepsinin maddi tazminattan düşülmesi gerektiğini, davacının sürekli işgöremezlik oranının artmasında davacının tedavisi bitmeden hastaneden ayrılmasından kaynaklı artış olup olmadığına yönelik YSK ve ATK 3. İhbitas Kurulunun değerlendirme yapmamasının hatalı olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkiline atfedilebilecek bir kusurunun bulunmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalılar ... şirketinin, davalı ... şirketinin, davalı ... ...'ın yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... şirketi vekili, davalı ... şirketi ve ihbar olunan ...’ın ortak vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, tedavisi tam olarak bitmeden hastaneden ayrılan davacının varsa maluliyete katkısının tespit edilmesi gerekirken ve bu yönde bir ara karar da varken bu gerekliliğin yerine getirilmediğini, istinaf incelemesinde bu hususa ilişkin eksikliğin sonuca etkili olmadığı tespitinin yerinde olmadığını, davada; somut olayda geçerliliği olmayan çerçeve sözleşme hükümlerine dayanarak tüm tanık beyan ve diğer delillere rağmen müvekkilinin sorumlu tutulmasının gerekçesinin kesinlikle açıklanmadığını, buna ilişkin istinaf itirazlarının değerlendirilmediğini, davacının Adli Tıp Kurumunda bizzat muayenesi yapılarak oluşmuş olan maluliyete kendisinin katkısının da değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkiline kusur verilmesinin hatalı olduğunu, davacının kendi eksik ve kusurlu iş görmesi nedeni ile zarar gördüğünün diğer belgeler ile de sabit olduğunu, davacıya yüklenen kusurun son derece az olduğunu, hükme esas ücretin hatalı tespit edildiğini, İlk Derece Mahkemesi kararında gerekçe bulunmadığını,

Davalı ... şirketi ve ihbar olunan ...’ın ortak vekili temyiz dilekçesinde özetle, sürekli iş göremezlik oranı tespit kararlarına detaylı ve dayanaklı olarak itiraz edilmişse de itirazlarının yerel mahkeme tarafından karşılanmadığını, istinaf mahkemesince de bu itirazlarının değerlendirilmediğini, yerel mahkeme tarafından, Yüksek Sağlık Kurulu’ndan davacının maluliyet oranının belirlenmesinin istenmesinin yanında açıkça bu maluliyet oranının artmasında davacının kaza dışında bir katkısının bulunup bulunmadığının da belirlenmesinin istendiğini, yerel mahkeme tarafından Yüksek Sağlık Kurulu’ na gönderilen 03.05.2019 tarihli müzekkerenin de işbu ara karar doğrultusunda tanzim edildiğini buna rağmen yüksek sağlık kurulu raporunda, sayın mahkemenin kendilerinden talep ettiği bu husus ile ilgili tek bir cümle değerlendirme dâhi yapmadığını, davacının iş kazasını, 29.09.2014 tarihinde Muğla ilinde geçirmiş ve ilk müdahalesi ve ameliyatı bu tarihte ... Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yapıldığını ve fakat davacı işçinin tüm sorumluluğu kabul ederek bu hastanedeki tedavisi henüz bitmeden hastaneden ayrıldığını, bu hususun hastane evraklarından belli olduğu gibi bizzat davacı tanığının ifadesinde de belirtildiğini, davacının, henüz tedavi süreci sona ermeden hastaneden ayrılmış olmasının iyileşme sürecini de olumsuz etkilediğini, davacının 19.12.2014 tarihinde Ankara Üniversitesi Hastanesi’ne yatış gerçekleştirerek enfeksiyon nedeniyle implant çıkarma ameliyatı geçirmesi gerektiğini, gerek tedavi süreci sona ermeden davacının hastaneden ayrılmış olması, gerekse de kemikteki kaynama henüz gerçekleşmemişken kırığı sabitlemek için takılan implantın iltihaplanma nedeniyle çıkartılmasının davacının iyileşmesini etkileyecek faktörler olduğunu, dosya kapsamında düzenlenen raporlar arasında çelişki bulunmasının İlk Derece Mahkemesi kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğunun açık bir göstergesi olduğunu, davalı müvekkili şirket ve ihbar olunan müvekkilinin üzerlerine düşen tüm tedbir ve denetim yükümlülüklerini layıkı ile yerine getirdiklerini, yetkilileri vasıtasıyla inşaat sahasını düzenli olarak denetime tabi tuttuklarını, buna rağmen, dava konusu kazanın tamamen davacı yanın kendi kusur ve ihmali sonucu meydana geldiğini, diğer davalı işveren Sadi tarafından dosyaya sunulan dilekçelerin ekinde, davacı işçiye koruyucu malzeme teslim edildiğine ve gerekli eğitimlerin verildiğine ilişkin davacı yanca imzalanmış belgeler bulunduğunu, dolayısıyla, mezkûr kaza sebebi ile ne müvekkili davalı şirkete ne de ihbar olunan müvekkili ...'a atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, davacı yanın sigortalı hizmet bildirgeleri de nazara alındığında ortada bir sorumluluk var ise bu sorumluluğun diğer davalılara ait olduğunu, daha önceki beyanlarında da belirtildiği gibi, ihbar olunan müvekkili ... ile diğer davalı ... şirketi arasında imzalanan taşeronluk sözleşmesinin 15. maddesi gereği sorumlulukların davalı ... şirketine ait olduğunu, dosya kapsamında davacı yanın kaza tarihi itibariyle asgari ücret ile çalışmakta olduğunun sabit olduğunu, davacı yanca asgari ücretten farklı bir ücret alındığına ilişkin bir iddiada da bulunulmadığını, yerel mahkemenin bu konuda re’sen araştırma yetkisi bulunmadığını, itiraza uğramış bilirkişi raporuna değer verilerek sonuca gidilmesinin isabetli olmadığını, davacı yanın taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8 inci ve 31 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
Dosya kapsamından, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde "dava konusu iş kazasında davalı ... ...'ın %50, diğer davalı ... Yapı İnş. San. Ve Tic. Ltd.nin %10, diğer davalı ... Prefabrik İnş,. Turizm. Ve End. Ltd. Nin %10, dava dışı ...'ın %10, davacının %20 oranında kusurlu olduğunun, diğer davalı ...'nin kusurunun bulunmadığının tespit edildiği," şeklindeki açıklamalarının yer aldığı, ihbar olunan ... ile davalı ... şirketinin ortak vekille temsil edildikleri, ortak vekilin her iki müvekkili adına da istinaf yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.

Dava kendisine ihbar olunan gerçek ve tüzel kişi, davada taraf sıfatını kazanamaz. Bir davada hüküm, davanın tarafları arasında kurulur. Bu nedenle hükme karşı kanun yoluna başvurma hakkı sadece davada taraf olan kişilere aittir. Kural olarak kendisine dava ihbar olunan davaya katılmadıkça (müdahil olmadıkça) mahkemece verilen karara karşı kanun yoluna başvurma hakkı yoktur. Ancak mahkemece taraf sıfatını almayan dava ihbar olunan kişi hakkında hüküm kurulmuşsa, ihbar olunan hükmün ancak kendisiyle ilgili bölümünü temyiz edebilir.

Somut olayda ihbar olunan ...'a %10 oranında kusur verildiği ve İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesinde bu hususun zikredildiği ve bu kusur oranları esas alınmak suretiyle davalı Üniversite dışındaki davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutuldukları, bu kapsamda ihbar olunan ...'ın da kanun yoluna başvurmakta hukuki yararı bulunduğu dikkate alındığında Bölge Adliye Mahkemesince ihbar olunan ...'ın istinaf istemi hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

2.Temyiz eden davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

3.Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,

4. Davalılardan ... Prefabrik İnş. Turz. ve Endüs. Ltd. Şti. ve ... Yapı İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilleri yararına takdir edilen 17.100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.