10. Hukuk Dairesi 2024/5340 E. , 2024/5621 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2018/742 E., 2024/31 K.
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında görülen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in, davacının işyerinde çalışmadığı halde 13.08.2011–04.10.2011 ve 05.10.2011–08.06.2012 tarihleri arasında çalışmış gibi gösterildiğini, konuya ilişkin olarak suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek, anılan tarihler arasında davalının davacı yanında sigortalı olarak çalışmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
Davalı ... duruşmadaki beyanında; davacının bir çok yerde iş yaptığını, kendisinin Dalaman bölgesindeki bina sahipleri ile asansör bakımı yapmak için görüşmeler yaptığını, telefon numaralarını alıp davacıya bildirdiğini, davacının bu bölgede ... bir ofisinin bulunmadığını, nerede sigortalı gösterildiğini bilmediğini, kendisinin Bursa'da çalışmadığını, ... isimli bir kişiden asansör bakımı konusunda eğitim aldığını ifade etmiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.06.2016 tarih ve 2015/444-2016/282 E.K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 26.11.2018 tarih ve 2017/3641-2018/8658 E.K. sayılı ilamı ile dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının işyerinden davalı adına verilen 13.08.2011, 05.10.2011, 23.10.2011 tarihli işe giriş bildirgelerinin mevcut olduğu, davacıya ait işyerinin 19.10.2010 tarihinde kanun kapsamına alındığı, davacı ...'ün şikayeti üzerine davalı ... ile ... (işyeri muhasebecisi) hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından soruşturma yürütüldüğü, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davalı işçinin işbu davada, Savcılıkta ve SGK denetmenine dava konusu çalışma hakkında ifade verdiğinin anlaşıldığı, somut olayda, davacının e-bildirge şifresinin işyeri muhasebecisinde bulunması ticari hayatın olağan akışına uygun olup; bordro tanıkları dinlenmeden, davalı işçinin hizmet cetveli dosya arasına alınmadan, davalı işçinin de ifadesinin alındığı SGK denetmen raporu ve sonucu getirtilmeden, davalı işçinin Bursa’da çalışmadığı yönündeki beyanı ve Dalaman'daki çalışmaya ilişkin ise çelişkili ifadeleri dikkate alınmadan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, yapılacak işin; davacının hizmet cetvelini ve dava konusu ihtilaflı döneme ilişkin olarak davacı işverenin tüm dönem bordrolarını getirterek, dönem bordolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin beyanları ile yetinilmediği takdirde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri ayrıntılı şekilde araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davalının beyanının da alındığı kurum denetmen raporunu getirtmek, davalının duruşmada Bursa'da çalışmadığı yönündeki beyanı ve Dalaman'daki çalışmaya ilişkin ise çelişkili ifadelerini de dikkate alarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek, eksik inceleme ve araştırma ile verilen hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 23.01.2024 tarih ve 2018/742-2024/31 E.K. sayılı kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları, dosyaya getirtilen bilgi ve belgelerden; yaklaşık 10 aylık bir sürede davalıyı, Dalaman ve Ortaca ilçesinde davacı adına iş takibi yaparken gören, duyan, tanık olan ve buna dair bilgisi olan hiç kimsenin bulunmayışının hayatın olağan akışına son derece aykırı olduğu, nitekim davalının son duruşmadaki beyanından hareketle örnek vermek gerekirse en azından davalının, davacı adına iş bağlamaya çalışırken görüştüğü bir kısım müteaahhit, arsa sahibi, emlakçı, apartman malikleri vs. gibi kişilerin söz konusu olabileceği, son duruşmada tanınan olanağa rağmen davalı tarafça herhangi bir delil ibraz edilmediği, davacı adına iş bağlama işini yürüttüğünü iddia eden davalının, herhangi bir asansör markası ve motoru bilmemesinin, davalı aleyhine tutarsızlık oluşturması ve ortada gerçek bir çalışma olmadığı noktasındaki davacı taraf iddialarını doğrular nitelikte olduğu, SGK denetmen raporunda davalıya işi öğrettiğini ve davalıyı, davacıya tavsiye ettiğini beyan eden tanık ...'in verdiği beyanatta bu beyanlarını kabul etmediği, gerek davalının gerekse de tanık ...'in çelişkili ve tutarsız beyanları, davalının Bursa ilinde hiç çalışmamış olduğunun da gerek mahkeme içi ikrar ile gerekse de tanık beyanları ile ... olduğu, 04.12.2023 tarihli Dalaman Belediye Başkanlığı yazısında, davacı ... adına herhangi bir iş yeri açma ve çalışma ruhsatı kaydının bulunmadığının belirtildiği, dava dosyasında davalı ...'in Dalaman ve Ortaca ilçelerinde ihtilaf konusu dönemde davacı adına çalışmış olduğunu gösterir ve bu konuda davacı tarafın iddialarını bertaraf edici mahiyette herhangi bir bilgi, belgenin bulunmadığı, 11.12.2023 tarihli kolluk araştırma tutanağında, davacının Dalaman'da bir süre ikamet ettiği ... Caddesi No:36/B adresindeki binaya ait sığınağın depo olarak kullanıldığının ve binanın sahibi olan ... ...'ün oğlu ... ...'ün ...'i tanımadığını beyan ettiği, yine 01.10.2019 tarihli kolluk araştırma tutanağının da benzer içerikte olduğu, dava dosyasındaki, denetmen raporundaki tanık ifadelerinden davacının daha çok Bursa, Ankara illerinde faaliyet gösterdiğinin anlaşıldığı, davalı tarafın çelişkili beyanlarına temyiz makamı tarafından da işaret edildiği, davacı tarafın tutarlı ve ısrarlı beyanları ile sunmuş olduğu bilgi ve belgelerin uyumlu olması hususları bilcümle değerlendirildiğinde, davalı tarafın, davacıya bağlı olarak hizmet akdiyle çalışmadığı, davalı tarafın, Kanun kapsamında sigortalı sayılabilmek için gerekli olan gerçek ve eylemli çalışma unsurlarını sağlamadığı gerekçeleriyle,
-Davanın kısmen kabulü ile
-Davalı ...'in 13.08.2011-04.10.2011 ve 05.10.2011-08.06.2012 tarihleri arasında davacı ...'e ait iş yer(ler)inde sigortalı olarak ve hizmet akdiyle çalışmadığının tespitine,
-Belirtilen dönemlere ilişkin ödenen primlerin iadesine yönelik talep, hükmün infazı aşamasında kurum tarafından resen gözetileceğinden bu husustaki fazla istemin reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili; kararın eksik inceleme ile verildiğini, bordro tanıklarının beyanlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığını, davacının anılan iş yerinden çıkış kodunun 22 olmasının işyerinde çalıştığına karine teşkil ettiğini, davacının e-bildirge şifresinin muhasebecide bulunmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu ve muhasebecinin işe alım yetkisini haiz olduğunun kabulünün gerektiğini, çalışma olgusunun ispatlandığını belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
2.Davalı SGK Başkanlığı vekili; Kuruma yapılan bildirimler doğrultusunda işlem yapıldığını, yazılı delilerin karşısında tanık deliline itibar edilemeyeceğini, Kurum kayıtlarının aksi ... oluncaya kadar geçerli olduğunu, davacının savcılığa yapmış olduğu şikayette de KYOK verildiğini, yeterli araştırma yapılmadan verilen kısmi kabul kararını yerinde bulmadıklarını, ayrıca aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını belirterek, kararın temyizen bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ...'in davacı yanında çalışmadığının tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 ncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası, 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!