10. Hukuk Dairesi 2024/5391 E. , 2024/5203 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2726 E., 2024/170 K.
KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum ve davalı işveren vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde 14.10.2012 tarihinden 28.02.2014 tarihine kadar aralıksız olarak banko görevlisi olarak hizmet akdi ile çalıştığı, davacının işyerinde bilet satış, rezervasyon, yolcuların bagaj işlerinin yanı sıra işyerinin temizliği ve bakımı gibi tüm işlerinden sorumlu olarak çalıştığı, çalışması karşılığında davacıya aylık 600 TL ücret ödemeler sık sık aksamak ve eksik olmakla beraber ödendiği, ancak asgari ücretin altında işçi çalıştırılamayacağı için tespitin asgari ücret üzerinden yapılması gerektiği, davalı işverenin davacının çalışmasını SGK'ya bildirmemiş olduğu için iş bu davayı açma zorunluluğu doğduğu iddiasıyla davacının hizmet akdi ile davalı işyerinde 14.10.2012 - 28.02.2014 tarihleri arasında aralıksız, tam zamanlı, asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 09.03.2013 tarihinde inşaat kalfası olarak Satı Işık adlı işverenin yanında çalışmaya başladığı, bu tarihlerde davalı işyerinde çalıştığını iddia etmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, diğer tarih aralığında çalışmasını da ispatlaması gerektiği, açıklanan nedenler ile iş bu davanın reddi, davaya Kurumlarının yol açmadığından davalı işveren ve davacı açtığından vekalet ve yargılama giderine hükmedilmemesi savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hizmet akdi ile davalı iş yerinde 16-17 ay gibi uzun bir süre çalıştığı iddiası gerçeği yansıtmadığı, davalı şirketin sahibi ... şahsının babası olduğu, şirket bir aile şirketi olduğu, bu nedenle de davaya konu işyerine kimin girdiği, kimin çıktığı, kimin çalıştığının tarafınca çok net bir şekilde bilindiği, dava dilekçesinin taraflarına tebliğ edildiğinde akla gelen ilk soru 14.10.2012 tarihinde işe girdiğini 28.02.2014 tarihinde işten ayrıldığını iddia eden davacı neden iş bu davayı açmak için 30 ay beklediği, 30 aylık süre zarfında neden haklarını aramadığı, davacı şirkette belki 30 güne yakın bir süre denendiği, fakat şirkete verdiği maddi zarar, hatalı işlemler yapması, işi öğrenememesi, dikkat dağınıklığı gibi nedenlerle işine son verildiği, şirketin "..." turizm otobüs şirketinin acentesi olduğu, işletmede yapılan tek iş otobüs bileti kesmek olduğu, otobüs işletme önüne yanaşıp ve yolcuların bindiğini işletmenin bunun üzerine kurulu olduğu ve davacının dava dilekçesindeki iddialarının tamamen asılsız olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; tanıkların iddiayı doğruladığı, davalı tanıkları ile komşu işyeri tanıklarının beyanlarının birbiri ile tutarlı olmadığı, çelişkiler içerdiği, duyuma bağlı ve net olmayan beyanlara itibar edilmediği, davacının iddialarının tanıklar ..., ..., ...'nın beyanları ile doğrulandığı, bir kısım davacı-davalı ve bordro beyanları ile de kısmen doğrulandığının anlaşıldığı üzere bu haliyle davacının dava dışı Satı Işık unvanlı işyerinde 09.03.2013 - 08.04.2013 tarihleri arasında çalıştığının kabulünün gerektiği anlaşılmış olup dava dışı işyerindeki çalışmaların iptali gerçekleşmeden çalışmanın kesintisiz olduğunu kabul edilmeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile davacı ...'ın davalı ... Gıda Otobüs İşletmeciliği ..... Oyunları Eğt. Aracılık Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti unvanlı işyerinde 14.10.2012 - 08.03.2013 ve 09.04.2013 - 28.02.2014 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil ve davalı vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın delil ve tanık listesini kendisine verilen süre içerisinde sunmadığı, davacı tarafça sunulan 2. tanık listesi kabul edildiği halde davalı tarafça sunulan 2. tanık listesinin kabul edilmediği, daha sonra bu ara karardan dönülmüşse de tanığın dinlenilmediği, ilk ara karar ile sözlü yargılama safhasına geçileceği ihtar edildiği halde sonraki ara karar ile anılan ara karardan dönüldüğü, Satı Işık’ın re’sen tanık olarak dinlenilmemesinin hatalı olduğu, 22.01.2021 tarihli bilirkişi raporunun davalı taraf lehine olduğu, bordro tanıklarınca davalının iddialarının doğrulandığı, davacı tanıklarının dahi davacının iddialarını kısmen doğruladıkları iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın somut delillerle ispat edilemediği, yeterli araştırma yapılmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davalı tarafça davacının davalı şirket tarafından işletilen otobüs yazıhanesinde bir ay kadar çalıştığı beyan edilmişse de davalı şirkete ait iş yerinin talep edilen dönemdeki bordrolarında sadece ...'nin adının bulunması ve bordro tanığı tarafından davacıyı tanımadığı beyan edilmişse de; dinlenilen davacı, davalı ve komşu iş yeri tanıklarınca bu kişinin hiç tanınmaması ve davaya konu iş yerinde çalışmadığı yönünde beyanlarda bulunulmuş olması, bu durumda davaya konu yazıhanede işlerin yürütülmesi için çalışacak eleman ihtiyacının kim tarafından karşılandığının davalı tarafça ortaya konulamadığı, davalı tarafça davalı şirket yöneticisi ve oğullarının yazıhanede çalıştıkları beyan edilmişse de otobüs yazıhanesindeki işlemlerin mahiyeti gereği en az bir kişinin bilet kesme işini yürütmesi, bunun dışında otobüsün karşılanması, yolcuların ve eşyalarının yerleştirilmesi işlerinin de yine en az bir kişi tarafından yürütülmesi gerektiği ve bu işlerin süreklilik arzettiği, ancak davalı tarafça davalı şirket yöneticisinin oğullarının yardım ettiği yönünde beyanda bulunulup sürekli çalıştıkları yönünde beyanda bulunulmadığı gibi kendisine ait iş yerinde oğullarını sürekli olarak çalıştıran iş yeri sahibinin kendi oğullarını sigortalılıktan mahrum bırakmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kaldı ki komşu iş yerinde çalışması bulunan tanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'un beyanlarından da davacının davalı şirkete ait iş yerinde bir aydan fazla çalıştığının anlaşıldığı, bu itibarla İlk Derece Mahkemesince dava dışı iş yerinden bildirilen süre de dışlanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuşlardır.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 14.10.2012 - 28.02.2014 tarihleri arasında çalıştığının tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86 ncı maddesi ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!