10. Hukuk Dairesi 2024/538 E. , 2024/1829 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2838 E., 2023/1932 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/66 E., 2023/305 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkilinin 01.06.1995 tarihinde Kayseri Hava İkmal Bakım Merkez Komutanlığında bulunan gündüz bakım evinde(ana okulu)kreş öğretmeni olarak işe başladığını ve 26.08.2013 tarihine kadar davalı Kuruma bağlı iş yerinde çalışmasını kesintisiz sürdürdüğünü, kadar SGK kayıtlarında müvekkilinin iş yerine giriş tarihinin 01.02.2002 olarak görüldüğünü, davaya konu iş yerine 01.06.1995 tarihinde girdiğini, belirtilen dönemde sigortasının yapılmasını istediğini hep çeşitli bahanelerle oyalandığını, en son 01.02.2002 tarihine kadar resmi sigorta girişinin yapılmadığını, Kayseri 4. İş Mahkemesinin 2017/648 E. 2017/636 K. sayılı dosyası ile işçilik alacakları davasının açıldığını ve 01.06.1995-26.08.2013 tarihleri arasında davalı Kurum bünyesindeki işyerinde kesintisiz çalıştığının sabit olduğuna ilişkin karar verildiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin davalı işyerinde sigortasız olarak çalıştırıldığı 01.06.1995-01.02.2002 tarihleri arasında da çalıştığının tespiti ve bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; hizmet tespiti talebiyle açılan bu davada hak düşürücü süre geçmekle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, Kayseri 4. İş Mahkemesinin 2017/648 E. 2017/636 K. sayılı ilamında davacının sigortalı olduğu döneme ait kıdem tazminatı talebinin kabul edildiğini, ihbar tazminatı, genel tatil ücreti ve ikramiye taleplerinin reddedildiğini, işçilik alacaklarına ilişkin kararın sosyal güvenlikle ilgili işbu hizmet tespiti davasına esas olamayacağını, davacının ... bünyesinde sigortasız çalıştığı 01.06.1995-01.02.2002 dönem için açtığı hizmet tespit davasının usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun hizmet tespitine ilişkin davalarda feri müdahil konumunda olduğundan kurum aleyhine hüküm tesis edilmemesini, davalı ...'na karşı açılan davanın Ankara'da görülmesi gerektiğini keza davacı da davalı iş yeri adresinin Ankara olduğunu beyan ettiğini, bu nedenle yetkili mahkemenin Ankara İş Mahkemeleri olduğunu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının hizmet tespiti talebi ile dava açılabilmesi için 5 yıllık süre tanındığını, bu süre hak düşürücü nitelikte olduğu için bu sürelerin geçmesinden sonra hizmeti varsa dahi tespitini talep hakkının ortadan kalktığını, bu halde hak düşürücü süreler geçmiş olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, 18.02.1998-31.01.2002 tarihleri arasında 4b sigorta kaydı mevcut olduğunu, buna rağmen hizmet tespiti iddiasında bulunulması davanın haksız olduğunu gösterdiğini, bununla birlikte davalı iş yerinde (1025703) sigorta başlangıç tarihinin 01.02.2002 olduğu bu tarih öncesinde çalışmasının mevcut olmadığı, bu iş yerindeki çalışmalarının 31.08.2013 tarihinde son bulduğu, davalı işyerindeki çalışmalarının Kuruma bildirildiğinin sabit olduğu, bu halde davacının 01.02.2002-31.08.2013 tarihleri arasındaki dönemde çalışmaları kuruma bildirilmiş olduğundan, dava açılmasında yararın olmadığını bu nedenle bu döneme ilişkin taleplerin reddi gerektiğini beyan ve talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının isticvab beyanı, davalı işyerine ait 31.05.1998 ve sonrasına ait KEPSAŞ'ta bulunan dökümler, dosya kapsamında dinlenilen tanık ...'in 1999 yılının Eylül ayında çocuklarını kreşe başlatırken davacı ile tanıştığı, davacının orada eğitmenlik yaptığı,davacının öğretmenler gibi hafta içi hergün tüm gün çalıştığı, kendisinin 2001-2002 yılı gibi kreşin sorumluluğunu aldığı ve burada çalışan kişilerin sigortasız çalıştığını öğrenmesi üzerine sigortaların yapılması için girişimde bulunduğu, çalışanların sigortasının yapıldığı, davacının da muhtemelen sigortasının o zaman başladığına dair beyanı ile diğer davacı, bordro ve kamu tanıklarının davacı iddiası ile yukarıda belirtilen Yargıtay kararını destekleyen beyanları doğrultusunda" davanın kabulüne, davacının 01.06.1995 - 01.02.2002 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitine,karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde 01.06.1995 - 01.02.2002 tarihleri arasındaki dönemde davalı iş yerinde fiili çalışması bulunduğunu iddia ederek sigortalı olduğunun ve bugünlere ilişkin “hizmet tespiti”nin yapılmasını talep ettiğini, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinde belirtildiği üzere hak düşürücü süreler geçtikten sonra açılan davanın usulden reddi gerektiğini, ancak davanın esasına girilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının 18.02.1998 - 31.01.2002 tarihleri arasında 4/b sigorta kaydının mevcut olduğunu, buna rağmen yeniden hizmet tespitine karar verilmesinde hukuki yararının olmadığını, Yerel Mahkemece tanık dinlenmesi yoluna gidilmesi ve tanıkların eksik ve çelişkili beyanlarının kararda dikkate alınmasının usule ve yasaya aykırı olduğunu, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 2021/968 Esas 2022/591 Karar sayılı kaldırma kararında değinilen eksikliklerin tamamının Yerel Mahkemece giderilmeden davanın kabulüne karar verildiğini, eksik inceleme sonucunda hatalı karar verildiğini, davalı Bakanlığın harçtan muaf olduğunu ve Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi kararında da davalı Bakanlığın harçtan muaf tutulmamasının kaldırma sebebi olarak özellikle belirtildiği halde Yerel Mahkeme kararında davalı Bakanlığa yine harç yüklenmesinin yasaya aykırı olduğunu istinaf başvuru sebepleri olarak ileri sürmüştür.
2.Feri Müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde 01.06.1995 - 01.02.2002 tarihleri arasındaki dönemde davalı iş yerinde fiili çalışması bulunduğunu iddia ederek sigortalı olduğunun ve bugünlere ilişkin “hizmet tespiti”nin yapılmasını talep ettiğini, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinde belirtildiği üzere hak düşürücü süreler geçtikten sonra açılan davanın usulden reddi gerektiğini ancak davanın esasına girilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının 18.02.1998 - 31.01.2002 tarihleri arasında 4/b sigorta kaydının mevcut olduğunu, buna rağmen yeniden hizmet tespitine karar verilmesinde hukuki yararının olmadığını, Yerel Mahkemece tanık dinlenmesi yoluna gidilmesi ve tanıkların eksik ve çelişkili beyanlarının kararda dikkate alınmamasının usule ve yasaya aykırı olduğunu, Kurumun taraf olduğu bir kısım hizmet tespiti davalarında, davacı taraflarca daha önce hiçbir yerde çalışmadığının ve hiçbir yerden gelir almadığının beyan edilerek, sosyal yardımlaşma vakıflarından yardım alındığı halde, yardım alınan dönemlere ilişkin olarak sigortalı çalışmaların tespitinin talep edildiğinin anlaşıldığını, bu nedenle davacının hizmet tespitini istediği dönemde sosyal yardımlaşma vakıflarından yardım alıp almadığının tespitinin gerektiğini, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 2021/968 Esas 2022/591 Karar sayılı kaldırma kararında değinilen eksikliklerin tamamının Yerel Mahkemece giderilmeden davanın kabulüne karar verildiğini, eksik inceleme sonucunda hatalı karar verildiğini, Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, davanın kabulü halinde aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, keza yasa gereği hizmet tespitine ilişkin davalarda fer’i müdahil olan Kurum hakkında hüküm kurulmamasının ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini istinaf başvuru sebepleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davalı Bakanlık vekilinin ve feri müdahil vekilinin diğer istinaf sebepleri yerinde değilse de Mahkemece davalı Bakanlığın harçtan muaf olduğunun gözetilmemiş olması isabetli değildir. Bu yönüyle davalı Bakanlık vekilinin istinaf sebebi yerinde görülerek Kayseri 1. İş Mahkemesinin 19.06.2023 tarih ve 2022/66 Esas - 2023/305 Karar sayılı kararının kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle" Feri Müdahil ... Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun, ...nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca esastan reddine, davalı ... istinaf başvurusunun kabulü ile Kayseri 1. İş Mahkemesinin 19.06.2023 Tarih ve 2022/66 Esas - 2023/305 Karar sayılı kararının kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; davanın kabulü ile davacının 01.06.1995 - 01.02.2002 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
2.Feri müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle, dosyada bulunan tanıkların beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!