WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/5337 E.  ,  2024/6058 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/29 E., 2022/476 K.
KARAR : Kısmen Kabul-Red

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespitine ilişkin davadan dolayı bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Asıl davanın davacı vekili dava dilekçesinde, davacı hakkında muvazalı boşanma nedeniyle 19.03.2014 tarih itibariyle 57.489,50 TL borç bildirim belgesine ilişkin Kurum işleminin iptalini, yargılama giderlerinin davalı kuruma yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen dava dilekçesinde davacı vekili, davanın konusunun, davaya konu eşinden boşanmasına rağmen fiili birlikteliği nedeniyle Kurum tarafından haksız karne kullanımı nedeniyle 23.12.2014 tarihinde taakkuk ettirilen borcun iptaline ilişkin olduğunu ve Mahkemenin 2014/390 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurumca yapılan işlemin yerinde olduğunu açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.02.2016 tarihli ve 2014/390 E. - 2016/61 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 06.02.2017 tarihli ve 2016/11713 E. 2017/596 K.sayılı ilamında,"... Mahkemenin davacının boşandığı eşi olan ...’nin sanık olarak yargılandığı İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi'nin E. 2012/145 sayılı dosyasında davacı ve boşandığı eşinin alınan beyanları ile dava dosyasında mevcut deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, varsa hangi tarihler arasında gerçekleştiğinin tespit edilmesi suretiyle, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 07.06.2018
tarihli ve 2017/378 E. 2018/260 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne, davacının eski eşi ... ile 01.10.2008-28.11.2011 tarihleri arasında fiilen birlikte yaşamadıklarının tespitine, davalı Kurumun 21.06.2013 tarih 2013/SA/140 sayılı rapora istinaden yapılan Kurum işlemi ve borç bildirimlerinin iptaline, karar verilmiş; karara karşı davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Dairemizin 02.10.2019 tarihli 2019/3703 E. 2019/6954
K. sayılı ilamında;.".-Dosyadaki yazılara toplanan delillere ve hükmün gerektirici sebeplerine göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir...Davacının boşandığı eşi olan ...’nin, davacının önceki evliliğinden doğan kızına karşı “ işlediği çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan sanık olarak yargılanarak hüküm giydiği ceza dosyasında davacının söz konusu suçtan dolayı 23.06.2011 tarihinde şikayette bulunduğu, bu tarihe kadar boşandığı eşi ile birlikte yaşamını sürdürdüğü gerek dosya kapsamından gerekse davacının ceza dosyası içindeki samimi beyanlarından ... olduğu anlaşılmakla Mahkemece bu hususun değerlendirilerek elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir ..."denilmek suretiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;
Asıl dava yönünden;
1.Davanın kısmen kabulü ile davacının 01.11.2008-23.06.2011 tarihleri arasında boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığının tespitine,

2.Davacının 01.11.2008-23.06.2011 tarihleri arasında haksız aldığı yetim aylığı tutarı olan dava tarihi itibariyle bakiye 10.108,51 TL asıl alacak ve 6.018,40 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 16.126,91 TL'nin kurum alacağı olarak tespitine,

3.Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
Birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, Mahkemece toplanan delillerin davacı lehine olup birlikte yaşama olgusunun olmadığına yönelik deliller olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili asıl davanın da reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 5510 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin 2 nci fıkrası hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında davacı-birleşen davalı vekilinin temyiz nedenlerine göre bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.