WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5409 E.  ,  2024/5950 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2286 E., 2024/750 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/237 E., 2022/180 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Anayasanın 104 ve 116 ncı maddeleri ile alınan karar ile 01.11.2015 tarihinde seçimlerin yenilenmesi yoluna gidildiğini, yenilenen seçimler neticesinde tekrar seçilemeyen ve 6 ay süreyle 25. dönem milletvekili olarak görevini ifa etmiş olan davacının mali haklarından yararlandırılmadıklarını, mali haklarından yararlandırılmaları talebi ile TBMM Başkanlığına başvurduğunu, ancak konu ile ilgili Kurumun SGK Başkanlığı olduğuna ilişkin cevap verilmesi üzerine davacı tarafından 2577 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi gereğince 25.02.2021 tarihinde SGK'ya başvurulduğunu, davalı Kurum tarafından başvuru tarihinden itibaren altmış günlük yasal süre içinde işbu başvuru cevapsız bırakılarak zımnen reddedildiğini, bunun üzerine Ankara 16. İdare Mahkemesinin 2021/1127 E. numaralı dosyasında açılan davada görevsizlik kararı verilmesi üzerine iş bu davanın açıldığını, durumun Anayasada öngörülen eşitlik ilkesine açıkça aykırı olduğunu beyanla öncelikle davalı idarenin davacının 25.02.2021 tarihinde yapmış olduğu başvurunun zımnen reddine ilişkin işleminin iptaline, davacının emekli milletvekillerinin mali haklarına hak kazandığının tespitine, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 43 üncü maddesinin 6 ncı fıkrasında yer alan ve en az 2 yıl süreyle bu görevlerde bulunmuş olmaları ibaresinin Anayasaya aykırılığı iddiasının ciddi bulunarak söz konusu hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine taşınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının emekli milletvekili mali haklarından yararlandırılmasına ilişkin talebinin reddine ilişkin davalı Kurumun 17.03.2021 tarihli işleminin usul ve yasaya uygun olduğu, davacının emekli milletvekillerinin mali haklarına hak kazanmasının mümkün bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde özetle; Davacı vekili, 5510 sayılı Kanun'da yapılan geçici düzenlemelerle belli dönemlerde milletvekilliği görevi devam edenler ve yasama organı üyeliği sona erenlerin 2 yıllık süre şartı ve hatta bazı dönemler açısından buna ek olarak sigorta primi veya emekli keseneği ile Kurum karşılığı ödenmesine ilişkin şartlar aranmaksızın, 5510 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesine göre aylığa hak kazanabilmeleri imkanı sağlandığını, milletvekili seçilenler, milletvekilliği sıfatının sağlamış olduğu haklara, göreve başlama, and içme, mazbatanın alınması gibi başka bir ek hususu yerine getirmeksizin sahip olduklarını, Yerel Mahkeme dosyasında, müvekkilinin talebinin bir milletvekiline sadece iki yıl milletvekilliği yaptıktan sonra herhangi bir şart aranmadan emekli milletvekilliği aylığı bağlanması olmadığını, bu noktada, müvekkilin 2 yıl süre ile Kanun ile belirlenen primleri ödemeksizin milletvekili emeklilik haklarından yararlandırılması şeklinde bir talebi bulunmadığını, Yerel Mahkeme tarafından reddedilen istinafa konu uyuşmazlığın konusunun müvekkilinin milletin vekili olarak hiç pirim ödemeden emekli/yaşlılık aylığına hak kazanması değil, milletvekili sıfatını ölene kadar taşıyacak olmasına rağmen ne kadar pirim yatırırsa yatırsın milletvekili emekli-yaşlılık aylığına hak kazanamayacak olması olduğunu, kanunda öngörülen 2 yıl süreyle görev yapmış olma ve emekli keseneğiyle Kurum karşılığı ödeme şartına ilişkin hususlarda müvekkili aleyhine ortaya çıkan eşitlik ve hakkaniyete aykırı durumun giderilmesine yönelik bir talebin söz konusu olmadığını, davalı idarenin dava konusu işleminin davacı açısından açık bir mağduriyet doğurduğunu, benzer durumdaki diğer TBMM üyeleri hakkındaki emsal uygulamalar karşısında müvekkili hakkındaki eşitlikten yoksun uygulamanın açıkça usule, kanuna, Anayasa'ya ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve talep doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı, emekli aylığına milletvekili seçilmekle değil, 2 yıl süre ile yasada belirlenen primlerin ödenmesi ile hak kazanacağından ve Kurum tarafından yapılan işlemler yasaya uygun bulunduğundan Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının, milletvekillerine sağlanan mali ve sosyal haklara hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'nun 43 üncü madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.