10. Hukuk Dairesi 2024/5362 E. , 2024/5849 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2526 E., 2024/374 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/367 E., 2021/184 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Kurumdan 01.11.2015 tarihinden itibaren, 3411523447 sicil numarası ile emekli babası Zehni Altundaş üzerinden yetim aylığı aldığını, davalı Kurumdan kendisine yine sözlü olarak muvazaalı boşanması nedeniyle aylığının kesildiğinin söylendiğini, müvekkilinin kendisine yetim aylığı bağlanması için hileli davranışlarda bulunduğunun söylenemeyeceğini, yetim aylığının bağlanmasının sebebinin babası Zehni Altundaş’ın vefat etmesinden dolayı olduğunu, babasının ölüm tarihi ile yetim aylığının başlanma tarihi arasında beş sene gibi uzun bir süre bulunduğunu, aylığın kesilmeden önce aldığı son net aylık tutarın 484.48 TL olup 4 çocuğa sahip bir annenin bu meblağla geçimini sağlaması ve bu tür yollara başvurmasının gerçeklikten uzak olduğunu, davalı Kurum tarafından yapılan araştırmanın eksik olduğunu belirterek davalı Kurumca kesilen yetim aylığının, kesilme tarihi itibariye yasal faizi ile birlikte tekrar bağlanarak ödenmesine, kesilme tarihi itibariyle dava sonuna kadar ihtiyati tedbir yoluyla ödenmesine, müvekkilin davalı Kuruma borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum denetmenince hazırlanan 30.04.2018 tarih ve 2018/Sarıtaş-103 sayılı rapor incelendiğinde davacının ikametgah adresi olan İstasyon Mah. Şehit ... Sk. N.23A/1 Akşehir/Konya adresinde bulunan apartmanda çevre soruşturması yapıldığını, yapılan araştırmada davacının ikametgah adresinde boşandığı eşi ...'ün annesi ... ile görüşüldüğünü, ... Mahallesinde eski eşi ... ile birlikte ikamet ettiğini beyan ettiğini, ... Mahallesinde yapılan araştırmada da bu hususun ispatlandığını, davacının alınan ifadesinde "ikametgah adresinin Akşehir olmamasına rağmen bu adreste olmasının sebebinin evin tapusu ve arka tarafında bulunan arazinin tapusunun üzerinde olduğunu" beyan ettiğini, davacının kendisine bu kadar rahatsızlık veren eski eşinin yakınında bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Kurum müfettişlerince yapılan araştırmada davacı ve dava dışı boşandığı eşi üzerinde farklı su abonelikleri olduğuna ilişkin bir belgeye rastlanmadığını, davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığından kurumca yersiz ödenen yetim aylıkları nedeniyle borçlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller, dinlenen tanıklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; eldeki dava; hakkında verilen boşanma kararı üzerine, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamındaki iştirakçi babası üzerinden hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla, anılan Kanun hükümlerine göre yetim (ölüm) aylığı bağlandığı anlaşılan davacının, muvazaalı boşandığı eşiyle boşandıktan sonra fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı Kurumca aylığının kesildiği, kesilen yetim aylığının, kesilme tarihi itibariyle tekrar bağlanarak yasal faizi ile birlikte ödenmesi, davacının davalı Kuruma borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkin olup; taraflar arasındaki çekişmenin 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasından kaynaklandığı, davacı ve eski eş ...'ün Akşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/427 Esas- 2015/141 Karar sayılı ilamı ile boşandıkları, kararın 09.10.2015 tarihinde kesinleştiği, dava konusuna ilişkin olarak SGK İl Müdürlüğünden celp edilen davacının babası Zehni Altundaş'a ilişkin şahsi sicil dosyasının incelenmesinde; davacıya ... babası 4201009298584 sigorta sicil numaralı Zehni Altundaş'dan dolayı 3/1523447 tahsis numarası ile yetim aylığı bağlandığı, davacının eski eşi ... ile muvazaalı olarak boşandığı ve eski eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesi ile almış olduğu yetim aylığının boşanmanın kesinleştiği 09.10.2015 tarihi itibari ile kesildiği, celp edilen nüfus kayıtlarında eski eş ...'ün ve davacının 09.05.2014 tarihinde beyan ettiği adresin ... Mah. 38803 Sk. No.3 Akşehir/Konya, yine davacının 30.12.2016 tarihinde beyan ettiği son adresinin ise İstasyon Mah. Şehit ... Sk. No.23A, İçkapı N.1 Akşehir/Konya olduğu, MEDAŞ cevabi yazısında; davacının en son abonelik kaydının 15.04.2016-05.12.2016 tarihleri arasında Yeni Mah. 34004 Sk.N.63 Akşehir adresinde görüldüğü, bu tarihten sonra adına tesis edilmiş herhangi bir abonelik kaydının olmadığı, eski eşin adına boşanma tarihinden sonra herhangi bir abonelik kaydının tespit edilemediğinin bildirildiği, KOSKİ cevabi yazısında; davacı ve eski eş adına herhangi bir abone kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, Akşehir İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı cevabi yazısında; davacı ve eski eş ...'ün 2007-2019 tarihleri arası dönem Akşehir ... ve İstasyon Mah. Şehit ... Sk. No.23A, İçkapı N.1 Akşehir/Konya adreslerinde oy kullandıkları, Akşehir İlçe Jandarma Komutanlığı cevabi yazısında; ... Mah. 38803 Sk. N.3 adresinde ikamet eden eski eşin ikametine davacının ara sıra gelip gittiği, ekseriyetle Akşehir merkezde kaldıklarının tespit edildiği, Akşehir İlçe Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazısında; davacı ve eski eşin 1 yıl öncesine kadar ... Mahallesinde ikamet ettikleri, ilçe merkezinde olan yere nadir geldikleri, İstasyon Mah. Şehit ... Sk. No.23A, İçkapı N.1 Akşehir/Konya adresinde kayınpederi ve kayınvalidesinin ve çocuklarının ikamet ettiğinin bildirildiği, kurum denetmenince hazırlanan 30/04/2018 tarih ve 2018/Sarıtaş-103 sayılı rapor incelendiğinde davacının ikametgah adresi olan İstasyon Mah. Şehit ... Sk. N.23A/1 Akşehir/Konya adresinde bulunan apartmanda çevre soruşturması yapıldığını, yapılan araştırmada davacının ikametgah adresinde boşandığı eşi ...'ün annesi ...'ün beyanında ... ile birlikte bu adreste yaşadıklarını, ...'ın bu sıralar ... Mahallesinde eski eşi ... ile birlikte ikamet ettiğini beyan ettiği, davacının alınan ifadesinde "ikametgah adresinin Akşehir olmamasına rağmen bu adreste olmasının sebebinin evin tapusu ve arka tarafında bulunan arazinin tapusunun üzerinde olduğunu beyan ettiği, tanık beyanları ve kolluk araştırması gözetildiğinde davacı ile eşinin yersiz ödemeye konu edilen dönem içerisinde ayrı yaşadıkları, davacının çocukları ile birlikte kayınvalidesi ve kayınbabası ile birlikte yaşadıkları, davacının hizmet cetvelinden Kurum kayıtlarına intikal eden 2016/7, 8 inci aya ait çalışmaların bulunması, kanser tanısı konulması sonrası işyerinden ayrılması, davacıya boşanmanın gerçekleştiği tarihten yaklaşık 1 yıl sonra 01.09.2016 tarihli tahsis talebine istinaden (18.11.2010) vefat eden babasından dolayı 01.11.2015 tarihinden itibaren yetim aylığı bağlanmış olup, boşanmanın gerçekleştiği tarihten yaklaşık 1 yıl kadar sonra tahsis talebinin kuruma iletilmesi ve davacının babasının vefat tarihi nazara alındığında boşanmanın muvazaalı olmadığı, kötü niyetli bir kişinin eşinden muvazaalı bir şekilde boşanma ve Kurumdan aylık bağlanması talebinde bulunmak için bu kadar uzunca bir süre beklemeyeceği, boşanmanın gerçekleştiği tarihten sonra taraflar arasında "boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusu bulunmadığı kanaati Mahkemede hasıl olduğu gerekçeleriyle; davanın kabulü ile davacının kesilen yetim aylığının kesildiği tarih olan 09.10.2015 tarihi itibari ile yeniden bağlanmasına, aksine tesis edilen 10.09.2018 tarih ve 60991618-HTİ.3/1523447 sayılı Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; Kurum denetmenince hazırlanan 30.04.2018 tarih 2018/Sarıtaş-103 sayılı rapor incelendiğinde ...'ın ikametgah adresi olan İstasyon Mh. Şehit ... Sk. No:23A/1 Akşehir/Konya adresinde bulunan apartmanda çerve soruşturması yapıldığı, araştırmada davacının ikametgah adresi olan dairede boşandığı eşi ...'ün annesi ... ile görüşüldüğü, ... beyanında ... ile birlikte bu adreste yaşadıklarını, ...'ın ... Mahallesinde eski eşi ... ile birlikte ikamet ettiğini beyan ettiği, davacının boşandığı eşi ...'ün kendisini aldattığını ve darp ettiğini beyan ettiği, davacının kendisine bu kadar rahatsızlık veren eski eşinin yakınında bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, Mahkemece eksik inceleme sonucu karar verildiği gerekçeleriyle, yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan istinaf incelemesi sonucunda, her ne kadar davalı Kurumca davacının boşandıktan sonra eski eşiyle fiilen birlikte yaşadığının tespiti üzerine davacının ölüm aylığının durdurulmasına karar verilerek davacı aleyhine yersiz ödeme nedeniyle borç çıkarılmış ise de; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davacının, yersiz ödemenin oluştuğu iddia edilen 18.11.2015- 20.07.2018 tarihleri arasında, çocukları, kayınvalidesi ve kayınbabası ile birlikte yaşadıkları; davacı ile boşandığı eşinin, boşanmanın gerçekleştiği tarihten sonra fiilen birlikte yaşamadıkları, dolayısıyla davalı Kurumun, davacının ölüm aylığının kesilmesi ve davacıya yersiz ödeme nedeniyle borç çıkartılması işlemlerinin yerinde olmadığı, sonuç olarak Mahkeme kararının usul ve Kanun'a uygun olduğu anlaşıldığından, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek yetim aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali ile yeniden yetim aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin ikinci fıkrası, daha önceki sosyal güvenlik kanunlarında yer almayan, boşanılan eşle fiilen (eylemli olarak) birlikte yaşama olgusu, gelir-aylık kesme nedeni olarak düzenlendiği gibi, eylemli olarak birlikte yaşama, aynı zamanda gelir-aylık bağlama engeli olarak da benimsenmiştir. Burada, eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun/durumunun tanımlanması, hukuki sınır ve çerçevesinin çizilip ortaya konulması önem arz etmektedir. Taraflar arasında hangi hukuki sebep ve maddi vakıaya dayanmış olursa olsun sona ermiş evlilik birliğinin hak ve yükümlülüklerinin sürdürüldüğü beraberlikler veya kesinleşmiş yargı kararına bağlı olarak gerçekleşmiş boşanmanın var olan-olası sonuçlarını ortadan kaldırıcı/giderici nitelikteki birliktelikler madde kapsamında değerlendirilmeli, ortak çocuk-çocuklar yönünden, boşanma kararına bağlanan veya bağlanmayan kişisel ilişkilerin yürütülmesini sağlamaya yönelik olarak, eşlerin belirli aralıklarda ve günlerde zorunlu şekilde bir araya gelmeleri durumunda ise kanun koyucunun bu türden ilişkinin varlığının gelir-aylık bağlanmaması veya kesilmesi nedeni olarak öngörmediği kabul edilmeli, boşanılan eşle kurulan-yürütülen ilişkinin, eylemli olarak birlikte yaşama kavramı kapsamında yer alıp almadığı dikkatlice irdelenerek saptama yapılmalıdır.
Anılan 56 ncı maddede, oldukça yalın olarak “eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen” ibareleri yer almakta olup, kanun koyucu tarafından örneğin; “sosyal güvenlik kanunları kapsamında ölüm aylığına hak kazanmak amacıyla eşinden boşanan”, “hak sahibi sıfatını haksız yere elde etme amacıyla eşinden boşanan”, “gerçek boşanma iradesi söz konusu olmaksızın (muvazaalı olarak) eşinden boşanan” veya bunlara benzer ifadelere yer verilmemiş, sade olarak kaleme alınan metinle uygulama alanı genişletilmiştir. Maddede boşanma amacına-saikine yönelik herhangi bir düzenlemeye yer verilmediğinden, gerek Kurumca, gerekse yargı organlarınca uygulama yapılırken; eşlerin boşanma iradelerinin gerçekliğinin-samimiliğinin araştırılıp ortaya konulması söz konusu olmamalı, boşanmanın muvazaalı olup olmadığına ilişkin herhangi bir araştırma-irdeleme ve boşanma yönündeki kesinleşmiş yargı kararının geçerliliğinin sorgulaması yapılmamalı, özellikle, kesinleşmiş yargı organının verdiği karara dayanan “boşanma” hukuki durum ve sonucunun eşlerin gerçek iradelerine dayanıp dayanmadığının araştırılmasının bir başka organın yetki ve görevi içerisinde yer almadığı, kaldı ki, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda “anlaşmalı boşanma” adı altında hukuki bir düzenlemenin de bulunduğu dikkate alınmalıdır. Şu durumda sonuç olarak vurgulanmalıdır ki, boşanma tarihi itibarıyla gerçek-samimi boşanma iradelerine sahip olan (evlilik birliği temelinden sarsılan) veya olmayan tüm eşlerin, maddenin yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihinden itibaren her ne sebeple olursa olsun eylemli olarak birlikte yaşadıklarının saptanması durumunda gelirin-aylığın kesilmesi zorunluluğu bulunmaktadır.
Gelirin-aylığın kesilme tarihi ile Kurumun geri alım (istirdat) hakkının kapsamına ilişkin olarak; eylemli birlikte yaşama olgusunun gerçekleşme-başlama tarihi esas alınarak bu tarih itibarıyla gelir-aylık kesme veya iptal işlemi tesis edilip ilgiliye, anılan tarihten itibaren yapılan ödemeler yasal dayanaktan yoksun-yersiz kabul edilmeli, ancak, söz konusu madde 01.10.2008 günü yürürlüğe girdiğinden, eylemli birliktelik daha önce başlamış olsa dahi maddenin yürürlük günü öncesine gidilmemeli, başka bir anlatımla 01.10.2008 tarihi öncesine ilişkin borç tahakkuku söz konusu olmamalı, böylelikle açıklığa kavuşturulacak yersiz ödeme dönemine ilişkin olarak 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesine göre uygulama yapılmalıdır. İnceleme konusu 56 ncı maddede, “eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle” ibareleri yer aldığından, birden fazla evlilik ve doğal olarak birden fazla boşanmanın gerçekleşmiş olması durumunda, boşanılan herhangi bir eşle eylemli olarak birlikte yaşama durumunda madde hükmünün uygulanacağı gözetilmelidir.
Sonuç olarak; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasına dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir. Bu aşamada, özellikle Anayasa'nın 20, 5510 sayılı Kanun'un 59, 100, 298 sayılı Seçimlerin ... Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'un 28, 45, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 3, 45 – 53, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6, 24 – 33, 189, 190, 191, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6, 19, 20 nci maddeleri ve diğer ilgili mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulmak suretiyle yöntemince araştırma yapılmalı, tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplanmalı, bildirilen ve dinlenilmesi istenilen tanıkların ifadeleri alınmalı, davacı ile boşandığı eşinin yerleşim yerlerinin saptanmasına ilişkin olarak; muhtarlıktan ikametgah senetleri elde edilmeli, ilgili Nüfus Müdürlüklerinden sağlanan nüfus kayıt örnekleri ile yerleşim yeri ve diğer adres belgelerinden yararlanılmalı, adres değişiklik ve nakillerine ilişkin bilgilere ulaşılmalı, özellikle ilgili Nüfus Müdürlüğü’nden adres hareketleri, tarihleriyle birlikte istenilmeli, ilgililerin su, elektrik, telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiği saptanmalı, seçmen bilgi kayıtları getirtilmeli, varsa çalışmaları nedeniyle resmi-özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, boşanan eşler 4857 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yer almakta iseler adlarına ödeme yapılabilecek özel olarak açılan banka hesabı bulunup bulunmadığı belirlenmeli, boşanan eşlerin kayıtlı oldukları bölge-bölgeler yönünden kapsamlı Emniyet Müdürlüğü-Jandarma Komutanlığı araştırması yapılmalı, anılan mahalle-köy muhtar ve azalarının tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
3. Değerlendirme
Eldeki davada davacının eşinden 09.10.2015 tarihinde boşandığı, Kurumca yapılan denetimde eski eşinin annesi ...'ün alınan beyanında davacı ile aynı evde kaldıklarını belirttiği, çevre araştırmasında beyanda bulunan mahalle muhtarı ...'ün de davacı ile eski eşi ...'in beraber yaşadıklarını belirttiği, davacının MERNİS adresinde yapılan araştırma adreste ... Kılıç'ın yaşadığı .öğrenci olduğu ve davacı ile ev arkadaşı oldukları yönünde beyanda bulunduğu, davacı ile eski eşi ...'ün 2007-2019 tarihleri arası dönem Akşehir ... ve İstasyon Mah. Şehit ... Sk. No.23A, İçkapı N.1 Akşehir/Konya adreslerinde oy kullandıkları, Akşehir İlçe Jandarma Komutanlığı cevabi yazısında; ... Mah. 38803 Sk. N.3 adresinde ikamet eden eski eşin ikametine davacının ara sıra gelip gittiği, ekseriyetle Akşehir merkezde kaldıklarının tespit edildiği dikkate alındığında davacı ve boşandığı eşinin fiilen birlikte yaşamaya devam ettikleri sabittir. 5510 sayılı Kanun'un 59/2 nci maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerli olup Kontrol Memuru Raporunun aksi ispat edilememiştir. Aylığın kesilme işlemine ilişkin Kurum işlemi yerinde olduğundan davanın reddi gerekirken, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!