WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5477 E.  ,  2024/6225 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2785 E., 2024/598 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/196 E., 2023/339 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili, davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili, davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalı iş yerinde 08.02.2010 - 15.05.2015 tarihleri arasındaki hizmetlerinin kesintisiz olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait işyerinde 31.05.2011 tarihinde mantıcı olarak çalışmaya başladığını, davacının işe başlama tarihinin iddia edilen tarih olmadığı gibi ücretin de imzalı bordrolarda görünen ücret olduğunu, davacının mantı dışında görevinin gereği olarak işyerinin gerektirdiği diğer bazlama, gözleme, çiğ börek ve sarma işlerini de yaptığını, işyerinde 10'a yakın işçi çalıştığını, davalı ile davacı ve eşi arasındaki tanışıklık nedeniyle tarafların davacının kısmi süreli olarak ayda 6 gün çalışması konusunda anlaştıklarını, davacının talebini kıramayan davalının part-time çalışma konusunda ileride anlaşılan şartlar dışında talepte bulunulmaması için noterden taahhütname vermesini istediğini, davacının da Ankara 43. Noterliğinin 13.04.2011 tarih ve 10065 yevmiye numaralı taahhütnamesi ile günde 1,5 saat (part time) asgari ücretle çalışacağını taahhüt ettiğini, davacının kötüniyetli olduğunu, 4 yıl bu şekilde çalıştığını ve dava açana kadar sigortasıyla ilgili böyle bir talebi olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle çalışmanın sigortalı niteliğinde olup olmadığının resen araştırılması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; davanın kısmen kabulü ile; bildirim yapılan ancak ay içinde 30 günden eksik hizmet bildirilen 2011/6-2015/5 arası aylar (bu aylar dahil) yönünden; davacının davalıya ait ... sicil sayılı işyerinde 31.05.2011-15.05.2015 arası ayda 30 gün üzerinden çalıştığı ve buna göre bildirimlere ek olmak üzere 2011/6,7,8,9,10,11,12 aylar, 2012, 2013, 2014 yılının tüm ayları ve 2015/1,2,3,4 aylarda 24 er günden 1128 gün, 2015/5 ayda 12 gün olmak üzere toplamda 1140 günlük ek hizmet süresinin tespitine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı vekili İstinaf Sebepleri
Eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu beyanla kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili İstinaf Sebepleri
Cevap dilekçesini tekrarla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Fer'i Müdahil Kurum vekili İstinaf Sebepleri
Davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıya ait işyerinden 01.05.2011-07.08.2015 tarihleri arasında geçen çalışmalarının Kuruma kısmen bildirildiği, eksik gün nedenlerinin 13 (diğer) ve 7(puantaj kayıtları) olarak açıklandığı, bu belgelerin Kurumdan istenildiği ancak dayanak belgelerin olmadığı, dinlenen bordro tanıklarının beyanları ve davacının Ankara 43. Noterliğinin 13.04.2011 tarihli taahhütname başlıklı belgesi uyarınca yazılı belge esas alınarak 13.04.2011 tarihi sonrası davacının tam zamanlı ve kesintisiz çalıştığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebeplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.

Davalı vekili; istinaf sebeplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.

Fer'i müdahil Kurum vekili; istinaf sebeplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının davalı iş yerinde 08.02.2010 - 15.05.2015 tarihleri arasındaki hizmetlerinin kesintisiz olarak tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

2. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

3. 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi hükmüne göre Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.

Öte yandan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2003/21-43 Esas, 2003/97 Karar ve 26.02.2003 tarihli kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; kural olarak işe giriş bildirgeleri ve ücret ödeme bordroları sigortalının imzasını içermelidir. Sigortalı, anılan belgeleri hile, hata veya manevi baskı altında imzaladığını ileri sürmemiş veya imzanın kendisine ait olmadığını ya da kesintisiz çalıştığını söylememiş ise, birden fazla işe giriş bildirgesinin varlığı ve işyerinden yapılan kısmi bildirimler, sigortalının o işyerinde kesintili çalıştığına karine oluşturur. Bu karinenin, aksinin, ancak, eş değer de delillerle kanıtlanması gerekmekte olup tanık sözlerine değer verilemez. Bu halde ise hak düşürücü sürenin kesinti tarihleri dikkate alınarak her bir dönem bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekecektir.

3.Değerlendirme
Dava hizmet tespiti davasıdır. Davacı, davalının "Anadolu .... isimli iş yerinde mantı ustası olarak 08.02.2010 - 15.05.2015 tarihleri arasında hizmetlerinin kesintisiz olarak tespitini talep etmiştir. Mahkemece, tanıkların davacının kısmi süreli değil tam olarak hizmetlerine tanıklık ettiği, davacı tarafından noter taahhüdünün 13.04.2011 tarihinde verildiği göz önüne alındığında davacının 08.02.2010 - 30.05.2011 tarihleri arasında tespiti gerekir bir hizmetinin bulunmadığı, davacının 31.05.2011 - 15.05.2015 tarihlerinde her ay 6 gün olarak bildirilen hizmetlerinin bu tarihler arasında 30 güne tamamlanması yönünde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davacının davalıya ait iş yerinde part - time çalışacağına dair 13.04.2011 tarihli ve 10065 yevmiye sayılı noter sözleşmesinin bulunduğu, dosya kapsamından, gerekçe kısmında belirtilen davacının ücret bordrolarının imzalandığının anlaşılması karşısında tanık beyanlarına itibar edilmek suretiyle hüküm kurulması hatalıdır. Mahkemece, ücret bordrolarındaki imzaların davacıya gösterilmesi, bu imzaların inkar edilmemesi halinde hata, hile, tehdit altında alınması iddiasının da bulunup bulunmadığı sorulmalı, gerekli araştırma yapılmak suretiyle yazılı belgeler karşısında tanık dinlenmeyeceği hususu göz önüne alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir. Bu hususa göz ardı edilerek verilen karar bozmayı gerektirmiştir.

VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili, davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,

03.06.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.